1. YAZARLAR

  2. D. Mehmet Doğan

  3. Her darbe bir intihardır!
D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

Her darbe bir intihardır!

A+A-

Türkiye yakın tarihte darbeleri yaşadı, nakıs darbeleri ve darbe teşebbüslerini gördü...

Yakın tarihimiz veya hayatımız bunları görmekle, yaşamakla ve konuşmakla geçti.

27 Mayıs, Türkiye adına karar veren subayların ilk toplu intihar teşebbüsü idi! Bu askerler darbe yapıp iktidarı ele geçirdiler ama, ülkenin dengelerini kolaylıkla tamir edilemeyecek şekilde bozdular.

Yedeksubay okulundaki binbaşımız, 27 Mayıs sırasında Harbokulu öğrencisi imiş. Meclis binasını ele geçirmekle görevlendirildiklerini, o sırada duydukları tedirginlikleri anlatırdı. Eğer sonuca ulaşılmasa, karanlık bir yol, daha doğrusu ölüm onları bekliyor!

O günden bugüne bütün muvazzafların darbelerle ilgili hatıraları vardır. 1960 sonrasında akim kalmış darbeler vardır. Bu darbe teşebbüslerinden biri idamla sonuçlanmıştır. Talat Aydemir asılmıştır!

Gelelim yakın zamana.

28 Şubat nakıs darbesinden sonra tatmin olmayan bazı merkezler peşpeşe darbe projeleri ürettiler. Bunlar mahkeme safhasında. Bir taraftan mahkeme sürerken, diğer taraftan konunun bir şekilde tarafı olanların esrarengiz ölümleri gündemimize düşüyor.

İntihar mı? Katil mi? Buna toptan cevap vermek zor.

Yarbay Ali Tatar’ın intiharıyla Ergenekon şüphesi altında hayatını kaybeden subay sayısı 8’e yükselmiş. Bu sekiz kişiden altısı Deniz Kuvvetleri’ne mensupmuş.

Neden bahriyeliler intihar ediyor?

Oruç Reis Fırkateyninde en önce bunun cevabı verilmeliydi!

Son 2 yılda Ergenekon soruşturması ile ilişkili 6’sı intihar, biri şüpheli trafik kazası olarak kayıtlara geçen ölüm vak’aları var.

Emekli Albay Birol Atakan İstanbul-Ankara yolunda şüpheli bir trafik kazasında 2 Mayıs 2007’de ölmüş. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Yener Karahanoğlu’nun emir subayı olan Atakan’ın, Ergenekon’la ilgili önemli bilgilere sahip olduğu, Karahanoğlu’ndan önce de Özden Örnek ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda birlikte çalıştığı, Özden Örnek darbe günlüklerinin internete sızmasında ihmali ve kastı olabileceği iddia edilmişti.

Darbe için plan hazırlamak, hazırlanan planın uygulamasında görev almak eğer başarıya ulaşılamamışsa, çok tehlikeli elbette. Ceza Kanunu’ndan idam cezası çıkarıldı ama böyle bir sebeple mahkum olanları ağır cezalar bekler. Eğer darbe yapısı hayatiyetini sürdürüyorsa, böyle kişilerin konuşmadan ifnası mekanizmaları da faal halde demektir.

İntihar veya katil! Bunlardan biri her an sözkonusu olabilir! Ölümlerin hangisine intihar, hangisine katil denileceğini kestirmek kolay olmaz!

Biz bunları konuşurken, devletin temel bir kurumunun ciddi şekilde imaj erozyonuna uğradığını görmezden gelemeyiz.

Silahlı kuvvetlerin yöneticileri milletin gözünün içine baka baka Yüksek Askeri Şuralarda irticadan adam atmaya devam ediyor!

İrtica geriye gitmektir ve en büyük irtica darbedir! Darbe, ülkenin dengelerine karşı bir harekattır. Denge oluşturmak belli süreçlerin, zamanın işidir. Bunları gözardı edip, darbeyle ülkeye yön vermeye kalkışmak, ülkenin intihara sürüklenmesi anlamına gelir.

Türkiye’nin resmi ideolojisi iflas etmiştir, artık ideolojik ambalaja sararak darbeleri meşru göstermek mümkün değildir. TSK kendi iç temizliğini yapmakta geç kaldıkça bu tür ihtilatlar (bir hastalığın başka bir hastalığa sebep olması, başka bir hastalıkla karışması; komplikasyonlar) sürecektir.

TDK’nın 1945 sözlüğünde “basiret” kelimesinin karşısında “öngörü” yazılı. Ne kadar kifayetsiz, hatta anlamsız bir karşılık!

Keşke sözlüğümüzden “basiret” kelimesini çıkarmasaydık!

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT