Hocaefendi haklı diyenler

08.06.2010 04:25

İbrahim Kiras

Fethullah Gülen’in sözleri üzerine başlayan tartışma hiçbir tarafı bir yere götürecek gibi görünmüyor. Çünkü tartışmadan çok kördöğüşü izliyoruz. Bir taraftan WSJ’da çıkan sözlere kızanlar kızgınlıklarını alabildiğine sert sözlerle ifade ediyorlar. Gülen’in 28 Şubat’taki tutumunu hatırlatıyorlar; “Baykal’a bile esirgemediği bir geçmiş olsun telefonunu bize çok gördü” diye sitem ediyorlar.

Diğer taraftan da Hocaefendi’nin sempatizanları bu sözlerin haklılığını ispatlamaya çalışıyorlar. Bunun için de sözgelimi IHH’nın ne kadar işe yaramaz, zararlı bir kuruluş olduğunu anlatıp duruyorlar. Dokuz kişi boşuna öldü diyorlar. Milli Görüş geleneğinin geçmişteki günahlarını hatırlatıyorlar... vs. vs.

Böyle mi olmalıydı?

Konu üzerinde alttan alta sürdürülen tartışmalarda ortaya çıkan görüntü iyi bir görüntü değil. Her iki tarafın da daha serinkanlı olmasında fayda var. Elbette tartışma olsun, eleştiriler karşılıklı olarak dile getirilsin. Ama bu tartışmaların derinleşmesi kimseye fayda getirmez, zarar getirir. Burası gözden kaçırılmasın.

***

Açıkçası ben de Hocaefendi’nin sözlerinden hayalkırıklığı duyanlardan biriyim. Ama bu konuda bir “tavzih” beklentisi içinde olduğumdan, sadece “bu sözler içinde bulunduğumuz atmosfer içinde ciddi tepkilere yol açabilir” diye uyarı dozunda bir şeyler yazmakla yetindim. Buna rağmen bazı “okur mesajları” nedense son derece tarizkârdı. Kırıldım. Dolayısıyla “ortak geleceğimiz” adına ciddi endişe duydum.

Yine de şu kadarını söylemem lazım: Hocaefendi cemaatinin hizmet metodunun başka gruplarınkinden farklı olduğu zaten bilinen bir husus. Diğerleriyle benzer bir tutumu benimsemesini hiç kimse o cemaatten beklemiyor. Bu farklı ekollerin çalışma yöntemlerini eleştirmelerinde de bir sakınca yok. Buna mukabil kendileri dışındaki grupların “samimiyetini” sorgu konusu yapmaları yanlış.

Bu tavır neticede kendilerine dönecek bir silahı ateşlemek demek olur.

Diğer taraftan Fethullah Gülen’in sarfettiği sözlerin zamanlaması dışında esas itibarıyla içerik olarak da doğru olmadığını söyleyebilmeliyiz. Sırf Hocaefendi’nin ağzından çıktı diye hakikat niteliği kazanabilecek sözler değil bunlar.

ANCAK ŞU DA VAR: Bu sözlerin hangi şartlarda söylenmiş olduğunu bilmiyoruz. Bunu bilmeksizin hem eleştirirken hem de savunurken bazı gerçekleri ıskalayabiliriz.

***

Erbakan’ın durumunu hatırlayın. “İsrail ile askeri işbirliği anlaşmalarına imza atan” kişiyi. Şimdi Milli Görüşçüler o imzanın atılması gerektiğini savunabilirler mi? “İsrail ile askeri işbirliği ülkemiz için gereklidir” demeleri gerekir mi? Bence gerekmez.

Zaten Milli Görüş camiası da öyle bir tutum içinde olmadı. O zaman söyledikleri “hocamızın bir bildiği vardır”dan ibaretti. Bugün de “28 Şubat döneminde daha büyük şerleri önlemek için o imza kerhen atılmıştır” diye açıklama yapıyorlar.

Hiçbir zaman “Hocamız bu anlaşmayı imzalamış olduğuna göre İsrail ile ilişkileri savunmalıyız” diye bir psikoloji içine girmediler.

 

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim