1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. 'Hareket Fıkhımızın Muhteva ve Formu'
Hareket Fıkhımızın Muhteva ve Formu

'Hareket Fıkhımızın Muhteva ve Formu'

Özgür-Der Diyarbakır Şubesinin "2010-2011 Dönemi Konferanslar ve Seminerleri"nin aylık konferanslar dizisi yapılan son konferansla sona erdi.

A+A-

Özgür-Der Selahattin Eyyubi Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferanslar dizisinde son olarak Fırat Toprak, "Hareket Fıkhımızın Muhteva ve Formu" konulu bir sunum yaptı.

Eta Pektaş'ın konuşmacının hayatı hakkında verdiği kısa bilginin ardından geçilen konferansta, kavram olarak hareket fıkhı, kişisel ve toplumsal tarihin hareket fıkhına ihtiyacı, geçmişin rehberliği altında anın tahlili ve gelecek öngörüleri üzerinden hareket fıkhını oluşturmaya olan ihtiyaç ve bu muhtevanın mahiyeti bağlamında birey ve camia olarak yapılması gerekenler üzerinde duruldu.

Fıkıh: Geçmişin rehberliği altında anın tahlili ve gelecek öngörüleri yapmaktır

Geçmişin rehberliği altında anın tahlilini ve gelecek öngörüleri üzerinde ciddi bir emek sarfı ile hareket fıkhı oluşturmanın zorunluluğuna vurgu yaparak konuşmasına başlayan Fırat Toprak,  Fıkhı: Ezeli-son dinin muamelat/sosyal anlamıyla bugüne bakan yönü, bir değişkenler alanı ve hayatın içinde müslümanca bir var oluşun imkânı olarak algıladığını kaydetti. Toprak, bu bağlamda kişisel ve toplumsal tarihimizin bir hareket fıkhına ihtiyacı ve hareket fıkhı ile şekillenmesi zorunluluğuna işaret etti.

Muhtevanın mahiyeti için yapılması gerekenler:

Hareket fıkhı için güçlü bir muhteva oluşturulması ve bu muhtevanın metodolojik çerçevesi belirlenmiş, cazip bir formda muhatap kitleye sunulmasını olmazsa olmaz olarak nitelendiren Toprak, bunları şöyle sıralayarak açtı:

1- Düşüncede tekâmül/zihni kuşatıcılık…

2- Duyguda tekâmül/kalbi coşku…

3- Davranışta tekâmül /ahlaki tutarlılık…

4- Toplumsallıkta tekâmül/birliktelik ahlakı…

"İslami Hareket bir düşünce kuruluşudur"

İslami hareketin ne olduğu sorusuna yeni bir tanım da getiren Toprak; "İslami Hareketin bir yönüyle de bir düşünce kuruluşu olduğudur. Türkiye ve bölge İslamcılığının düşünce üretimi konusundaki kısırlığı/kaht-ı rical sorunu ve değişik İslam coğrafyalarının düşünsel mirasının tercüme ve tüketiminin belirleyiciliği göz önüne alındığında anılan düşünce üretim merkezlerimizin inşasının zaruriliği daha bir anlaşılabilecektir. İhtiyacı açık bir şekilde hissedilen nitelikli insan eğitimine ciddi bir emek ve maddi kaynak tahsisi elzemdir" dedi.

Sunumun tümü için tıklayın...

HABERE YORUM KAT

1 Yorum