1. YAZARLAR

  2. Mustafa Ünal

  3. Hesap vakti
Mustafa Ünal

Mustafa Ünal

Yazarın Tüm Yazıları >

Hesap vakti

A+A-

Bu tarihî günü 12 Eylül referandumuna borçluyuz. Yüzde 58 'evet' oylarına yani.

Önce Meclis sonra halk 'Anayasa'nın geçici 15. maddesi kalksın' dedi. Bu madde darbecilere anayasal güvence sağlıyordu. O yüzden 12 Eylül darbesine dava açılamadı.

Vaktiyle Savcı Sacit Kayasu girişimde bulundu, doğduğuna pişman ettiler, mesleğini kaybetti.

Darbecileri yargılama konusunda sicili kötü bir ülkeyiz. Ne kanlı 27 Mayıs'tan hesap soruldu ne de 12 Mart'tan... Demokrat Parti'nin siyasî mirasçıları iktidar oldu. Ancak Adnan Menderes'in kanı yerde kaldı. Halk darbelere tavır koydu, siyaset aynı duruşu sergileyemedi.

Ortam darbecilere cesaret verdi. Darbe başka darbeyi doğurdu. Ne demokrasi belini doğrultabildi ne de sistem oturdu. '10 yılda bir darbe' Türkiye gerçeğine dönüştü. Ara dönemlerde siyasete nizam veren müdahaleler, muhtıralar, uyarılar ve mektuplar da cabası...

Aylar darbelerle kirlendi. Nisan ayı içindeyiz, iki hafta sonra 27 Nisan bildirisinin 5. yıldönümünü idrak edeceğiz. Geçen ay 12 Mart muhtırasını hatırladık. Ondan önceki ay ise 28 Şubat sürecinin 15. yılını andık. Önümüzdeki ay da boş değil.

Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesi bir başbakan iki bakanın idamıyla sonuçlanan 27 Mayıs'ın 52. yılı.

Darbelerle yüzleşme, darbecilerle hesaplaşma konusunda çok ama çok geç kaldığımız gerçek. Başta Avrupa olmak üzere çağdaş dünya darbecileriyle sözde değil gerçek anlamda hesaplaştı. Bir daha geri dönmemek üzere tarihin çöplüğüne gönderdi.

Bugün tarihî gün; 12 Eylül'ün ilk duruşması yapılacak. 'Zamanaşımıydı, yargılanırdı yargılanamazdı' tartışmalarının gölgesinde başladı soruşturma. AK Parti'nin oluşturduğu siyasî iklim, darbelerle hesaplaşmak için uygundu. Koruma zırhı kalkınca savcılar harekete geçmekte gecikmedi. Kısa sürede iddianame hazırlandı.

Şimdi hesap vakti... Türk demokrasisi için dönüm noktası. Bugün Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakim karşısına çıkacak. Tabii sağlıkları elverir de gelebilirlerse... Avukatı, Kenan Evren'in dün hastanede düşerek kolunu kırdığını söyledi.

Yargılanan bu iki isim değil yalnızca, bir dönem, bir zihniyet. Daha 12 Eylül'ün öncesi var. Darbeye giden yolun taşları döşenirken akan kan, kaybolan hayatlar var. Bir, iki değil, yüzler, binler söz konusu.

'Darbe kararı' çok önceden verildi. Planlar büyük gizlilik içinde yürütüldü. Sonra 'şartların olgunlaşması' beklendi. Bu daha fazla kan, daha fazla can demekti. 12 Eylül kandan, candan beslendi. Bu bir itham değil, itiraf. 'Darbe ortamının olgunlaşmasını bekledik' onların sözü.

Şimdi hesap zamanı... 'Müdahil olmak için başvuranlar' çığ gibi. 'Hepimiz müdahiliz' manşeti atan gazete haklı. Toplum bütün kesimleriyle ayakta. En sağdan en sola siyasetin tüm renkleri aynı noktada buluştu. Aralarında ülkücüler de var, aşırı solcular da...

Kurbanların aileleri, cezaevlerinde işkenceye maruz kalanlar... Kurum olarak siyaset de dışarıda değil. CHP de, MHP de müdahil. Meclis, hükümet... Başbakan Erdoğan 'Milletin meşru temsilcisi sıfatıyla ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenmiş hükümetin mensupları olarak bu davada tarafız' dedi.

Sesi çıkmayan bir kişi kaldı. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel... Oysa 12 Eylül darbesi, önce onu vurdu. Başbakan koltuğunda o oturuyordu çünkü. 12 Eylül'e karşı en önde yürümesi gerekirken bugün sessiz kalması manidar. Kişisel hesap değil bu. Türkiye'nin geleceği söz konusu. Demirel kendisi için, ülkesi için duyarlı olmalıydı.

Şimdi darbecilerle hesaplaşma zamanı. İlk duruşma bugün... Hepimiz müdahiliz. Yargı sürecinin yolunu açan yüzde 58'e selam olsun. 'Evet' kampanyası boşuna değilmiş. Değdi doğrusu.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT