1. YAZARLAR

  2. Roni Margulies

  3. Her fırsatta Hamas düşmanlığı
Roni Margulies

Roni Margulies

Yazarın Tüm Yazıları >

Her fırsatta Hamas düşmanlığı

A+A-

Antisemitizme sıfır tahammül" adlı bir bildiri dört yıl önce imzaya açılmış, bana da gönderilmişti. İmzalamamıştım. Benzer bir bildiri, önce "Savaş Bahane, Antisemitizm Her Yerde", sonra adı değiştirilerek "Her Fırsatta Antisemitizm" başlığıyla bu ay imzaya açıldı. Yine imzalamadım.

Kimileri açısından bu bildirileri imzalamayı reddetmem doğal. İsrail devletinin politikalarını eleştirmeye cüret ettiğim için zaten Yahudiliğim kuşkulu ve antisemitistliğim tescilli.

Oysa, antisemitistliği şimdilik bir kenara bırakalım, ama Yahudi olduğumdan hiç kuşku yok. Baba tarafımın Polonyalı haham ve dişçiler, anne tarafımın ise 500 yıl önce İspanya'dan gelip İzmir civarlarına yerleşen palamut tüccarları olduğu kesin. Ve bu haham, dişçi ve tüccarların bir Müslüman veya Hıristiyan ile sevişmediklerinden, sevişmek bir yana dursun, yan gözle bile bakmadıklarından eminim. İsteseler de zor olurdu çünkü. Kısacası, safkan Yahudi olduğum kesin.

YAHUDİLERİN YAPTIKLARI

Önemi var mı bunun? Benim için hiç yok. Ama iki grup çok önemsiyor bunu. Biri dindar Müslümanlar, diğeri Siyonist Yahudiler.

İsrail ne zaman bir katliam gerçekleştirse, Müslüman medya benimle ilgilenmeye başlar, televizyonlara söyleşilere davet edilirim. Şunu anlatmaya çalışırım: Siz dünyayı dinî kavramlarla açıklamaya çalıştığınız için, bana baktığınızda "bir Yahudi" görüyorsunuz, söylediklerimi "bir Yahudi'nin sözleri" olarak yorumluyorsunuz. Oysa benim Yahudi olmamın konuyla alakası yok. Yahudi bir ailenin oğlu olmanın benim hayatımda önemi ve anlamı yok. Bu söylediklerimi sosyalist olduğum için söylüyorum, Yahudi olduğum için değil.

Ve şöyle devam ediyorum: Siz İsrail'in yaptıklarını "Yahudilerin yaptıkları" olarak anlıyorsunuz. Oysa, İsrail Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı Yahudi değil de Budist olsaydı, olanlar yine olacaktı, çünkü olanların dinle alakası yok. Filistin'in başına gelenleri dinsel nedenlerde ararsanız, olanları anlayamazsınız. Emperyalizmi anlamadan, Amerika'nın bölgedeki çıkarlarını görmeden, İsrail ile Amerika'nın karşılıklı çıkar ilişkilerini ve İsrail'in jandarmalık görevini kavramadan, Ortadoğu'yu anlamak mümkün değildir.

İSLAMO-NAZİ

Müslüman televizyon kanallarının izleyicileri bu dediklerim hakkında ne düşünür, bilmem. Ama ne dersem diyeyim, çoğunluğunun beni bir Yahudi olarak dinlediğinden kuşkum yok. Bu nedenledir ki, dediklerim ilgilerini çekiyor. "Allah Allah," diye düşünüyorlar, "bir Yahudi nasıl olur da İsrail'i eleştirir!"

Bunu bir de Siyonistler böyle düşünür. Şöyle bir mesaj aldım örneğin: "Yazdıklarınız, Yahudi olduğunuz halde İsrail'i reddettiğiniz için, 'ilginçlik' olarak dikkati çekiyor. Siz böyle 'egzantrik' olmaktan galiba zevk alıyorsunuz, egonuzu tatmin ediyorsunuz". Ve şöyle: "Yahudilerin tarihi hakkında fikir sahibi olmadığınız, düşüncelerinizi İsrail'e düşman kaynaklardan oluşturduğunuz belli oluyor. Senelerdir öğrenmek de istemiyorsunuz". Bunlar kibar olanlar. Bana, "Hamas orospusu", "embesil serseri" ve "İslamo-Nazi" sıfatlarıyla hitap eden mesajları alıntılamayayım. Hepsinin hemfikir olduğu konu, benim "self-hater" (kendi kendinden nefret eden) biri olduğum yönünde.

Kibarlık, kabalık önemli değil. Önemli olan "Yahudi olduğunuz halde" ifadesi. Bir insanın Yahudi olması, bin 300 kişinin katledilmesi karşısında sevinç duymasını mı gerektirir? Bin bir dereden su getirerek, güvenlikten, Hamas'tan, terörizmden söz ederek katliamı haklı göstermeyi mi icap ettirir?

Sanmıyorum. Hangi kıstası kullanırsak kullanalım, ister hukuksal veya etik, ister siyasi veya ahlaki, bir şey yanlışsa, yargıda bulunan kişinin kimliğinden bağımsız olarak yanlıştır. Etnik veya dinsel kimlik, ne yanlışı doğru hale getirir, ne doğruyu yanlış yapar. Almanlar veya Hutular yaptığında yanlış olan bir şey, ben Yahudi olduğum için, Yahudiler yaptığında doğru oluveremez.

Dolayısıyla, "Yahudi olduğunuz halde" ifadesi tümüyle anlamsızdır. İsrail Devleti’nin yaptıkları benim "hallerimden" bağımsız olarak yanlıştır. İsrail'i eleştirmek için antisemitist, "self-hater" veya "Hamas orospusu" olmak gerekmez. Haksızlığa, adaletsizliğe ve savaşa karşı olmak (ve her durumda karşı olmak) yeterlidir.

Madem ki Filistin hakkındaki düşüncelerim antisemitizmden değil, hakkaniyet duygumdan ve siyasi görüşlerimden kaynaklanıyor, antisemitizm bildirilerini niye imzalamadım o zaman?

BİLDİRİ NEYİ AMAÇLIYOR

İlk bildiriyi, içinde şu cümle yer aldığı için imzalamadım: "Türkiye'de şimdiye kadar hiçbir konuda bir araya gelememiş kesimler, özellikle Irak krizinin patlak vermesiyle başlayan süreçte, İsrail devleti karşıtlığı temelinde ve benzeri görülmemiş genişlikte bir koalisyonda toplanabildi. Yahudilere duydukları düşmanlığı İsrail'in varlığında cisimleştiren İslamcı kesim, alanları 'Irak'ta savaşa hayır' sloganlarıyla yürüyen geniş bir sol kitleyle birlikte doldurdu".

İkincisini ise şu cümle nedeniyle: "Çünkü bu savaşa karşı çıkma 'hassasiyeti' gösterenlerin çoğunun ne yazılarında ne eylemlerinde savaşın diğer müsebbibi Hamas'a dair ne bir itiraz ne bir bilgi görülmüyor".

Antisemitizme karşı çıkan bir bildiri, Irak savaşına karşı çıkanları niye küçük görüyor? Solcularla Müslümanların ortak bir amaç için aynı gösterilere katılmaları niye sorgulanıyor? Gazze'de olanlara karşı çıkanların hassasiyeti niye tırnak içine alınıyor? En önemlisi, Gazze'de bin 300 kişinin öldürülmesini Hamas'ın attığı birkaç rokete bağlayan İsrail propagandası niye kabul ediliyor? Ne gerek var bunlara? Antisemitizmi kınamakla ne alakası var bunların?

Bu cümlelerin yazılmasına yol açan anlayışı Taraf gazetesinde (16 Ocak 2009) ikinci bildiriyi savunan Ayşe Günaysu açıkça belirtmiş:

"Sol muhalif çevrelerin büyük bir bölümü... safını Hamas'tan yana belirliyor... Hamas'ın Filistin'deki siyasi güçlerden yalnızca biri olduğunun, hem de faşizan bir siyasi güç olduğunun üzeri örtülmüş oluyor. İnsan sormadan edemiyor: Sol'un Hamas'la paylaştığı nedir? Kadınları recmeden, eşcinselleri katleden, çocukları 'en az 7 Yahudiyi öldüren cennete gider' diye yetiştiren, kişi hak ve özgürlüklerini hiçe sayan Hamas'la ne gibi ortak değerlere sahipler? Antisemitizme karşı bildiri buna dikkat çekmek üzere yazıldı".

HAMAS’IN FAŞİZANLIĞI

Baklayı ağzından çıkardığı için Ayşe Hanım'a teşekkürler. Bildiri antizemitizme değil, Hamas'ın faşizan bir güç olduğuna dikkat çekmek üzere yazılmış!

Hamas'ı beğenip beğenmemek ne Ayşe Hanım'a kalmış, ne bana. Filistin halkı demokratik olduğu herkesçe kabul edilen bir seçimle Hamas'ı seçmiş. "Faşizan" olduğu için değil, direndiği, İsrail'e teslim olmadığı, Filistinlilerin haklarını savunmaya çalıştığı için. "Faşizan" diye demokratik seçim sonuçlarını beğenmeyince kabul etmeyene denir, özgürlük mücadelesi verenlere değil.

Ayşe Hanım ve arkadaşları, İslam düşmanlığı ve İsrail taraftarlığı yapmayan, sadece antisemitizm tehlikesine dikkat çeken bir bildiri kaleme alırlarsa, tereddüt etmeden imzalayacağım. Söz.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum