1. YAZARLAR

  2. Bekir Çınar

  3. Halk, gazete kapattırabilir mi?
Bekir Çınar

Bekir Çınar

Yazarın Tüm Yazıları >

Halk, gazete kapattırabilir mi?

A+A-

İngiltere'de 168 yıldır yayınlanan ve haftalık 2,8 milyon satan, sadece pazar günleri yayınlanan 'News of the World' (NoW) gazetesinin karıştığı 'izinsiz telefon dinlemeleri'yle ilgili tartışmalar büyüyerek devam ederken, gazete son kez geçtiğimiz pazar günü yayınlandı.

Başka bir ifadeyle toplumun demokratik tepkisi sonucu, gazeteyi çıkaran News International Genel Müdürü James Murdoch, gazeteyi kapatmaya karar verdi.

Tartışmalar alevlense ve toplumun tepkisi hayli artsa da aslında söz konusu gazete ilk defa böyle bir şey yapıyor değil. 2002 yılından beri sürekli belli kişilerin telefonlarını izinsiz olarak dinlediği ve bazılarından 'şantaj' yaparak rüşvet istediği son zamanlarda ortaya dökülmeye başladı sadece.

13 yaşındaki Milly Dowler, 21 Mart 2002 tarihinde kaybolmuştu. Altı ay sonra polis, Milly'nin cesedini bulmuştu. Bu kaybolmanın kamuoyuna duyurulmasından sonra NoW'da özel dedektif olarak çalışan Glenn Mulcaire, kaybolan kızın telefonunu 'izinsiz' olarak dinlemeye başlar. Aile fertleri ve yakınlarının aramaları ve bıraktıkları mesajlar izinsiz olarak dinlenmeye devam eder. Mesajlar daha çok kaybolan kızın bir an önce aile fertleriyle irtibata geçmesine dairdir. Hatta telefonda yeterince mesajlar için yer kalmayınca, önce kaydedilenler dedektif tarafından silinince aile kaybolan kızlarının hayatta olduğunu ve mesajları sildiğini düşünürler. Gerçekte ise Milly hayatta değildir ve bu durum ailenin mevcut duruma ek olarak daha çok acı çekmesine sebep olmuştur. Bu durumun yanı sıra, aile NoW'un yaptığından habersiz, kendilerine söz konusu gazete tarafından yapılan teklifi kabul edip, gazeteye ümitleri hakkında röportaj verirler. Diğer taraftan, kayıtların silinmesi polisin araştırma ve incelemesinin farklı yönlere kaymasına sebep olmuştur. Çünkü polis başlangıçta ulaştığı deliller yerine kaybolan kızın hayatta olduğu düşüncesiyle farklı bir tutum izlerken eldeki diğer delillerin elden uçup gitmesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Gazete bunlarla da yetinmemiş, kayıp kız Milly adına iş başvurusu yaptırıp, gerçek telefon numarasını da verdiriyor. İşveren bir hafta sonra telefonu arayıp mesaj bırakmış. Ek olarak, gazete, Surrey polisine telefonu gizlice dinlediğini de itiraf ediyor. Polis inceleme sonunda telefonun dedektife ait olduğunu ve kızın ailesinin de hedef olduğunu görüyor. Fakat herhangi bir şey yapmıyorlar. Sadece gazetenin işgüzarlığı olarak görüp, kendi işlerini yapmaya devam ediyorlar.

Kasım 2005'te NoW, Prens William'ın dizinden yaralandığını yayınladı. Bunun üzerine, William'ın etrafındakilerden birinin telefonundaki mesajların gizlice alındığı şüphesi ortaya çıktı. Hatta Kraliyet editörü olarak çalışan Clive Goodman hakkında açılan ceza davası sonucu, Kraliyet ailesine ait mesajı izinsiz (bazı kodlar kullanarak) almaktan dolayı 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı şekilde müttefiki Glenn Mulcaire de aynı suçtan 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Temmuz 2009'da Guardian gazetesi, Andy Coulson'un editörlüğü döneminde NoW'un 3000'den fazla politikacı ve sporcunun telefonlarını gizlice dinlediğini haber yaptı. Andy Coulson henüz Başbakan Cameron'un basın danışmanı olmamıştı. Temmuz ayında Parlamento'da Kültür, Media ve Spor Komitesi yaptığı incelemede bir sonuca varamadı. Eylül 2009'da Scotland Yard, Guardian'ın haberinin doğru olduğunu, önemli kişilerin telefonlarının dinlendiğini doğruladı. Bunun üzerine komite, NoW'u kınadı. Şubat 2010'da New York Times, NoW'un sürekli olarak bu işi yaptığını, gazetenin eski muhabirlerinden Sean Hoare'a dayanarak yayınladı. Hoare, BBC'ye telefon ederek Andy Coulson'un kendisinden gizli telefon dinleme işini yapmasını istediğini açıkladı. Bunun üzerine bu defa İçişleri Komisyonu inceleme başlattı.

Gazete 5 Ocak 2011'de editörü Ian Edmondson'un işine 2005-2006 yıllarındaki telefon dinlemeleri iddiasından dolayı son verdi. Bunu, Başbakan David Cameron'un basın danışmanı olan Andy Coulson'un 21 Ocak 2011'de istifası izledi. Daha sonra başbakan, bakanlar, diğer siyasiler ve sporcular polisten NoW'un telefonlarını gizlice dinleyip dinlemediğinin araştırılmasını istediler. Bunun üzerine 23 Haziran'da polis tutuklamalara başladı. En son olarak, 4 Temmuz'da Guardian gazetesinin, NoW'un yukarıda anlatılan telefon dinleme işini yaptığını duyurmasını takiben, başta başbakan olmak üzere hem siyasiler hem de toplumun diğer kesimleri seslerini yükseltmeye başladılar. Bunun üzerine, NoW'un ana şirketinin genel müdürü Rebekah Brooks, özellikle Milly'nin ailesine yapılanların affedilecek nitelikte olmadığını ifade etti. Brooks, gazetenin genel müdürü olmadan önce NoW'un editörüydü. Onun döneminde de telefon dinlemeleri olduğuna dair iddialar var. Buna ek olarak, Guardian gazetesi cuma gününden itibaren eskiden bu gazetede çalışmış editör ve muhabirlerin tutuklanacağını ileri sürdü.

Kamuoyu tepkisini iki yolla gösterdi. Birincisi, söz konusu gazeteyi reklamlarıyla destekleyen büyük firmalar artık reklam vermeyeceklerini ilan ettiler. İkinci olarak, halk maillerle ve sosyal paylaşım siteleri vasıtasıyla NoW'a tepki gösterilmesi gerektiğini herkese duyurdu. Unutmayalım ki, Milly ünlü biri değildi, hemen herkesin başına gelebilecek bir şey olmuştu. Hükümet ve parlamento konunun üzerine gitmeye başladı. Polis incelemelerini derinleştirdi. Sonuçta, mağdur olanlar ya da dinlendiğini düşünenler mahkemelere müracaat etmeye başladı. Bu kadar tepkiye dayanamayan gazete yayınına son vereceğini ve son baskıdaki bütün gelirlerini vakıflara vereceğini, reklam almayacağını, onun yerine reklam yerlerini vakıf reklamlarına ayıracağını duyurdu. Bu, bir bakıma demokratik tepkinin zaferi olarak tarihte yerini alacaktır.

ZAMAN 

YAZIYA YORUM KAT