1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Hazaralar ve yükselişleri..
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Hazaralar ve yükselişleri..

A+A-

Afganistan, etnik siyasetin önemli olduğu, bunun pek çok konuya damgasını vurduğu bir ülke.

Nitekim, Devlet Başkanı Karzai'nin meclise sunduğu yeni hükümetin 24 üyesinin 17'sinin meclisçe reddedilmesinde de etnik denge ve siyasetin rol oynadığı söyleniyor.

Bu ve diğer bakımlardan ülkenin etnik siyasetinin ve etnik grupların ağırlık ve nüfuzlarının izlenmesi şart oluyor. Bu gruplar arasında bir süredir Hazaraların giderek önem ve ağırlık kazandığı ve bu grubun ülkenin siyasi kaderinde önemli rol oynamaya başladığına pek çok kaynakta dikkat çekiliyor, Hazaraların Afgan siyasetinin yeni yükselen gücü olduğuna vurgu yapılıyor.

Biz bu köşede Hazara konusuna fırsat bulduğumuzda dikkat çekmiş, bu grupla ilgili birkaç yazı da yazmıştık. Konu bugünlerde Batı basınında da yer buluyor. Nitekim, dünkü New York Times'ta Hazaraların yükselişiyle ilgili önemli bir makale vardı. Bu makalede Hazaraların yükselmesinde en önemli faktörün, grubun eğitime verdiği önemden kaynaklandığı belirtiliyor, Hazaraların yükselişi ile Kuzey Irak Kürtlerinin yükselişi arasında paralellik de kuruluyordu.

Batı basınının ilgisini uyandırmaya başlayan Hazaralar kim, menşeleri ne?.. Bu sorulara biz zamanında cevap vermiştik; ama yeni ilgi dolayısıyla bunları yeniden hatırlatmak gerekiyor elbette. Hazaralar, Peştunlar ve Taciklerden sonra Afganistan'ın en büyük üçüncü etnik grubudur; çok ilginç bir etnik grup olan Hazaraların menşeleri hakkında yaygın bir teori vardır. Buna göre, bugünkü Hazaralar, Cengiz Han'ın 13. yüzyıl başlarında Afganistan'ı işgalinden sonra geride bıraktığı Moğol askerlerin devamıdır. Ancak bazı tarihî kaynaklar, Cengiz Han'ın Afganistan'da asker bırakmadan çekip gittiğini söylerler. Bu bakımdan Hazaraların, Cengiz Han'ın askerleri olup olmadığı hususu tartışmalıdır. Diğer yandan, Hazaraların Cengiz Han'ın oğullarından biri olan Çağatay Han'ın askerleri olduğu yolunda oldukça güçlü bir iddia da vardır. Buna göre, Çağataylılar, 13. yüzyılın sonlarına doğru Hindistan'ı fethetmek için bu ülkeye ordular göndermiş ve Moğol ordularının güzergâhındaki Afganistan'da birçok askerî garnizon, kale ve üs tesis etmişlerdir. Daha sonraları Orta Asya'daki Çağatay hâkimiyeti zayıflayınca, söz konusu Moğol ordularının büyük kısmı Afganistan'da kalmaya devam etmişler ve durumlarını güçlendirmişlerdir. Babür Şah'ın Hindistan'da Türk-Moğol İmparatorluğu'nu kurmasıyla Afganistan'daki Hazaraların durumu daha da güçlü hale gelmiştir.

Besud, Caguri ve Uruzgani adlarındaki üç büyük kol ya da aşiretten meydana gelen Hazaralar, Afganistan'ın orta kesiminde yer alan ve Hazaracat denen dağlık bölgede ayrı yaşarlar. Burada, yaşayan 'Besud' aşireti saf Hazara sayılır. Diğer Hazara aşiretleri ise dış dünyaya oldukça açıktırlar. Afganistan'ı meydana getiren diğer etnik gruplarla çok fazla kaynaşmayan, kendi bölgesinde yaşayan Hazaralar, tarih içinde diğer etnik gruplar ve iktidar sahipleri tarafından pek rahat bırakılmamış, zaman zaman katledilmişler ya da göçe zorlanmışlardır. 19. yüzyıl başlarında Hazaralardan büyük bir nüfus (özellikle Uruzgani ve Caguri aşiretleri) yurtlarından kaçarak bugünkü Pakistan'ın Kuetta ve İran'ın Meşhed şehirlerine sığınmışlardır.

Hazaralar Doğu ve Batı Hazaraları olarak ikiye ayrılır. Hazaracat ve İran'da yaşayan Doğu Hazaraları Şiidirler. Herat çevresinde yaşayan Batı Hazaraları ise Sünnidirler. Hazaraların büyük çoğunluğu Farsça konuşur. Konuştukları bu dilde, bugünkü modern Özbek dilinin temeli sayılan eski Çağatay Türkçesinden gelme çok sayıda kelime ile 13. yüzyıl Moğol dilinden deyimler, kelimeler de vardır.

Hazaraları en çok destekleyen dış güç tabii dil ve din birliği bulunan İran'dır. İran, bugün Hazaralar vasıtasıyla Afganistan'da nüfuzunu sürdürmeye çalışmaktadır. Bu da başta Peştunlar olmak üzere diğer grupları tedirgin etmektedir.

Bugün Kabil'de bir milyon civarında Hazara yaşamakta, bunlar başkentin nüfus yapısını değiştirmektedir. Ayrıca Hazaralar hükümette, devlette, orduda, poliste ağırlık kazanmakta, buralardaki geleneksel Peştun ağırlığını azaltmaktadırlar.

Nereden bakılırsa bakılsın Hazaralar, Afganistan'ın yükselen gücüdür. Türkiye de Afgan politikası dolayısıyla bu yükselişi mutlaka dikkate almak zorundadır...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT