1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. HAMA Katliamı Unutulmadı
HAMA Katliamı Unutulmadı

HAMA Katliamı Unutulmadı

28 yıl önce bugün Suriye Baas Diktası tarafından başlatılan Hama katliamında can veren 70 bin Müslümanın acısı hâlâ dinmedi.

A+A-

28 yıl önce yerle bir edilen HAMA'da 70 bin Müslüman katledildi

28 yıl önce bugün başlatılan Hama katliamında can veren 70 bin Müslümanın acısı hâlâ dinmedi. Müslüman Kardeşler'in etkin olduğu Hama ile civarındaki kentleri basan Suriye ordusu, Hafız Esad'ın emriyle 21 günde güzelim İslam şehrini adeta yakıp yıktı ve 70 bin Müslümanı katletti. Aradan geçen 28 yıla rağmen kayıp 20 bin kişiden hâlâ bir haber alınamazken, ülkeyi terk eden 800 bin Hamalı ise dünyanın değişik ülkelerinde hâlâ mülteci konumunda. Bugün sayıları 2 milyonu bulan sürgündeki Hamalılar artık ülkelerine dönmek istiyor.

Müslüman Kardeşler üyelerinin Suriye'de güçlenmesinden korkan Hafız Esad yönetiminin 2 Şubat 1982'de Hama başta olmak üzere birçok kente yönelik başlattığı operasyonlarda 21 gün boyunca camiler, kiliseler, hastaneler, okullar ve evler yerle bir edilerek sadece Hama'da 40 bin, diğer şehirlerle beraber tüm Suriye'de toplam 70 bin Müslüman katledildi. Katliamlardan sonra 800 bin Suriyeli ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Mazlumder, hazırladığı Suriye Raporu ile üzerinden 28 yıl geçen Hama katliamına dikkat çekti.  Rapora büyük katkısı olan Mazlumder Yönetim Kurulu üyesi Osman Atalay ile, Hama katliamını ve Suriye'de yaşanan insan hakları ihlallerini konuştuk. Hafız Esad'ın, 1970 yılında Suriye'de iktidarı ele geçirdikten sonra yüzde 10'luk bir Nusayri gücü ile tüm Suriye'yi demir yumrukla yönetmeye başladığını belirten Mazlumder Yönetim Kurulu üyesi Osman Atalay, "Yüzde 90'ı Sünni olan Suriye halkına karşı Baas diktatörlüğü altında oluşturulan baskı rejimi 41 yıldır devam ediyor. Bugün 40 yaşlarında olanlarımız 1982 yılında Suriye'de yaşananları maalesef bilmiyor" dedi. Hakkında çok az şey bilinen, bilinenlerin de unutulmaya yüz tuttuğu tüyler ürpertici Hama katliamının Ortadoğu tarihinin en acımasız katliamlarından biri olarak tarihe geçtiğini vurgulayan Atalay, "Bugün Hama katliamının üzerinden 28 yıl geçti ancak Halepçe'de kimyasal silah kullananlar, Ruanda'da toplu katliam yapanlar, Bosna'da toplu cinayetlerin failleri yıllar sonra da olsa adaletin önüne çıkarılmışken Hama katliamının failleri hakkında hiçbir işlem yapılmadı" diye konuştu.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER'E ÜYE OLMANIN CEZASI HÂLÂ İDAM

Suriye'deki 49 sayılı kanuna göre Müslüman Kardeşler'e üye olanların cezasının "idam" ya da "müebbet hapis" olduğunu hatırlatan Atalay, "O dönem tutuklananların akıbeti 29 yıldır bilinmiyor. Yıllardır mülteci hayatı yaşayan ve ülkelerine dönemeyen Suriyelilerin sayısı ise yaklaşık 2 milyon. Bu insanlar aile, akraba ve yakınları ile asla irtibat kuramıyorlar. Yurt dışında yaşayan Suriyeli ailelerin çocuklarına kimlik dahi verilmiyor. 29 yıldır uluslararası insan hakları örgütlerinin çabalarına Suriye yönetimi maalesef karşılık vermiyor. Suriyeli Müslümanların yurt dışında oluşturduğu Suriye İnsan Hakları Komitesi kayıp 20 bin kişiyi arıyor, bu kişilerin cesetlerinin toplu mezarlardan çıkarılmasını istiyor. Uluslararası gözlemciler, insan hakları örgütleri son 10 yıldır özellikle oğul Beşşar Esad'dan iyimser ve insancıl bir yaklaşım bekliyorlar" şeklinde konuştu.

SURİYE YÖNETİMİ ÇAĞRILARA SESSİZ

Suriye Müslüman Kardeşler Cemaati üyelerinin Beşşar Esad ile defalarca görüştüğünü ifade eden Atalay, "Bu görüşmelerde aldıkları tüm iyi niyet mesajlarına rağmen 10 yıldır bir sonuç alamamanın hayal kırıklığını yaşıyorlar. Türkiye'de MAZLUM DER'in 2010 Suriye raporunda Suriyeli Müslümanların Beşşar Esad ile barışma arzu ve isteklerini dile getirmeleri çok önemli bir aşama oldu. Fakat Suriye yönetimi bir yıldır MAZLUM DER yöneticilerinin arabuluculuğuna cevap vermedi. Türkiye ve Suriye halkları kardeş ve dosttur. Yaşadığımız yüzyılda twitter ve facebook örgütlenmeleri köklü, ani radikal toplumsal ayaklanma ve uyanışın en önemli tetikleyicileri konumuna geldi ve Tunus, Mısır, Cezayir ve Yemen'de insanlar iletişim çağının aletleri ile birbirlerini harekete geçirip sokaklara döküldüler" ifadelerini kullandı.

HAMA'DAKİ TOPLU MEZARLAR AÇILMALI

Hama'da yaşananların unutulmaması gerektiğini belirten Atalay, şunları söyledi: "Muhafazakâr, dindar TV, gazete ve dergilerdeki akademisyen ve köşe yazarları 21. yüzyılda özellikle Suriye'nin stratejik, siyasi ve etnik yapısı nedeniyle kollanan Baas yönetiminin uygulamalarına karşı vicdani ve ahlaki sorumluluğu yerine getirmelidir. İnsanlık suçu işleyenlerin yargılandığı, adalet önüne çıkarıldığı bir dünyada Hama'daki 20 bin kaybın ortaya çıkarılmamasının nasıl bir açıklaması olabilir? Bugün artık İslam Konferansı Teşkilatı, STK'lar ve insan hakları örgütleri Müslüman Hamalıların toplu olarak gömüldüğü mezarların açılma vaktinin geldiğini konuşmalıdır."

SURİYE TUNUS OLMAK İSTEMİYORSA MÜSLÜMAN KARDEŞLER'LE BARIŞMALI

Fransızlar 1946'da bölgeden çekilirken Suriye'yi  yüzde 10'luk azınlık olan Nusayrilere teslim ettiğini belirten Osman Atalay, şu tarihi hakikatlere  dikkat çekti: "Amerika, İngiltere, İsrail ve Rusya hiçbir zaman Esad yönetiminin Suriye halkına yaşattığı zulme ses çıkartmamıştır. Suriye yönetimi içeride 45 yıldır Müslüman Kardeşler'e kan kustururken Arap milliyetçiliği söylemi ile Filistin ve Kudüs davasını kendisine maske yapmıştır. Suriyeli Müslümanların 10 yıldır oğul Beşşar Esad'a uzattıkları zeytin dalı maalesef hep havada kalmıştır. Ortadoğu'da yoksulluk, yolsuzluk ve baskılar altında ezilen yeni nesil, ülkelerinin totaliter yönetimlerine karşı Tunus'u örnek alacağa benziyor. Suriye devleti Müslüman halkı ile barışmalı ve 20 bin kişinin gömüldüğü toplu mezarları açarak halkından özür dilemelidir. Ortadoğu'da 2011-2017 sürprizlere gebe bir dönem olacak. Suriye'nin Türkiye'den alması gereken önemli dersler ve tecrübeler vardır. Hama'yı unutmayalım ve unutturmayalım."

KEMAL GÜMÜŞ / YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT