1. YAZARLAR

  2. SEZAİ ARICIOĞLU

  3. Her Eve Bir Ebu Leheb
SEZAİ ARICIOĞLU

SEZAİ ARICIOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Her Eve Bir Ebu Leheb

A+A-

Sanayi Devrimi yaklaşık iki yüzyıl önce 18. Ve 19.yüzyıllarda yeni buluşların üretime olan etkileri ve buhar gücüyle çalışan makinaların bulunması sonucu makineleşmiş endüstriyi doğurması ve ortaya çıkan bu değişim ve gelişmelerin de sermaye birikimini artırmasına verilen isimdir diyebiliriz. Sanayi devriminden önce daha çok akrabalık soy aşiret din v.b. gibi faktörlere bağlı olan insanların bir araya toplanması yani şehirleşme beraberinde nüfus yapılanmasında demografik ciddi değişimlerin de beraber hızlanmasına sebep olmuştur.

Aynı zamanda sanayi devriminde önce bu demografik yapı çok da önem arz eden bir şey değildi. Şehirleşmenin görüldüğü ülkelerde dahi şehirleşme oranı ancak % 10‘lar civarındaydı. Diğer yerlerde ise ancak % 5’ler oranına sahipti. Mesela nüfusu yüz binden fazla olan şehir bulmak neredeyse imkânsızdı. Çarpıcı bir örnek olarak ABD’de 1750’lerde nüfusun ya da işgücünün %85-90’ı tarım alanında iken bu oran 1805 yılında % 80’e 1830’da % 70’e 1870’de % 13’e 1960 yılında ise %  3’e düşmüştür. Bunun yanında tarım alanından sanayi şehirlerine olan en hızlı ve yoğun şehirleşme ve nüfus akımı yine de Avrupa’da olmuştur.

Şehirleşme ile birlikte feodal sistem çökmüş ve bununla birlikte bunun getirdiği ortak kültür ve değerlerde yerle bir olmuştur. Sanayi devriminin öncesinde Hıristiyan dünyasında yaşanan reform hareketleri de buna mükemmel bir zemin hazırlamış ve yeni bir dünya görüşü yeni bir algı ve yeni bir değerler bütünü yavaş yavaş yerleşmeye başlamıştır. Protestan ahlakının getirdiği bakış açısı sonucunda başarı karlılık çalışma ve iş ahlakı ekonomik refah konformizm sosyal değerler arasına girmiş yeni sosyal ve siyasal anlayışlar serpilmeye başlamıştır.

Kapitalizm özetlemeye çalıştığımız bu altyapının üzerinde boy vermiş ve korkunç bir hızla yayılmıştır. Sürekli tüketimi öngören kapitalist anlayış Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu hammadde ihtiyacını körükleyince bu beraberinde sömürgeciliği getirmiştir. Avrupa’nın birkaç ülkesi (başta İngiltere olmak üzere Fransa Hollanda Portekiz v.d.)adı sanı duyulmamış birçok yeri işgal ederek sömürmeye başlamışlar ve ülkelerinde ihtiyaç duyulan hammaddeyi temin etme yoluna gitmişlerdir.

Sanayi devriminin ardından gelen büyük modern şehirleşme bunların beslediği sömürgecilik akımı aynı zamanda yeni siyasal anlayış ve kavramları da ortaya çıkartmıştır. Bir arada yaşamaya başlayan birçok etnik gruptan insan sendikalaşma örgütleşme hakkını arama uluslaşma sömürüye karşı çıkma gibi yeni olguların ortaya çıkmasına ön ayak olmuşlardır. Geniş halk yığınları zamanla korkunç bir sömürüye dönüşen sanayi devrimi ve şehirleşmeye karşı ne yapacaklarını düşünür olunca modern feodalizm de diyebileceğimiz kapitalizme karşı yeni sosyal siyasal akımları geliştirmişlerdir. Çalışma ve yaşama şartlarının iyiden iyiye ağırlaşması sonucu işçi hareketleri baş göstermiştir.

Sanayi devriminin son aşaması diyebileceğimiz bilgisayarın üretime girmesiyle ve ileri teknolojik gelişme ve buluşlarla bugün itibariyle kapitalizm artık çok büyük ve kalabalık şehirlere ihtiyaç duymuyor. Artık insanların sanayi şehirlerinde fabrikaların etrafında öbeklenmiş olmaları kapitalizmi fazla ilgilendirmiyor. Bilgisayarla birlikte yepyeni bir dönüşüm yaşayan kapitalizm insanları tükettirmeye devam ediyor. Sanal ortamlarda bugün itibariyle sadece Türkiye’de dönen paranın 8,5 milyar Euro’ları bulduğu söyleniyor.

Kapitalist sistemin yeni buluşlarından bir diğeri de hiç şüphesiz AVM’ler denen büyük alışveriş merkezleri.1950’lerde başlayan her mahallede bir milyoner yaratma hedefi bugün itibariyle hemen hemen her mahalleye bir alışveriş merkezi anlayışına evrilmiş durumda. Hiç kimsenin birbirini tanımadığı içeri girerken yapmacık gülümsemesiyle bir güvenlik görevlisinin kontrolünden geçtiğiniz ve bol ışıklı ve reklamlı, aileler için adeta zaman öldürme mekânları gibi bir işlev gören bu yeni ve modern mabedler var artık. Sosyal siyasal hiçbir etkinliğin bulunmadığı pop yıldızları denen sonradan görmelerin ve abartma yazarların kitaplarını imzaladıkları sahtelik depoları var. Sanayi devriminde hızla şehirlere akın eden insanlık bugün adeta ışınlanarak AVM’lere koşuyor.Bilhassa büyük şehirlerdeki AVM’lerde  günlük ziyaretçi sayısının yüz binleri aşması hatta bayramlar gibi özel günlerde bu sayının iki yüz elli binleri bulması olayın vehametini çok daha açık ortaya koyuyor.

Bilgisayar ve teknoloji devrimi sonrası artık işgücü ihtiyacı çok çok azalan kapitalizm avare ve başıboş dolaşan milyonlarca insanın da tüketime katılması için sosyal riski azaltan projeler üzerinden kendi güdümündeki hükümetler eliyle dağıttırdığı paraları tekrar ve fazlasıyla geri topluyor. Böylelikle işsizlik kapitalizm için bir endişe unsuru olmaktan çıkıyor. Üretmeyen ekmeyen biçmeyen toplumlar tüketmeye gelince çok eski bir alışkanlıklarıymış gibi davranıyorlar. Yeni trend her mahalleye bir milyoner yerleştirmek ya da yetiştirmek değil herkesin ama herkesin milyonermiş gibi tüketime katılması. Bir şehre bir Ebu Leheb yetmiyor artık Ebu Leheb(miş) gibi düşünen davranan yaşayan insanlar hatta toplumlar gerekiyor. Her eve bir Ebu Leheb her eve bir Saddam her eve bir Soros gerekiyor. Teknoloji ihtilali de bu olsa gerek;

Yaşıyor(muş) gibi yapmak…  

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum