Her-şey-terfi-için!

30.07.2010 07:39

İhsan Dağı

Milletin evlatları boşuna bağırıyor demek ki askerî eğitim sıralarında; 'Her-şey-vatan-için'. Bu slogan sivillerin gözünü boyamaktan başka bir anlam taşımıyor demek ki...

Son günlerde karargahlardan başka bir ses yükseliyor: her-şey-terfi-için...

Balyoz darbe davasındaki yakalama kararı ile Yüksek Askerî Şûra toplantısının denk düşmesi ibretlik manzaraları açığa çıkardı. Genelkurmay Adli Müşavirliği, Balyoz sanıklarının avukatlığına soyunuyor, mahkemenin yakalama kararına karşı ne yapmaları gerektiğini sivil uzmanların da yardımıyla tespite çalışıyor; sanıklar için tek tip dilekçe hazırlıyor, bunları matbu halde dağıtıyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, mahkemeye itirazlar ve baskılar sonuç vermezse sanıklar kolluk kuvvetlerinin bulamayacakları, ulaşamayacakları yerlere yerleştiriliyorlar.

Manzara inanılmaz... Bu kadar mı önemli bir generalin terfi alması, omuzlarına bir yıldız daha takması? Askerin itibarının, imajının, güvenirliğinin hiç mi önemi yok?

Genelkurmay, bir yandan mahkemeyi baskı altına almaya çalışırken, öte yandan da açık yasa hükmü karşısında YAŞ'ta terfileri nasıl kurtarırım çabasına girişiyor. Biz de bütün bu olup bitenleri ibretle izliyoruz. Hukuk ve 'iş etiği' terfi uğruna çiğneniyor; bir meslek, bir kurum fena halde yıpratılıyor.

Olanları izlemekle yetinmeyip müdahale etmesi gereken ise hükümet... Sanıklar resmen silahlı koruma altına alınırken ve devletin 'yürütme' kanadında bulunan Genelkurmay yargıyı baskı altına alırken, yürütmenin tepesinde bulunan hükümetin olup bitene seyirci kalması kabul edilemez.

Başbakan ve Milli Savunma Bakanı YAŞ'ta basit, sıradan figürler olarak bulunmuyorlar. Bu anayasal düzende bile Genelkurmay başkanı Başbakan'a karşı 'sorumlu'dur. Sorumlu oldukları konuların içinde 'sanıkların' yapmakla suçlandıkları eylemler başta gelir. Bizatihi bu hükümeti devirmek için komplo kurmakla suçlanan subayların Genelkurmay'ca korunması konusunda Başbakan'ın kendisine karşı sorumlu olan Genelkurmay Başkanı'na söyleyecek üç-beş sözü olmalıdır.

Mevzuatı zorlayacak ve hatta mevzuata karşı hile yapacak terfi kararlarını YAŞ'a getiren bir Genelkurmay'a Başbakan hesap sormalıdır. Yok eğer asker, 'sorumlu' olduğu Başbakan'a hesap vermeye yanaşmıyorsa yapılacak başka şeyler de var.

TSK Personel Yasası'nın 65. maddesi çok açık; 'haklarında ... 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir cürümden ... dolayı kamu davası açılanlar mensup oldukları bakanlıklarca açığa çıkarılabilirler'.

Madde açık; Ergenekon, Balyoz, Erzincan davalarında 'sanık' olarak bulunan askerî personel Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınabilirler.

Hükümet şimdiye kadar bu mekanizmayı kullanmadı; ama YAŞ'a birkaç gün kalmışken yargıyı baskı altına almak ve mahkeme kararlarını uygulamamak yönünde Genelkurmay merkezli organize bir kampanya karşısında bu yasa hükmü 'masada' olmalıdır.

Bu önemli, çünkü askerler bilirler ki TSK Personel Yasası'na göre, 'açıkta bulunanların terfileri yapılmaz'.

Bu mekanizma işletilmelidir çünkü; asker sanıklara yönelik suçlama, darbe için kaos yaratmak ve güç kullanarak hükümeti devirmek. Haklarında kaos ve darbe yapmakta 'kuvvetli suç şüphesi' bulunanlardan 25'i general olmak üzere 77'si halen muvazzaf subay, yani 'görev başında'. İsnat edilen suçun hazırlandığı yer ordu; kullanılacak suç araçları ordunun silahları. Sanıklar ise hâlâ hiçbir şey olmamış gibi 'görevleri'nin başındalar. Bu ciddi risktir. Hem delillerin karartılması hem de 'yeniden organize' olmaları açısından...

En azından tedbir olarak bu kişiler arasında kritik noktalarda bulunanların Askeri Personel Yasası'na göre görevlerinden açığa alınmaları şarttır. Sadece geçmişte teşebbüs edildiği iddia edilen suç nedeniyle değil; açığa alma, mevcut durum için de tedbir olarak düşünülmeli. Bu YAŞ'ta hükümet hukukun ve iş etiğinin takipçisi olmazsa bunun bedelini bütün Türkiye öder.

Ankara'da terfi için hukuk ve sivil siyaset karşısında sergilenenleri izlerken tempoya devam: her-şey-vatan-için! i.dagi@zaman.com.tr

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim