Hem Esedsiz hem de İslamcısız Suriye hayali

21.05.2013 00:21

Osman Atalay

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama görüşmesinin en önemli konusu Suriye dosyası idi.

Başbakan Erdoğan, Suriye muhalefetinin yanında yer almaya devam edeceğini, elinden gelen lojistik desteği verdiklerini fakat süreç içerisinde yazılı ve görsel medyanın dahi Beşşar Esed’e karşı durmadığını dile getirdi.

Erdoğan’ın medyayı gündeme getirmesi çok önemli bir husustur. Bu duruma ayrıca AK Parti tabanını ve belediyelerini de katması gerekiyordu.

Türkiye’nin uçuşa yasak bölge, güvenlik alanı ve muhaliflere silah yardımı konuları önem arz ederken, ABD ise bunlara karşılık sadece Esed’in gitmesi konusunu net bir şekilde ifade etti.

ABD’nin, rejim ve muhaliflerden oluşacak olan geçici bir yönetimin 2. Cenevre görüşmesinde desteklenmesi gereken bir çözümsüzlük önerisini dillendirmesi, Türkiye’nin bir süre daha Suriye meselesinde muhaliflerle baş başa kaldığını gösteriyor.

Nusayri Özerk Bölge Oluşumunun Temelleri Çoktan Atıldı

Suriye sorununa çözüm yaklaşımlarında sürekli ABD’nin Rusya’yı ikna etmesiyle sanki Suriye sorununun çok çabuk çözüleceği algısı da ayrı bir yanılgı konusudur.

İran ve Hizbullah’ın manevi, siyasi ve fiziki desteği Suriye’nin batısında son günlerde yoğun yaşanan çatışmaları göz önüne aldığımızda sahil bölgesinde Nusayri özerk bölge oluşumunun temelleri çoktan atılmıştır.

Rusya’nın son günlerde Suriye’ye gönderdiği iddia edilen Yakhont füzeleri ve gelişmiş radar sistemleri ile alakalı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un bu teslimatların Suriye rejimi ile daha önceden imzalanan antlaşmalar çerçevesinde yapıldığını ve uluslararası antlaşmaları ihlal etmediğini vurgulaması çok ciddi açıklamalardır.

Rusya bir yandan rejim ve muhalif kanatları müzakere masası ile oyalarken diğer yandan Beşşar, ülkenin batı, sahil kesimine siyasi, askeri yatırımlarını kaydırmakla ve savaşı şimdiden iki ihtimal üzerine Suriye’nin doğu ve batısında sürdürmeye çalışmaktadır.

Suriye rejimine havadan ve karadan tank ile füzelerle halkı vurmasına engel olmayan ABD ve Rusya; Suriye’nin ikiye bölünmesinin zihinsel, fiziksel bütün şartlarının oluşumuna destek vermektedir.

Rusya, İran ve Esed; Kuzey Irak Bölgesel Kürt yönetimine yakın bir oluşuma destek vermektedir.

ABD, Rusya ve Batı, Suriye’de Esed sonrasında asla İslamcıların iktidara gelmesini istemiyor.

Bu görüşlerini de hiçbir zaman gizlemediler.

Suriye’nin Bölünmesine Göre Hesap Yapılmalı

Suud-i Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkeleri; Arap devrimlerinin Suriye’de bitmesini istemektedir.

Bütün şartlar bize Suriye’nin ikiye bölünmesinin çok doğal bir süreç içerisinde gerçekleşeceğini göstermektedir.

Bunu engelleyecek tek şart muhaliflerin ağır silahlarla desteklenmesi idi.

Bu duruma da, ABD kesinlikle müsaade etmedi.

Gelinen noktada ABD’nin, Irak ve Afganistan hezimeti asla Suriye’ye giremeyeceğini göstermektedir.

Cenevre toplantısı zamana oynamaktan başka hiçbir anlam ifade etmeyecektir.

ABD’nin Esedsiz ve İslamcılarsız boş Suriye hayali bugüne kadar muhaliflerin kendini korumaya yönelik silah taleplerini engellemiş ve Suriye’yi bölünme sürecine sokmuştur.

Türkiye bundan sonraki hesabını Suriye’nin bölünme sürecine göre yapmalıdır.

YENİ AKİT

 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim