1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. “Halep’te İnsanlık Ölüyor Be!”
“Halep’te İnsanlık Ölüyor Be!”

“Halep’te İnsanlık Ölüyor Be!”

Abdullah Şanlıdağ, Yeni Akit’teki Halep’le ilgili yazısında şöyle yazmış:

A+A-

“Ey kahpe dünya, 11 Eylül ya da Paris saldırılarında ölen insanlar kadar değeri yok mu Halep’te katledilen çocukların? Bu Rusya mı Esed ile birlikte olup insanları katlederken, Suriye’ye barış getirecek? Acaba o ölen çocuklar, başlarına yağan bombaların neden yağdırıldığını anlayacak yaştalar mı? İnsanlığımız ölüyor be!”

Abdullah Şanlıdağ’ın yazısının tamamı:

AH HALEP AH!

Halep’te insanlık bir kez daha ölüyor. Kahrolası katil Amerika, Rusya ve onların Suriye’deki maşaları Esed, ateşkes anlaşmasında bir kez daha Halep’i kalbinden vurdu.

Halep’ten çok can yakıcı görüntüler geliyor. Beni en çok etkileyen ise, bir ananın üç evladına kendisini siper yapması. Üç yavru, anasına sığınmış, gökten yağan bombalardan kendilerini korumaya çalışıyorlar. Nusayri Esad rejimi ve ona destek verenlerin hava saldırılarında bir hafta içerisinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1000’e ulaştı. Çocukların küçük bedenleri bombaların yıktığı acımasız beton blokları altında eziliyor. Siviller katlediliyor. Şahsen kalbimiz sızlamıyor, her şeyi kanıksar olduk. Suriye’den gelen hiçbir hazin görüntü bizi etkilemiyor artık. Bu beton bloklar ne hissediyor acaba o minik bedenleri acımasızca ezerken? Acaba bizim anlayamayacağımız, duymadığımız bir şekilde ağlıyorlar mı, o minnacık bedenleri ezerken? Yoksa ağlamak için “insan” olmak mı gerekiyor? Ama insanlar da ağlamıyor ki! İnsanlığın kalbi ve yüreği hangi ülkeye göç etti acaba?

Sahi BM denilen örgüt ne işe yarar? Kahpenin dölleri, insanlık ölüyor Suriye’de, sen neredesin? Halep, bizlerin aynaya yansıyan fotoğrafımızdır.

Halep’te yaşanan insanlık trajedisi İslam dünyasının ne kadar dağınık, vurdumduymaz ve acınası durumunu ortaya seriyor. Kendi değerlerinden uzaklaşmış ve küresel güçlerin oyuncağı hâline dönüşmüş olan İslam ülkelerinin kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ve bu yüzden ABD ve Rusya gibi ülkelerin bu sorunu çözmesini beklemeleri acizlikten başka nedir? Orta Doğu bölgesindeki Müslüman ülkelerin, sorunu çözmek için iş birliği yapmak yerine sorunun parçası olmaları kendilerini de yıpratıyor ve zaten etkin olmadıkları dünya politikasında iyice geriye itiyor.

Ey kahpe dünya, 11 Eylül ya da Paris saldırılarında ölen insanlar kadar değeri yok mu Halep’te katledilen çocukların? Bu Rusya mı Esed ile birlikte olup insanları katlederken, Suriye’ye barış getirecek? Acaba o ölen çocuklar, başlarına yağan bombaların neden yağdırıldığını anlayacak yaştalar mı? İnsanlığımız ölüyor be!

Halep’i muhaliflerden almak isteyen Suriye rejimi ve Rusya, sivillerin hayatlarını sürdürmeleri için ihtiyaç duyduğu noktaları bombalıyor. Hastaneler, sivil savunma teşkilatları, ekmek fırınları, su dağıtım tesisleri aralıksız bombalanıyor. Ve insanlık ölüyor.

ABD-RUSYA ATEŞKESİ ÇÖKTÜ

ABD ile Rusya uzun bir müzakere sürecinden sonra 9 Eylül’de Suriye’de ateşkes uygulanması konusunda anlaşmıştı. 12 Eylül’de yürürlüğe giren ateşkes ABD’nin rejime ait güçleri bombalaması ve Rusya ile rejimin Halep’te insani yardım konvoyunu hedef almasından sonra çökmüştü. Şimdi ise büsbütün çöktü.

Ali Nur Kutlu ne güzel söylemiş…

“Ambulans kül rengindeydi. İçinden inen hemşirenin, doktorun beyaz önlüğü yoktu, külden önlükleri vardı.

Enkazı kaldıranlar külden adamlardı. Yangını söndürmeye çalışanlar külden itfaiyecilerdi. Hepsi, aynı renksiz ve duygusuz yüz ifadesiyle çalışıyordu. Kül, onların da ışığını, duygusunu, sesini, rengini kaplamıştı. Küle dönmüş ölülerden farkları, gözlerindeki ve dişlerindeki beyazlığın görünmesiydi sadece. Yoksa onlar da külden bir ölüye dönmüştü. Yaşamakla ölüm arasında çok fark yoktu kül şehrinde. Küçük bir beyazlıktı farklı görülen. Halep, kül şehri. Halep, külden bir şehir, küle dönmüş bir şehir. Halep, külden insanların yaşadığı şehir. Halep, kül olmuş vicdanların şehri. Halep, insanlığın kül rengi. Halep, renksiz, hareketsiz, sessiz. Halep, ıssız, cansız, ışıksız. Külden insan heykelleri Halep, külden evler, külden sokakların şehri Halep. Bir külkedisi hikâyesi değildir bu. Bir masal değildir bu şehir. Ölümün külden rengine bürünenlerin şehridir Halep. İnsanlığın küle döndüğü yerin adıdır Halep.”

YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT