1. YAZARLAR

  2. Lütfü Oflaz

  3. Halka karşı kaplan, ABD’ye karşı kedi!
Lütfü Oflaz

Lütfü Oflaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Halka karşı kaplan, ABD’ye karşı kedi!

A+A-

- Lütfü Bey; CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum’dan sonra Balyoz davasında tutuklanan generallerin medyadaki destekçileri de, hatta tutuklu generallerin kendileri de, “Meğer ordu kağıttan kaplanmış” diyerek orduyu ağır şekilde eleştirmeye başladılar. Nasıl yorumluyorsunuz bu durumu?

- Bunlar Balyoz, Ergenekon ve benzeri davalardaki tutuklamalara ordu engel olmadığı, gerekirse bu uğurda darbe yapmadığı için “Ordu kağıttan kaplanmış” diyor. Oysa ordunun ne olup ne olmadığını bunların şimdi kızgınlıkla söylediklerine bakarak değil, gerçeğe bakarak sergilemek gerekiyor. Gerçek şu ki, altmış yıldır ABD’ye bağımlı bir orduysanız, gücünüzü de ondan alırsınız. Onun gücü arkanızdaysa kaplansınız, onun gücü arkanızda değilse kağıttan kaplansınız! O “Darbe yap” derse darbe yaparsınız; o “Darbe yapma” derse darbe yapamazsınız. Nitekim ülkemizdeki bütün askeri darbeler ABD’nin izni ve desteği alınarak yapılmadı mı? Mesela ülkemizdeki ilk askeri darbe olan 27 Mayıs darbesini yapanlar, daha ilk açıklamalarının ilk cümlesinde ABD’ye, NATO’ya bağlılıklarını sunmadı mı? Yine örneğin 12 Eylül darbesini ABD yöneticilerinin “Bizim oğlanlar” dediği generaller yapmadı mı? Bunlar kendi halklarına karşı kaplan gibi, ama ABD’ye karşı süt dökmüş kedi gibi! Bu durum güçlerini ABD’den almalarının sonucu değil mi? Nitekim ABD askerleri Türk subaylarının başına çuval geçirip dünyanın gözü önünde ordumuzun onurunu çiğnediğinde, ordumuzun başındaki Genelkurmay Başkanı ABD’ye en küçük bir tepki gösterebildi mi? Oysa mesela ABD askerleri İran subaylarının başına çuval geçirmeye kalkışsaydı, İran Ordusu’nun başındakiler ABD’nin başına gökkubbeyi geçirmezler miydi? İşte, İran Ordusu’nun başındakiler dünya alemin gözü önünde ABD’ye meydan okuyor. Peki Türk Ordusu’nun başındakilerin yapamadığını İran Ordusu’nun başındakiler nasıl yapıyor? Çünkü İran Ordusu ABD’ye bağımlı bir ordu değil. Kendi silahını kendi ürettiği için ABD’ye muhtaç bir ordu da değil. Onun içindir ki İran Ordusu ABD’ye karşı kağıttan kaplan değil, hakiki kaplan. Böyle olmayan bir ordu ise, kendi halkına karşı hakiki kaplan, ABD’ye karşı kağıttan kaplan!

“AİLE BOYU DARBECİ” DEDİRTMESİN PAŞA EŞLERİ!

- Darbe planladıkları gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde tutuklanıp hapse konulan Balyozcu paşaların eşleri, “Koskoca komutanlar tutuklanıp hapse konuluyor; bu olacak şey mi? Artık buna ordunun engel olması gerekiyor” diyerek Genelkurmay Başkanı ile görüştü. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- “Koskoca komutanlar hapse atılıyor; artık buna ordunun engel olması gerekiyor” demek ne demektir? Öncelikle orduyu darbe yapmaya teşvik etmek demektir. Öyle ya, ordu bunu yapmadıkça paşaların tutuklanmasını nasıl engelleyecektir? Darbecilikle suçlanan paşaların eşlerinin darbe teşvikçiliği yapmaları, milleti “Bunlar aile boyu darbeci!” diye düşündürmeyecek midir? Hadi bunu geçelim. Ve şu “koskoca komutanlar hapse atılıyor; bu olacak şey mi” meselesine gelelim. Koskoca komutan olan ne yaparsa yapsın hapse atılmayacak mı? Diyelim ki o koskoca komutan, eşine kızıp onu öldürse, elini kolunu sallayarak dolaşacak mı? Cinayet işleyen o koskoca komutana yargı dokunamayacak mı? Benim deyimimle darbeler de demokrasiye, milli iradeye karşı işlenmiş cinayetlerdir! Cinayetler bazen gerçekleşir; bazen de teşebbüs safhasında önlenir. Demokrasiye, milli iradeye karşı böyle bir cinayet teşebbüsü varsa, yargı devreye girmeyecek midir? İşte şimdi yargının devreye girmesi sonucu bu komutanların hapse girmesi, haklarında demokrasiye, milli iradeye karşı böyle bir cinayet teşebbüsünde bulundukları iddiasının sonucu değil midir? Ayrıca bu komutanların eşlerine şunu da hatırlatmak gerekir. Ülkemizdeki askeri darbeler kendilerine Kemalist, Atatürkçü diyen komutanlar, subaylarca gerçekleştirildi. Askeri darbeler sonucu pek çok insan işkencelerle katledildi; hukuksuz yargılamalarla mahkûm edildi. Liberal Adnan Menderes de, sosyalist Deniz Geçmiş de böylesine hukuksuz yargılamalar sonucu idam edildi. İdam edilmesi için yaşı tutmayanlar, bir gecede yaşları büyütülüp idam sehpasına gönderildi. İdam edilmeyenler de hapislerde çürümeye, ölüme terk edildi. Gerçekler buyken tutuklanan komutan eşlerinin darbe teşvikçiliği yapmaları, bu tür cinayetleri de teşvik etmek değil mi?

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT