1. HABERLER

  2. HABER

  3. Hamburg’da Olağanüstü Hal İlan Edildi
Hamburg’da Olağanüstü Hal İlan Edildi

Hamburg’da Olağanüstü Hal İlan Edildi

Almanya'nın deniz yoluyla dünyaya açılan en büyük kapısı konumundaki Hamburg'da sol grupların haftalardır isyanı sürüyor.

A+A-

İsyanı bastırmakta zorlanan Alman polisi, şehirde adeta olağanüstü hal ilan etti.Daha önceki haftalarda yaşanan sokak çatışmalarında eylemcilerin hedefi olan üç karakolun bulunduğu semtler tehlikeli bölge statüsüne alındı. Söz konusu bölgelerde Alman polisi, rastgele insanları kimlik ve üst kontrolünden geçiriyor, semtlerde oturanların bile bölgeye girişine yasak koyabiliyor. Özgürlüklerin bu denli kısıtlanması bölgedeki halkı ve esnafı rahatsız ederken, Alman devleti bir çeşit olağanüstü hal uygulamasına gerekçe olarak güvenlik riski ileri sürüyor.

10 BİN EURO ÖDÜL KONULDU

Geçtiğimiz haftalarda sokak çatışmasında bir polis memuru atılan taşla yaralanırken, eylemcinin kimliğini tespit edebilmek uğruna başına 10 bin Avro ödül konuldu. Radikal sol grupların önce yıllarda da sürekli polisle sokak çatışmalarında girdiğine dikkat çekilirken, bu sefer bardağın taştığı ve hukuksuzluğa bir son vermek amacıyla tehlikeli bölgeler ilan edildiği ve devlet hâkimiyetinin buralarda tekrar tesis edilmeye çalışıldığı belirtiliyor. Sadece birkaç gün içinde devriye gezen polislerin tehlikeli bölge ilan edilen semtlerde 400 kişiyi kimlik kontrolünden geçirdiği ve yasaların hakim kararı olmadan il polis teşkilatına tehlikeli bölge ilan edebilme yetkisi tanıdığı vurgulanıyor.

HAMBURG'DA POLİS-SİVİL GERGİNLİĞİ TIRMANIYOR

Almanya'nın Hamburg kentinde arka arkaya yapılan protesto gösterileri kapsamında, polisle alternatif sol gruplar arasında çıkan olayların artçı sarsıntıları devam ediyor. Polisin Altona, St. Pauli, Eimsbüttel ve Sternschanze semtlerini 'tehlikeli bölge' ilan etmesi ve bölgede sıkı güvenlik kontrolleri yapması ise gerginliği giderek artırıyor.

Pazar günü internet üzerinden haberleşerek izinsiz gösteri yapan yüzlerce göstericinin engellenmesinin ardından Pazartesi akşamı da St. Pauli semtinde bir araya gelen polis karşıtları, bölgenin "tehlikeli" ilan edilmesini ve polisin tutumunu protesto ettiler. Hamburg İçişleri Senatörü Michael Neumann'ın, Pazartesi günü yapılan özel oturumda Hamburg polisinin olaylara karşı tavrını desteklediğini açıklaması ise yeni tartışmalara kapı açtı. Başından beri göstericilerin şiddet yanlısı olduğunu söyleyen Neumann, polisin bu durumda gereken müdahaleyi yaptığını ifade etti.

Bazı bölgelerin tehlikeli ilan edilmesine muhalefet partilerden ağır eleştiri geldi. Yeşiller Partisi'nden Antje Mölller sivillerin gereksiz yere kimlik kontrolüne tabi tutulmasını ve söz konusu semtlerde binlerce insanın özgürlüğünün kısıtlanmasını eleştirdi. Sol Parti Meclis Grubu ise polisin tek başına karar verdiği durumun yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili suç duyurusunda bulundu. Hür Demokrat Parti de durumun yeniden ele alınıp incelenmesini talep ederken "tehlikeli bölge" uyarısının bir an önce kaldırılması gerektiğini bildirdi.

POLİSE KARŞI SUÇ DUYURULARI

Bugüne kadar 1,1 milyon Euro'nun üzerinde zarara yol açan olaylar, 21 Aralık'ta, "Rote Flora" kültür merkezinin kapatılmasına yönelik protestolarla başlamıştı. Olaylarda polis sözcüsü 200'e yakın polisin yaralandığını açıklarken sol gruplar da 20'si ağır olmak üzere 500'e yakın sivilin yaralandığını açıklamıştı. Polis, olaylarda sadece 2 sivilin yaralandığını iddia etse de polise yönelik suç duyuruları arka arkaya gelmeye başladı. Protestoları organize edenler, polisin göstericilere yönelik coplu, biber gazlı ve tazyikli su ile agresif müdahalesini de ağır bir dille eleştirdiler.

Öte yandan polis de, protesto gösterileri başlarken polise kaldırım taşları atıldığı için gösteriye müdahale edildiğini iddia etti. Muhalefet partilerin eleştirilerine rağmen söz konusu semtler hala "tehlikeli bölge" olma özelliğini koruyor. Hafta sonu Hamburg'un belirli semtlerinde 400'den fazla insan kimlik kontrolü ve aramaya tabi tutuldu. 90 kişiye bölgeye girme yasağı getirilirken 1 kişi tutuklandı, 45 kişi de gözaltına alındı.

HAMBURG'DAKİ OLAYLAR ESNAFI DA ETKİLEDİ

Hamburg'da başlayan şiddetli olaylar yerini sükunete bırakmaya başlarken, gösteriler esnafı da olumsuz etkiledi.

Neue Flora'nın bir işadamına satılmasına, Sternschanze semtinin gelişmesine ve markalı dükkanların bu caddeye gelmesine tepki gösteren otonomlar, yaptıkları gösterilerde bankalar başta olmak üzere Amerikan isimli işyerleri ve marka olan işyerlerine zarar verirken, Türk esnafları olaylardan hemen hemen hiç zarar görmedi.

5 yıldır Sculterblatt Caddesi’nde büfe (Kiosk) işletmeciliği yapan İzmirli Hasan Taş (43) bu olaylardan hiçbir hasar almadığını belirterek, "Buranın halkı da yıllardır bu olaylarla iç içe yaşadıkları için alışmışlar. Yürüyüş olduğu zaman benim işlerim daha çok artıyor. Sigara, içecek gibi ürünlerdeki satışım artıyor. Ben bu olayı gezi olaylarıyla bağdaştırıyorum. Bir nevi siteme karşı yapılan bir olay olarak görüyorum" dedi.

Bol Kepçe isimli lokantada çalışan 25 yaşındaki Elazığlı Mehmet Kaya, "Bu lokanta 1985'den beri var. Daha önceki gösterilerde de hiç bir maddi hasarla karşılaşmadık. Bize de hiç sataşma olmadı. Sadece gösterilerin olduğu gün ve öncesinde işlerimizde durgunluk yaşıyoruz. Son günlerde yapılmaya başlanan kimlik kontrolleri de otonomları çileden çıkarıyor. Otonomları en çok kızdıran olay ise kültür merkezinin satılmak istenmesi" diye konuştu.

Sternschanze'nin en eski Türk esnaflarından Pamukkale Köz Restaurant'ın sahibi Uşaklı Mehmet Yalçın (50), "Biz 26 yıldır aynı yerdeyiz. Aşırı solcularla iç içeyiz ve şimdiye kadar en ufak bir cam kırılmasıyla bile karşılamadık. Ama olaylar bizim ciromuzu çok etkiliyor. Cumartesi günleri yapılan büyük gösterilerde yüzde 70 ciro kaybına uğradık. Devletin bu işi en kısa zamanda çözüme kavuşturmasını istiyoruz" ifadelerinde bulundu.

Semtin en eski esnaflarından bir diğeri olan ve elektronik eşya satan 43 yaşındaki Çankırılı Mustafa Yücel ise, "Biz 1996'dan beri buradayız. Bu bölge aşırı solcuların ve üniversite öğrencilerinin merkezi. Otonomların asıl amacı kültür merkezini sattırmamak ve caddeye marka olan şirketlerin girmesini engellemektir. Onlar, yıllardır alıştıkları bu köhne düzeni devam ettirmek istiyorlar. Onun için de bizim gibi esnaflara hiç zarar vermeden daha çok marka olan dükkanları, yeni gelen dükkanları ve bankaları kendilerine hedef alıyorlar. Bu caddenin yeni ve modern olmasını istemiyorlar. Bizde gösteri yapılan günlerde dükkanımızı erken kapatıyoruz çünkü müşteri gelmiyor" dedi.

Polislerin olay yerine gelmediği sürece taşkınlık olmadığını kaydeden Yücel, "Ama polisler caddeye girince asıl olaylar o zaman büyüyor" şeklinde konuştu.

17 yıldır Rote Flora'nın 50 metre ötesinde çiçekçilik yapan 47 yaşındaki Ankaralı Şenol Gültekin de, "Ben şimdiye kadar yapılan gösterilerden hiç maddi zarar görmedim. Ama yanımızda ve karşımızda olan Amerikan markalı dükkanların camları sürekli kırılıyor. Benim şikayetim sadece gösteri günlerinde çiçek satışlarımız yarı yarıya düşüyor. İnsanlar caddemize gelmeye korkuyor" dedi.

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT

2 Yorum