Her Şey, Albay'ın Dediği Gibiydi

15.03.2011 00:32
Her Şey, Albayın Dediği Gibiydi
Balyoz davasında, tutuklama kararından sonra ilk duruşma... Haliyle epey ilgi var. Sabahın erken saatlerinde TEM'i kullanarak Silivri'ye gitmek için çıktığımız yolda, alışılmadık bir trafik var.

Haber Analiz: Ali Akkuş

Balyoz davasında, tutuklama kararından sonra ilk duruşma... Haliyle epey ilgi var. Sabahın erken saatlerinde TEM'i kullanarak Silivri'ye gitmek için çıktığımız yolda, alışılmadık bir trafik var.

Üç otobüsle duruşma salonuna götürülen sanıklar için Jandarma yola el koymuş sanki. Üç şeritli yolda otobüsler ortada; sağ ve sol şeritler eskortlar tarafından geçişe fırsat verilmeyecek şekilde kapatılmış. Edirne istikametine gitmek isteyen kim olursa olsun Silivri'ye kadar tutuklu generalleri takip etmek zorunda kaldı.

Delliller nedeniyle mahkemeyi etkilemekte zorlanacağını düşünen Balyoz sanıkları, kamuoyunu yönlendirmeyi amaçlıyor. Oda TV'de bir avukata ait olduğu iddia edilen plan ve geçen hafta gazetelere yansıyan 'Albay'ın taktiklerinde yer alan davranış kuralları dün uygulamaya geçirilmiş gibiydi. Albay'ın, "Kürklü mürklü, güneş gözlükleri falan olmasın! 'Rüküş kokonalar geldi' demesin millet görünce. Etek pantolon veya ceket pantolon giyin." talimatına herkes adeta uymuştu. Sanık yakını bayanların geçen duruşmalara göre makyajsız gelmeleri dikkatlerden kaçmadı. Hatta, "özellikle ailesinde Anadolu usulü başörtüsü kullananların mahkeme önünde ve medyaya yapılan açıklamalarda yer alması sağlanarak, 'halkın içinden biri' imajı verilmesi" fikri de hayata geçirildi dün. Yaşları 60'ın üzerinde olan dört bayan, başın yarısını kapatır şekilde çene altından bağlanmış başörtüsü ile izleyici sıralarının en önüne oturtuldu. Önceki duruşmalarda göremediğimiz teyzeler Albay'ın dediği gibi 'imaj maker' yöntemiyle de olsa hepimizin dikkatini çekti.

Bazı CHP'li vekiller seçim çalışması için Silivri'deydi yine. Cumhuriyet mitinglerinden sonra Meclis'e giren Nur Serter ve Necla Arat'ın darbe sanıkları ile yakınlığı görülmeye değerdi. Duruşma arasında tutuklularla tek tek tokalaşan Nur Serter'in, Albay Dursun Çiçek'e uzanarak sarılıp tokalaşması gözlerden kaçmadı. Mübaşir yer ayarlaması yaparken Şahin Mengü, izleyicilere yönelerek yüksek sesle 'Beni hakimle karşı karşıya getirmeyin' dedi. Silivri'de bulunan birkaç yüz subay yakını ve ADD'li kişiden gelen alkış, CHP'liler için halk teması olsa gerekti. İstanbul Barosu yönetimi de varlığını hissettirdi. Başkan Ümit Kocasakal ekibiyle yine savunma avukatlarının yanına oturdu. Küçük bir uyarıdan sonra CHP'lilerin yanındaki yerini aldı. Mahkeme heyetinin kararlı duruşu, salonu alkışlarla tiyatro salonuna çevirmek isteyenlere engel oldu. Mahkeme başkanının 'alkışlayanı atarım' sözleri kimilerinin ellerinin havada kalmasına neden oldu.

Balyoz'un ses kayıtlarında general Şükrü Sarıışık'a ait olduğu iddia edilen şu sözler hâlâ arşivlerde duruyor: "İstanbul'un üzerine çökerim... Halka karşı acımasızca hareket etmek bizim görevimizdir." Bu sözleri sarf edenlerin, gelinen süreçte halkı ikna etmeye yönelik çalışma içine girmeleri bile bu davanın önemini göstermeye yetmiyor mu?

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim