1. HABERLER

  2. HABER

  3. Hilmi Paşa İle Aytaç Paşa Doğruyu Söylemiyor
Hilmi Paşa İle Aytaç Paşa Doğruyu Söylemiyor

Hilmi Paşa İle Aytaç Paşa Doğruyu Söylemiyor

Mahmut Övür, Balyoz Davası’nda tanık olarak dinlenen dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın mahkemede doğruyu söylemediklerini iddia etti.

A+A-

Elif Çakır’ın sunduğu Söz Bitmeden programına Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür konuk oldu. Programda Balyoz Davası’nın yeniden görülmesiyle ilgili önemli tespitler yapan Övür, davanın Türkiye açısından bir dönüm noktası olduğunu ama bunu başaramadıklarını ifade etti. Mahmut Övür; “Balyoz davası Türkiye’nin darbelerle yüzleşmesi açısından önemli bir davaydı diye düşünüyorum. Hem Ergenekon hem de Balyoz sürecinde büyük bir umuda kapılmıştık. Türkiye ilk defa darbeleri yargılayacak bir sürece girmişti. Önemli bir toplumsal zemin yaratılmıştı. 60 yılından beri ülkeyi dizayn etmeye çalışan asker, bürokrasi vesayeti ile hesaplaşmamızı sağlayan bir dönüm noktasıydı. Ama o dönüm noktasını başaramadık.” dedi.

‘PARALEL YAPI BALYOZ ÜZERİNDEN KENDİ GELECEĞİNİ PLANLADI’

Paralel yapının balyoz üzerinden kendi geleceğini planladığını söyleyen Mahmut Övür, davada suçlu ile suçsuzu bir araya getirdiklerini ifade etti. Övür programda şunları kaydetti: “Davadaki tüm iddiaları yok sayacak noktaya geldik. Haksız bir şekilde bazı insanlar bu davanın içine sokuldu. Paralel yapı Türkiye’ye bu zulmü yaşattı. Türkiye’de dizayn ortaya koymak isteyenlerin önüne engel olunması için başlatılan bir davayı kendi gelecekleri için inanılmaz kirleterek kötü bir noktaya getirdiler. Suçlu ile suçsuzu bir araya getirdiler. 365 kişinin yargılandığı davaya bakıyorsunuz suçsuz insanlar ile darbe yapmak isteyenler bir araya karıştırılarak darbelerle hesaplaşmamızın içi boşaltıldı. Darbecilerin yargılanma davasıyken bu davalar darbecilerin aklanma davasına dönüştü. Bu davalar ne yazık ki toplum nezdinde inandırıcılığını kaybetti. Bu noktaya paralel yapının tuzakları kurduğunu keşfedince geldik. Ülkenin kılcal damarlarına kadar girmiş olan bir yapı bu davalar üzerinden kendi geleceğini planlıyorsa artık bu davada suçlu, suçsuzun bir önemi kalmıyor.”

‘BALYOZ’DA DARBE GİRİŞİMLERİ VAR’

Balyoz ve Ergenekon’da darbe girişimlerinin olduğunun altını çizen Mahmut Övür, fakat paralel yapının bu iki davayı da kirli emellerine alet ettiğini söyledi. Övür; “Darbeciler suç işledi. Bu ülkenin gelişmesini engellediler. Bu ülkedeki toplumsal dinamikleri yok saydılar. Fakat polisi, yargıcı, savcısı hazırlanmış bir yapı olabilir mi? Ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Kirli bir geçmişten geliyoruz. Dolayısıyla bu yapılanların doğru bir hamle olduğunu düşündük. Aslında özü doğruydu, Ergenekon’da, Balyoz’da darbe girişimleri var. ‘Bu iktidar gidecek’ diyen siyasi aktörler vardı. Çevremizde bunları gördük. Beklentileri askeri darbenin olmasıydı. Fakat paralel yapı kendi kirli emellerine alet ederek, bu vesayetçiler ile hesaplaşmayı kirletti.  Adil yargılanma sürecini heba etti.” şeklinde konuştu.  

‘AYTAÇ VE ÖZKÖK PAŞA ŞU AN DOĞRUYU SÖYLEMİYOR’

Programda dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın tanıklıklarını da değerlendiren Mahmut Övür, her iki paşanın da şu an doğruyu söylemediğini iddia etti. Övür; “Bu dava Türkiye’yi vesayetten kurtarmıştır. Bütün yanlış yargılamalara rağmen Türkiye’de darbeci zihniyete karşı bir darbe olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada Aytaç Paşa ile Hilmi Paşa’nın o gün söyledikleriyle bugün söyledikleri arasındaki fark yaratılan ortamdan kaynaklanıyor. Artık çıkıp da bu kadar suçsuz insanın olduğu, adil yargılamanın olmadığı bir davada dönüp, tekrar eski arkadaşlarını suçlayacak ifade verme olanaklarını ellerinden aldı. Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök’ün şu an doğru söylemedikleri çok açık. Bugün doğru söylemiyorlar. Nedeni ise oluşan haksız ortamdı. O dönem inanılmaz bir gerilimli süreçten geçmiştik. Yalnız şunu da belirtmek gerekir ki, darbeciler haksızlığın adil yargılamanın ne demek olduğunu ilk defa anlamış oldular, balyoz davasıyla.“ ifadelerini kullandı.

‘CHP’NİN KENDİ İÇİNDEN ÇIKABİLECEK BİR ALTERNATİFİ YOK’

Programda CHP’de Emine Ülker Tarhan’ın istifasını da değerlendiren Mahmut Övür, CHP’nin kendi içinden çıkabilecek bir alternatifi olmadığını söyledi. Övür şu ifadeleri kullandı; “CHP’de ‘Ak Parti gitsin ne olursa olsun’ şeklinde bir akıl oluştu. En solcu CHP’li bile Mansur Yavaş’ın adaylığına da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığına da ‘tamam’ dedi. Çünkü başka bir siyaset tarzı geliştiremediler. Geliştirilen siyaset tarzına da mahkum oldular. CHP’nin kendi içinden çıkabilecek bir alternatif yok. Emine Ülker Tarhan, Birgül Ayman Güler, Süheyl Batum bunlar aslında CHP içinden çıkmış ulusalcı bir kanat değiller. CHP’nin içindekiler bu isimlere göre daha makul. CHP’de aslında ulusalcı!.. Çünkü CHP ulusalcılığı yeri geldiğinde bırakmıyor. CHP’nin tüm yanlışlığına rağmen alternatif yok. Muharrem İnce de CHP’nin içinde alternatif olarak görülmedi. Aslında İnce’ye verilen oyu, ‘Kemal Bey sen başarısızsın ama senin karşında ben adam bulamıyorum’ şeklinde okumak gerekir. Kılıçdaroğlu’nun karşısında aday olacak bir isim şu anda CHP’de yok.  CHP’nin ekonomide, Kürt meselesinde, Alevi meselesinde gel gitler yaşanmayacak bir partiye dönüşmesi lazım. Bunun sadece CHP’ye değil, Türkiye’ye de katkısı olur.” 

STAR

HABERE YORUM KAT