1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Hazara faktörü
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Hazara faktörü

A+A-

Önümüzdeki cumartesi günü Afganistan'da devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turunun yapılması bekleniyor. 'Bekleniyor', diyorum; çünkü ikinci aday Dr. Abdullah Abdullah'ın seçimlere katılıp katılmayacağı henüz tam anlamıyla kesinleşmiş değil.

Abdullah bu yazıyı yazdığımız sıralarda henüz kesin kararını vermemişti. Belki siz bu yazıyı okuduğunuz zaman vermiş olacak. Eğer katılmamaya, ismini geri çekmeye karar verirse, tek aday kalacağı için seçimleri yapmaya gerek kalmayabilir. Ancak Afgan anayasasına göre birinci turda hiçbir adayın yüzde 50'nin üstünde oy alamaması durumunda ikinci turun yapılması da şart. Diğer yandan, bu turun tek adayla yapılıp yapılmayacağı da muğlâk bir hukuki konu olarak ortada duruyor. Bu da anayasa ve kanunlarda öngörülmeyen yeni bir durum sayılır.

İşte bu durum bugün hem milletlerarası camia hem de Afgan yönetimini düşündüren bir problem olarak zuhur etmiş bulunuyor. Esasen yapılsa da ikinci turda yine Hamid Karzai'nin birinci olarak çıkacağı bugünden az-çok belli; zira Karzai'ye verilen oylar ülkenin değişmeyen etnik yapısını yansıtıyor. Bu yapıda, Karzai'nin mensup olduğu Peştunlar yaklaşık yüzde 45; ikinci etnik grup Tacikler yüzde 30-40 arası ve üçüncü grup olan Hazaralar yüzde 10-20 arası bir kitleyi temsil ediyorlar.

Hazaraların bir kısmı birinci turda Karzai'ye oy vermişlerdi ve bu yüzden Karzai oyunu yüzde 49'a yükseltebilmişti. Diğer yandan bağımsız Hazara aday Ramazan Beşirdost da yaklaşık yüzde 10 civarında oy almıştı. Beşirdost ikinci tura katılmayacağına göre, aldığı oyların ikinci turda nereye gideceği kilit önemde. Bu oylar artı başka yerlere giden Hazara oyları yapıldığı takdirde ikinci turun sonucunu belirleyecekler. Bu bakımdan 'Hazara faktörü' siyaseten çok önemli...

Daha önceleri de yazdığım gibi, Hazaralar çok ilginç bir etnik gruptur. Menşeleri hakkında yaygın bir teori var. Buna göre, bugünkü Hazaralar Cengiz Han'ın 13. yüzyıl başlarında Afganistan'ı işgalinden sonra geride bıraktığı Moğol askerlerin devamıdırlar. Ancak, bazı tarihî kaynaklar Cengiz Han'ın Afganistan'da asker bırakmadan çekip gittiğini söylerler. Bu bakımdan Hazaraların Cengiz Han'ın askerleri olup olmadığı hususu tartışmalıdır. Diğer yandan, Hazaraların Cengiz Han'ın oğullarından biri olan Çağatay Han'ın askerleri olduğu yolunda oldukça güçlü bir iddia da vardır. Buna göre, Çağataylılar, 13. yüzyılın sonlarına doğru Hindistan'ı fethetmek için bu ülkeye ordular göndermiş ve Moğol ordularının güzergahındaki Afganistan'da birçok askerî garnizon, kale ve üs tesis etmişlerdi. Daha sonraları Orta Asya'daki Çağatay hâkimiyeti zayıflayınca, söz konusu Moğol ordularının büyük kısmı Afganistan'da kalmaya devam etmiş ve durumlarını güçlendirmişlerdi. Babür Şah'ın Hindistan'da Türk-Moğol İmparatorluğu'nu kurmasıyla Afganistan'daki Hazaraların durumu daha da güçlü hale gelmiştir.

Besud, Caguri ve Uruzgani adlarındaki üç büyük kol ya da aşiretten meydana gelen Hazaralar, Afganistan'ın orta kesiminde yer alan ve Hazaracat denen dağlık bölgede ayrı yaşarlar.

Afganistan'ı meydana getiren diğer etnik gruplarla çok fazla kaynaşmayan, kendi bölgesinde yaşayan Hazaralar tarih içinde diğer etnik gruplar ve iktidar sahipleri tarafından pek rahat bırakılmamış, zaman zaman katledilmişler ya da göçe zorlanmışlardır.

Hazaralar Doğu ve Batı Hazaraları olarak ikiye ayrılır. Hazaracat ve İran'da yaşayan Doğu Hazaraları Şiidirler. Herat çevresinde yaşayan Batı Hazaraları ise Sünni'dirler. Hazaraların büyük çoğunluğu Farsça konuşur. Konuştukları bu dilde, bugünkü modern Özbek dilinin temeli sayılan eski Çağatay Türkçesinden gelme çok sayıda kelime ile 13. yüzyıl Moğol dilinden deyimler, kelimeler de vardır.

Kısaca yeniden anlattığım bu özelliklere sahip Hazaralar ikinci tur yapılırsa seçimlerin sonucu üzerinde önemli rol oynayacaklar. İkinci tur yapılmasa da Hazaralar son dönemde elde ettikleri siyasî güçle Afganistan'da siyaseten önemli bir güç olarak zaten ortaya çıkmış bulunuyorlar ve bütün hesaplarda mutlaka dikkate alınıyorlar. 'Hazara faktörü'nün önemini bugünden bilmek gerekiyor.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT