1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. ‘Haleb Kerbelâ Oldu!’ Diye Uyanmak mı?
‘Haleb Kerbelâ Oldu!’ Diye Uyanmak mı?

‘Haleb Kerbelâ Oldu!’ Diye Uyanmak mı?

Selahaddin E. Çakırgil yazısında, 100 kadar İranlı askerin Halep yakınındaki Han Tuman bölgesinde Suriyeli direnişçilerce pusuya düşürüldüğüne dair haberlerin İran'da nasıl görüldüğü üzerine açıklamalarda bulunuyor.

A+A-

Selahaddin E. Çakırgil, İran'ın Suriye politikasına değiniyor:

Önce, şair Ali Emre’nin, ‘Haleb Acısı’ndan birkaç mısra: ‘Yüzükoyun kapandın ya, ortasına dünyanın öyle kan-revân,

Babalar yaka yırtar meydanlarda, analar yüzünü tırnaklar... (...)

Ey Haleb! Ey âteşten libaslarla cellâdlara direnen şehir...

Cennete yürüyenlerle doldu, şarkını gömdüğün topraklar...’

***

Bu yazının başlığındaki ‘Haleb Kerbelâ oldu’ (Haleb, Kerbelâ şod) ibaresi, 9 Mayıs günü, bazı İran gazetelerinin manşetlerinden yansımaydı. Haleb, 5 yıldır yerle bir olurken ve yüz binler katledilir ve milyonlar perişan edilirken; ‘Haleb’in Kerbelâ olduğu’ nitelemesinin, sadece İran resmî makamlarının ‘askerî danışman’ diye isimlendirdiği 100 kadar İranlı askerin Haleb yakınındaki Han Toman bölgesinde pusuya düşürüldüğü haberi üzerine yapılması düşündürücü...

Hz. Huseyn ve 72 yarânının şehid edildiği Kerbelâ ile hiçbir mahiyet benzerliği olmasa bile, bu rakam ile kayıp rakamları arasında bir benzerliğin böyle bir başlığı attırdığı akla geliyor.

Ama tabiatiyle, hiçbir eleştiri yoktu. Çünkü dış siyaseti ‘İnqılab Rehberi’ belirler.

(...)

Yazının devamı için tıklayın >>>