22 Mayıs 2012 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Haksöz Dergisi’nin 242. Sayısı Çıktı!
03.05.2011 16:23

Haksöz Dergisi’nin 242. Sayısı Çıktı!

Haksöz Dergisi’nin Mayıs 2011 tarihli 242. sayısı “Suriye Kanıyor: Katliama Göz Yumma! Katillerden Hesap Sor!” manşetiyle çıktı.

"Kur'an'ın aydınlığına doğru" şiarıyla aylık yayınına devam eden Haksöz Dergisi, 242. sayısında yine çeşitli gelişmeleri analiz eden yazılara yer veriyor.

"Kemalist Vesayet İdeolojisi İle Hesaplaşmayı Seçebiliyor muyuz?" başlığını taşıyan Gündem yazısında, yeni seçimlere ilişkin durulması gereken noktaya dikkat çekiliyor: Taleplerimizi ve beklentilerimizi kimliğimiz belirlemeli!

İslami mücadele ve metot konusunda muhasebe içerikli bir yazı kaleme alan Hamza Türkmen özellikle Ortadoğu ayaklanmaları ve referandum üzerinden yaşanan tartışmaları eksene alarak uygun üslup ve adap ölçüleri içinde gerçekleştirilecek tavsiyeleşmeye ve diyaloga ihtiyaç olduğumuzu belirtiyor.

Suriye ile ilgili tartışmaları ele alan Rıdvan Kaya, "Politik Kaygılarla Gölgelenen Adalet Terazisi ve Vicdan Aynasında Suriye" başlığı altında Suriye'deki Baas iktidarının yapısını, komploculuk, iktidar eksenli ya da İran eksenli düşünme hastalıklarını değerlendiriyor. Murat Özer ise Suriye'de yaşananların arka planını yorumlayarak Müslümanların duyarsızlık ve sessizlik duvarını aşmaları gerektiğini dillendiriyor. Konuyla ilgili uzun süredir Suriye'de bulunan gazeteci Adem Özköse ile yapılan röportaj da Suriye'deki gelişmeleri birinci elden okuma fırsatı sunuyor.

Ortadoğu'daki ayaklanmalara ilişkin dergide çeviri yazılara da yer veriliyor. Eymen el-Amir, ayaklanmalardaki İslamcıların rolünü, Salah Hamid, Irak Kürdistanı'ndaki protestoları, İnci el-Kaşif ise Mısır'da devrim sonrası yaşanan türbe tartışmalarını konu ediniyor. Gazze'de öldürülen İtalyan aktivist Vittorio Arrigoni de dergide iki yazıyla anılıyor: Salih el-Naami ve Remzi Barud, Arrigoni'nin mirasının önemine işaret ediyorlar. Ayrıca Osman Yıldız Fransa-ABD ve İngiltere çekişmesi ekseninde Fildişi Sahili'nde yaşananları yorumluyor.

Bu sayıda Bahadır Kurbanoğlu "Ermeni Meselesi"ne yaklaşım konusunu ele alırken Gülsüm P. Alpay, yoğun sınav ve ders stresiyle küçük yaştaki çocukların hayattaki sorumluluklarının eğitim sistemi ve bizzat kendi velileri eliyle nasıl vahyin anlam alanından kopartıldığına dikkat çekiyor.

Sıkça tekrarlandığı için artık gerçekmiş gibi addedilen bir iddianın, 12 Eylül'ün İslamcıları desteklediği tezinin temelsizliğini ele alan Musa Üzer, 80 sonrası süreçte yaşananlardan hareketle solun çelişkilerini ortaya koyuyor.

Dergide Cengiz Duman, Zülkarneyn kıssasının Kur'an perspektifinden anlaşılmasına ilişkin kıssa analizini devam ettirirken, Fevzi Zülaloğlu'nun kaleminden peygamberlerin verdiği mücadeleler ekseninde bir duaya yer veriliyor.

Dergide ayrıca Diyarbakır'da yapılan "Özgür Üniversiteli Buluşması"nı Tuncay Yerlikaya, Özgür-Der Van Şubesi'nin açılmasına yüklenen anlamı Serdar Bülent Yılmaz, Hülya Şekerci'nin yeni çıkan kitabı "Kur'an-Hayat Ekseninde Mümin Kadın" kitabını Zehra Çomaklı Türkmen ve Bünyamin Doğruer'in kendi şiirlerini seslendirdiği yeni albümü "Ben Hazırım Reis"i M. Garip Tanyıldızı değerlendiriyor.

"Payitahttan" adlı Gülşen Demirkol Özer'in kaleme aldığı eleştirel deneme, ümmetin acılarına ilişkin nemelazımcılığa dikkat çekerken derginin arka kapağında Arrigoni ile ilgili bir çalışmaya yer veriliyor.

HAKSÖZ-HABER

İrtibat: 0212 524 10 28 / 534 58 08

Haksöz Dergisine İnternet Üzerinden Abone Olmak İçin Tıklayın 

YORUMLAR ( Toplam 13 yorum)
Murat Kayacan
Kadın sorununa...
26 Mayıs 2011 Perşembe 19:11
Bismillah,
1. Bu bağlamda Ekin Yayınları tarafından Nisan 2011 tarihnde yayımlanan ve Hülya Şekerci tarafından kaleme alınan Kurani Hayat Ekseninde Mümin Kadın isimli...
(Bu bağlamda Hülya Şekerci tarafından kaleme alınan ve Ekin Yayınları tarafından Nisan 2011 tarihinde yayımlanan Kurani Hayat Ekseninde Mümin Kadın isimli...)

2. Kur'an'dan gösterdiği örneklerle desteklemektedir.
("Kur'an'dan gösterdiği örneklerle ele almaktadır." olmalı çünkü cümlenin üstünde olumsuz durumlardan söz edilmiş.)

3. ...son dönemlerde eleştiriye tabii tutularak,...
(... son dönemlerde eleştiriye tâbi tutularak, ...)

4. Kadınların hemen hemen her konuda...
(Kadınların hemen her konuda...)

5. ..İslam'ın tebliğ davetinin yapıldığı...
(...İslam davetinin yapıldığı...)

6. İlk İslam toplumunda kadınların beş vakit namaz dışında Cuma namazı ve bayram namazlarını kılmak için de...
(İlk İslam toplumunda kadınların beş vakit namaz dahil Cuma ve bayram namazlarını kılmak için de...)

7. ...kadın olsun, erkek olsun yapılan hiçbir amelin Rabbimiz tarafından ...
(...kadın olsun, erkek olsun Müslümanlar tarafından gerçekleştirilen hiçbir amelin Rabbimiz tarafından...)

8. ..boşa çıkarılmayacağının vurgusunu yapmaktadır.
(... boşa çıkarılmayacağı vurgusu yapmaktadır.)

9. ...zina eden kadın ile erkeğin toplumda kaybettiği itibarının aynı olduğunu belirtmektedir.
("...zina eden kadın ile erkeğin toplumda kaybettiği itibarın aynı olduğunu belirtmektedir." Gerçekten toplumda ikisi aynı mıdır?)

10. Müslüman kadının tesettüründen de bahseden yazar, tesettür emrinin hikmetinin kadının toplumsal hayatta Müslüman olarak tanınması ve incitilmemesinden kaynaklandığını belirterek...
(Müslüman olarak tanınmak ve incitilmemek, tesettür emrinin kaynağı mı sonucu mu?)

Dergiye emeği geçenlerin rızkını, cehdini, ahiretteki nimetlerini Allahu Teala bol bol artırsın.
-BİTTİ.
Murat Kayacan
Adam kıl bizi
26 Mayıs 2011 Perşembe 18:36
Bismillah,
1. Lut kıl bizi ey Rabbimiz!
..tüm çevremiz hayasız da olsa...
(... çevremizdekilerin çoğu hayasız da olsa...)

2. ..mürşidi hizmetçisi olurken..
(...mürşidi, hizmetçisi olurken...)

3. Ki, babamızdan devralığımız manevi mirasa sahip çıkıp...
(Ki, Müslüman atalarımızdan devraldığımız sahih dini mirasa sahip çıkıp...)
Muhammed
Dergi
21 Mayıs 2011 Cumartesi 21:25
Dergiyi yeni bitirdim. Emek verenlerden Allah razı olsun. Çeviri yapan isimlerin "kuytu"da kalmaları iyi olmuyor diye düşünüyorum. Gündeme teallük eden yazılar olsun, diğer yazılar olsun güzel çalışmalar olarak duruyor. Yalnız Kur'an çalışmaları biraz daha "dolgun" olabilir mi acaba? Tabi teklif sunanların "kattıkları" da hesaba katılabilir bu arada! Neyse dergiyi derleyen ve sunan kardeşlere tekrar teşekkürler. İnşallah "okuma zahmeti"ne de giriliyordur. Çünkü en ağır ceza savcılardan değil; umursamaz, okumaz, hele de beğenmez kardeşlerden gelir, unutmamalı...
Murat Kayacan
Zülkarneyn Kıssasının...(2)
18 Mayıs 2011 Çarşamba 11:11
Bismillah,
1. GÜNEŞ BATIŞ VE DOĞUŞ TASVİRLERİ (başlığı altında 2. ve 3.'sü aynı paragrafta olan ifadeler)

a) Yani güneşin başttığı yöne ve dağın, tepenin, ovanın, gölün, nehrin, ormanın bulunduğu bir yerde değil,...
b) ...güneş ile kavmin arasında, dağ, tepe, orman ve buna benzer bir sütrenin olmadığı çöl arazısi...
c) Orada güneşin ışığının üzerlerine düşmesine mani olacak ne bir ağaç, ne bir dağ, ne de bir yapı yoktu.
d) ... güneşin doğarken, yerleşik toplum ile arasında dağ-tepe vs. gibi tabii bir sütrenin olmadığı bir manzara ...
Murat Kayacan
Zülkarneyn Kıssasının...(1)
18 Mayıs 2011 Çarşamba 11:03
Bismillah,
1. Sebeb kavramına verilen anlamlardan "menzil ve konak" farklı şeyler mi yoksa birisi Arapça birisi Türkçe mi? Aynı ise tekrarlar azaltılabilir.
2. a. ibn abbas da bunun (sebebin) menzil olduğunu...
b. İbn Abbas ... bu yolun (sebebin) ilim anlamına geldiğini..

3. Sebep=yol mu?

4. Zülkarneyn'in .. bir yönetici -..imparator- olduğu anlaşılmaktadır.
(İmparatorluk iyi bir şey mi?)

5. a) Zülkarneyn'in yöneticiliğinde ... ihtilaf bulunmamaktadır.
b) Zülkarneyn'in bir yönetici olduğu anlaşılmaktadır. (Kesinleştirmenin ardından bir paragraf sonra gelen ihtimal içerikli bir ifade.)

6. Zülkarneyn'le birlikte serdedilen...
(Birbirinin büyük oranda tekrarı olan 2 cümlelik bir paragraf, tek cümleye inebilir.)

7. Süleyman kıssasında, Sebe melikesinin ileri gelenlerle yaptığı şu diyaloga..
(Bu paragrafta Neml 27/34'e atıf var. Ancak ayet meali "(Kralların ülkeleri alt üst etmesi gibi) Bunlar da (Süleyman'ın ordusu da) öyle yapacaklardır." diye bitmesine rağmen, yazıda sadece "Allah'a inanmayanların ordusunun zulmedeceği ifade edilmiş. Halbuki Allahu Teala Süleyman'ın ordusu da dahil Müsümanların ordusundan asla zulüm sadır olmaz gibi bir tenzihe gitmiyor, biz niye gidelim?)

8. a) ..savaş ve kıtal..
b) ...savaş/kıtal...
(Anlam farkı eşitlemeye dönüşmüş.)

9. Kur'an'da Süleyman kıssası anlatılırken onun savaş için gerekli ordularından, savaş aletlerinden, savaş atlarından genişçe bahsedilirken..
(Yoksa özetle mi?)

10. (Mustafa Öztürk'den tenkit etmeksizin nakille) Bazı kıssaların herhangi bir dini-ahlaki mesaj içermediği dahi söylenebilir. Zülkarneyn'le ilgili yorumların içeriğine göz atmak yeterlidir.
(O zaman niye okuyoruz bu kadar bilgiyi? Zülkarneyn'e dair bilgi ansiklopedik ise ibret almayacaksak merak eden gider ansiklopedilerden okur. Ayrıca bu durumda "bu kıssa vakii olsa ne olur ki" Ne de olsak ibretlik bir yönü yokmuş! Rabbinin adını anarak zulmü engelleme çabası değil mi Zülkarneyn'in yaptığı?)
Murat Kayacan
12 Eylül Darbecilerinin...
18 Mayıs 2011 Çarşamba 09:43
Bismillah,
1. Yazı; dergi, kitap, gazete vs. isimlerinin değiştiği ancak "İslamcılık kullanıldı." ifadesinin tekrarlandığı alıntılarla bence uzamış, daha kısa olabilirdi.

2. Neticede İslam'ı bireysel yaşama hapsetmeyen, organize ve kısmi de olsa topulmasl hedefi olan her kesim genel olarak "İslamcı" olarak nitelendirilebilir.
(Bu yaklaşım Yasin Aktay'ın İletişim'den çıkan "İslamcılık" derlemesinde de mevcut ve başkalarının yaptığı güzel işleri "yok saymama" açısından önemli.)

3. Neticede anayasada din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin zorunlu hale getirilmesi büyük oranda Mehmet Kırkıncı grubunun çalışmaların sayesinde gerçekleşir.
(Bu yaklaşım da diğer cemaatlerle ortak yönleri görme ve artırma açısından fevkalade önemli.)
Murat Kayacan
Sınavın Çocuğu..
18 Mayıs 2011 Çarşamba 09:36
Bismillah,
1. ...doğru bir orantı olmadığını nereden bileyim.
(...doğru bir orantı olmadığını nereden bileyim!)

2. Hepimiz ister istemez bir ucundan halkaya dâhil olmuşuz.
(Hepimiz ister istemez bir tarafından halkaya dâhil olmuşuz.)

3. "(...) Söyleyin bana var mı benim gibi ağır işçi dünyada."
((...) Söyleyin bana var mı benim gibi ağır işçi dünyada?")

4. Odunu ya da kömürü zorla temin edilmiş bir sobanın etrafında kümelenmiş kalabalığın arasına modern yaşam seçeneklerinden biri düşmüyor. Hayatı hep tek göz odadan ibaret sanıyor yoksul aile çocukları.
(Niye? TV yok mu evlerinde?)

5. Eğitim sistemi şimdi de çocuklarımızla sınıyor bizi. Seküler kapitalist yaşam tarzlarına yönlendiriyor hepimizi.

(Sınanmadan uzak bir eğitim sistemi kurmamız mümkün mü? İlla sınav sistemi olacaksa, nasıl bir sınav sistemi kurulursa o sistem seküler ve kapitalist yaşam tarzına bizi yönlendirmez?)
Murat Kayacan
"Ermeni Meselesi" ve Müslümanlar
18 Mayıs 2011 Çarşamba 09:29
Bismillah,
Yazının başlığı Müslümanlar ve "Ermeni Meselesi" olsaymış daha iyi olurmuş. Çünkü "Ermeni Meselesi" ifadesine yazının ortalarında rastlayabildim. Bir de -dikkatimden kaçmış olabilir peşinen özür diliyorum- yazıda Başlığa kadar çıkmış Ermeni kelimesi sadece bir yerde mi geçiyor? Öyle ise, usûle fazla yoğunlaşmak esası kaçırmamıza neden olabilir.
Kerem Sözer
mayıs sayısının öne çıkanları
09 Mayıs 2011 Pazartesi 15:18
mayıs sayısının bence en önemli yazısı musa üzer'in "12 eylül ve islamcılık" ilişkisi üzerine kaleme aldığı yazı. ciddi bir emek ürünü. tartışmayı ve tartışmanın zeminin genişletmeyi hak eden değerli bir yazı.

rıdvan abi ve murat özer'in yazılarının ardına eklenen adem özköse röportajı ise suriye konusuna dair aydınlatıcı bilgiler ihtiva ediyor. kafa karışıklığına birebir ilaç mesabesinde.

gülşen demirkol'un "payitahtan" denemesi ise edebiyatın siyasi bir arkaplan ile birleşince ne kadar güzel işler yapabileceğini gösteriyor.

her aileyi saran sınav stresi üzerine kaleme alınan yazı da bu çerçevede güzel bir çerçeveye sahip.

vittorio arrigoni ile ilgili arka kapak ve içeride yer alan her iki çeviri de harika olmuş. tasarımcı ve çeviren arkadaşlara teşekkürler.

velhasıl okumaya, yazmaya devam diyerek selamlıyorum emeği geçenleri.
Rıdvan Kaya
tashih
09 Mayıs 2011 Pazartesi 00:50
Murat Kardeşten Allah razı olsun, dergiyi her sayı sıkı bir tashihten geçiriyor. Bahsettiği konulara dair genelde katılmakla beraber, başörtülülerin meclise girmesini bizim desteklememiz ile iktidar partisinin korkuları arasında büyük bir uçurum var. Buna dikkat çekmek çelişki sayılmasa gerek. Bizim kalkış noktamız farklı.
Murat Kayacan
İslami Mücadele...
08 Mayıs 2011 Pazar 11:55
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
1. Oysa tüm rasullerin mücadelesinde genelleşen metodik örneklik şudur: açık tebliğ...
(Özel şartlarda gizli ya da bire bir tebliği yapılabileceğine dair rasullerden örnek: Nuh peygamber diyor ki: Sonra onları açıktan açığa davet ettim. Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim." (Nuh Suresi 5-9)

2. Seyyid Kutub'un "Yeniden Kur'an Neslini İnşa Etmek" başlıklı stratejik eleştirisi ve değerlendirmesi hala anlaşılıp yeterince tartışılmış, müfredat düzeyinde istişari bir müzakereye tabi tutulmuş değildir.
1967'den bu yana 44 yıl geçti. Bu kadar sürede Türkiyeli Müslümanlar hala "Yeniden Kur'an Neslini İnşa Etmek" projesini anlayamadılarsa en azından başka ülkelerdeki Müslümanlar anlamış olabilirler. Bu eksik çevirilerle giderilebilir. Ancak ümmet onun şehadetinin ardından bu kadar süre geçmiş olmasına rağmen onu anlayamadıysa ve bu önemli bir eksiklikse ya bekleyeceğiz ve dua edeceğiz böyle bir nesil gelsin diye, ya da bunu beceremediğimizi kabul edip "başka bir hayırlı işe" yöneleceğiz.
Daha önce ifade etmiştim yine ifade etmek istiyorum. Söylem olarak "Kur'an Nesli" ifadesinin günümüzde Türkiyeli Müslümanlar arasında -az sayıda Müslüman hariç- bir karşılığı yok. Zaten bu kavramın içi doldurulurken "sahabeden güzel örneklerden seçmeler" aktırılıyor. Aynı çaba "Sahabe örnekliği" vurgusuyla yapılırsa daha fazla kabul görür.
Murat Kayacan
Kemalist Vesayet...
08 Mayıs 2011 Pazar 09:05
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
1. "Çocuklarımız, gençlerimiz Matematik, Coğrafya, İngilizce derslerinde bile yoğun bir ideolojik propagandaya maruz kalmaktadır."
(Anadolu İngilizce 9. sınıf kitabında (Student Book) 20. ünitede hurafeler konusu işleniyor ve hurafe şöyle tanımlanıyor: "Supersitition: a belief that cannot be explained by science" Yani bilimin açıklayamadığı İslam da dahil tüm inançlar hurafe kabul ediliyor, skandal bir cümle. Dolaylı olarak bu skandal cümleyi Vakit ve haber7'ye de bildirdim ne kadar dikkate alırlar bilmiyorum.)

2. (Eğitimin 13 yıla çıkarılmasıyla ilgili olarak)
eğitimin yaşını yükseltmek... (zorunlu eğitim süresini uzatmak...)

3. Bir kere daha vurgulayalım! Başörtüsünü Rabbe kulluğun bir yansıması ve İslami kimliğin bir şiarı olarak algılayan ve taşıyan hiçbir Müslümanın cahili sisteme biat etmesini doğru bulmayız, Meclis kürsüsüne çıkıp tağut üzerine yemin etmesini caiz görmeyiz.
(Bu durumda onların meclise girmelerini yasaklayanlar, aday göstermeyenler İslam'ı referans almamış olsalar bile onları kötülükten alıkoymuş olmazlar mı?)
Murat Kayacan
Taşlaşmış Yapılar...
08 Mayıs 2011 Pazar 08:52
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
Yazıda "Seçimlerin bu taşlaşmış yapıyı değiştirme ihtimali var mı? Hayır! zaten böyle bir niyet de söz konusu değil." denilmekte.
Ümmetin en az zarar görerek değişimi sağlamasının yolunun seçimler olduğunu düşünüyorum. Yöntem olarak seçimleri merkeze alan Müslümanlar için de "değişmesi gerekenleri 'gündeme getirmeyerek/sulandırarak' değişime katkıda bulundukları hüsn-ü zannı" beslenebilir.
KARİKATÜR
PANO


Haksoz haksöz