

Haksöz Dergisi 243. (Haziran 2011) Sayısı...
"Kur'an'ın aydınlığına doğru" şiarıyla aylık yayınını sürdüren Haksöz, bu sayıda da çeşitli gündemleri analize tabi tutuyor. Kürt sorununun kapağa taşındığı bu sayıda "Şiddet Politikaları Çözümsüzlüğü Derinleştiriyor!" manşetiyle TSK operasyonlarının da PKK yanlılarının şiddetinin de çözümsüzlüğü beslediği vurgusunda bulunuluyor.
"Milliyetçilik Bataklığında Kürt Sorununa Çözüm Aramak" başlıklı Gündem yazısında gerek devletin milliyetçi yaklaşımının gerekse Kürt ulusal hareketinin faşizan yapısının sorunu derinleştirdiğini vurgu yapılıyor. Bu bağlamda Murat Koç "PKK'nin Hegemonya Arayışı ve Müslümanlar" başlıklı yazısında bölgedeki son gelişmeleri PKK ve Mustazaf-Der gerilimini ve şiddetin dilini ele alıyor.
12 Haziran Seçimlerine doğru seçim öncesi ilginç ittifak/dayanışma örneklerini irdeleyen Hasan Soylu, yozlaşma manzaralarına da dikkat çekiyor.
Libya'yı yakından tanıyan Lokman Doğmuş, "Libya'da Kaddafi'nin Bitişine Doğru" başlıklı yazısında Libya'daki son durumu analize tabi tutuyor. Bülent Şahin Erdeğer ise Mısır'da devrim sonrası Kıptilerle yaşanan çatışmalara ve Selefilerde yaşanan değişime ışık tutuyor. Murat Kayacan'ın çevirdiği Carsten Wieland'ın yazısında ise Suriye'deki gelişmelerin arka planı ve muhtemel gelecek öngörüsü yer alıyor.
Usame Bin Ladin'i "Bir Cihad Erinin Ardından" başlığıyla kaleme alan Murat Özer, Ladin'in verdiği mesajlara dikkat çekiyor.
Ekin Yayınları tarafından yayınlanmaya başlanan Menâr Tefsiri'ni "Yeniden Islah ve İnşa Faaliyetlerinin Temel Tefsiri" olarak niteleyen Hamza Türkmen irdeliyor.
"Kişilik ve Kimlik Üzerine" başlıklı yazısında Ramazan Yazçiçek psikolojik tahliller üzerinden İslami şahsiyet ve kimlik tespitlerinde bulunuyor.
"Sosyalist Modelin Çöküşü ve Sol Sapmalar" başlıklı makalesinde Murat Aydoğdu Marksizm'in temellerini, tartışmaları ve ayrışmaları, Türkiye'deki sosyalist hareket, hata ve sapmaları irdeliyor.
Bu sayıda Esmâu'l Husnâ ile ilgili bir tartışmaya yer veriliyor. Hüseyin Aykan, kaleme aldığı yazısında Esmâu'l Husnâ'nın tertip ve tasnifiyle ilgili mevcut olan sorunun giderilmesine ilişkin önerilerini sunuyor. Cengiz Duman, Zülkarneyn yazı dizisinin son bölümünde kıssadan alınacak mesajları irdeliyor.
Bilge Adamlar dergisinin son sayısında yer alan "Kürt Sorunu" dosyasının Haşim Ay tarafından değerlendirildiği dergide Süleyman Ceran da Sinan Çetin'in yönettiği "Kâğıt" filmini analiz ediyor.
Derginin arka kapağı ise Mavi Marmara şehitlerine ayrılmış.
Ayrıca bu sayıda yapım ve yönetimini Kevser Çakır ve Tülay Gökçimen'in üstlendiği "SÜRGÜN" adlı belgesel dergi okuyucularına CD olarak hediye ediliyor.
HAKSÖZ-HABER
İrtibat: 0212 524 10 28 / 534 58 08
Haksöz Dergisine İnternet Üzerinden Abone Olmak İçin Tıklayın

1) Allahu Teala'nın fiillerinden isim türetmenin riskinin anlatıldığı paragrafta (s. 64) "Buradaki Allah'ın fiilinden 'Makir' (tuzak kuran)ismi türetiliyor, denilmekte.
وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ ۖ
(Ali İmran, 3: 54) Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. Yani Kur'an'da lafzen mevcut Allahu Teala'nın "tuzak kurucu" olduğu değil mi?)
2) Allah ne zamanda ne mekandadır. (s. 66)
O'nun mekansız oluşu akli midir nakli midir? İlki ise "Allahu Teala'nın kendisini vasfetmediği bir şey ile vasfetmenin tehlikesine dikkat çekilen yazıda bu iddianın en azından nakille destekli ispatı ortaya konmalıydı, diye düşünüyorum. Nakli ise onu da bilmek isterim.)
3) Varlık Allah'ın tecellisinden ibarettir.
(Buna akli ya da nakli delil var mı? Allahu Teala dağa tecelli edince dağ dayanamadı, diğer varlıklar ondan daha mı sağlam ki, hepsi tecelliye dayanıyor?)
1) ...sadece naslardan seçilmesine (tevkifilik)...
(Bu tanım kelimenin ilk geçtiği yerde olsaydı, iyi olurdu.
2) ... Allah'ın naslarda bulunmayan muhtelif kavramlarla adlandırıldığı görülmektedir. kanaatimize göre dil, üslup ve muhteva bakımından yetersizlik ve küçümseme ifade etmeyen, İslam'ın çizdiği uluhiyet anlayışıyla bağdaşabilen kavramlarla Allah'ı adlandırıp nitelemekte herhangi bir sakınca olmasa gerektir. (s. 58)
Alemmlerin rabbi olan Allah'a kendi isminin dışında isim takmak O'nu tanımlama olabileceğinden, O'nu kedisini Kur'an'da tanıttığı gibi tanımalıyız. Zira Allah kendi verdiği isimlerle anılmak ister. (...) ayetlerde bizim o'nu kenisine Kur'an'da verdiği ismilerle anmamızın gereği hatırlatılıyor. Fakat asla O'na isim takarak değil, denmek isteniyor. (s. 60)
Zatına nispet etmediği kayıtlı fiili biz nasıl O'nun zatına nispet edebiliriz? (s. 60
(Yazıda mevcut bu üç aktarım nasıl telif edilebilir?)
3) Mekke'de/Medine'de İnen İsimler
(Mekke'de/Medine'de İnen Surelerdeki İsimler)
4) Şüphesiz alemlerin yegane rabbi Allah'ın sıfıtları ve bu sıfatlardan (...) Çünkü isimleri kendi yatağından ayırıyıyor, bir tasnif yapıyorsunuz.
(Sıfatları anlatan bir paragrafın sondan ikinci cümlesinde "çünkü isimleri" ifadesi yer alıyor acaba doğrusu "çünkü sıfatları" mıydı?) (s. 63)
5) İşte bu bütünlük dahilinde Yüce Allah'ın vasıflarının Kur'an'ın ..
(Paragraf girişi bu cümle, dolayısıyla hangi bütünlük kastediliyor?)
6) Fakat Allah birçok fiillerini kendisine...
(Fakat Allah birçok fiilini kendisine...)
7) "..."(Araf, 7/156) Fakat azabı ancak hak edenlere, azabı istemiş olanlaradır. (s. 64)
a)("..."(Araf, 7/156). Yani Allah'ın azabı ancak hak edenlere ve azabı istemiş olanlaradır.)
b)(Ayet ile ilgili açıklamanın tümü parantez içinde olunca ayet bir anlamda açıklamasız olarak yazıya konmuş oluyor.)
8) Bu bir sünnetullah yasasıdır.
(sünetullah yasası?)
1) (Aynı paragraftan "tek cümleye inmesi mümkün" iki cümle s. 56)
Allah, uluhiyetin özel ismidir. Allah adı bütün güzel isimleri ve anlamlarını içine alır. (...) Allah lafzı uluhiyetin bütün isim ve sıfatlarını içinde toplayan bir isimdir.
2) El-esmau'l-hüsna "el-esma" ile "el-hüsna" terkibinden oluşmuştur.
(El-esmau'l-hüsna "el-esma" ile "el-hüsna" kelimelerinden oluşmuştur.)
3) Rabbimiz kendini (uluhiyetini) yine kendi kitabında tanıtmıştır. (s. 56); O kendini kitabında tanıttığı gibidir. (s. 59)
(Başka hangi kitabında tanıtabilirdi/tanıtırdı?)
4) Burada dikkate edilirse "Allah'a o güzel isimleri ile dua edin." denilmiştir.
a) (Yazının girişindeki ayete dikkate edilirse "O'na (Allah'a) o güzel isimleri ile dua edin." denilmiştir.)
b) (Burada, dediğimizde hemen üst paragraf aklımıza gelir ama aktarılan ayet bölümü yazının girişinde ve ayet lafzında da bir farklılık olmuş.)
5) Allah'ın isimlerinin tevkifi olup olmadığı tartışması İslam tarihi boyunca tartışılan bir konudur.
(Tevkifi ne demek okura dipnotta bilgi verilseydi iyi olurdu. Tartışmanın tartışılan bir konu olması?)
6) Allah'ı naslarda yer almayan kavramlarla nitelemenin...
(Allah'ı naslarda yer almayan sıfatlarla nitelemenin...)
7) Söz konusu münakaşaların Cehmiyye ve Mutezile gibi kelam ekollerinin ortaya çıkışından sonra daha ciddi bir tartışma gündemi oluşturduğu...
(münakaşaların tartışma gündemi oluşturması?)
8) Genellikle Ehl-i Hadis ulemasının teşkil ettiği akaid metodunun muhafazakar temsilcileri...
(Bu bağlamda muhafazakar ne demek?)
9) Cumhura göre, İslam dininin telkin ettiği Yüce Yaratıcı'nın en özel adı, büyük bir ihtimalle herhangi bir kelimeden türememiş (camid) olan ve bir sözlük anlamı taşımayan "Allah" lafzıdır.
(Gerçekten cumhur böyle mi düşünüyor? İslam Ansikl. "Allah" md. yazarı Bekir Topaloğlu, bu kelimenin nasıl ortaya çıktığı konusundaki görüşleri aktardıktan sonra ağırılklı görüşün onun ilah kelimesinden türediğidir, diyor.
1) 9-Sosyalist model bütün Batı kültüründe olduğu gibi ayrıştırıcıdır, azınlıklara verilen belirli hakları bile onları coğrafi sınırlara ayırarak verir. (s. 48)
(Bu "sosyalizmin olmazsa olmaz" şartı mıdır? Pratikte böyle olması delil ise benzer itirazlar İslam dünyası için de söylenebilir.)
2) 1980 öncesi sosyalist hareket, karşısına sürekli sağ siyasi partileri almış, darbe sonrasında figür karşıtı olmadığından mücadelesini sürdürememiştir. (s. 53)
(figür karşıtı?)
3) Doğrudan saldırgan bir suç değil...
(saldırgan suç?)
4) Bu mustazaf ve mazlum kesime karşı; bir zikr/hatırlatma bir beyan/açıklama, bir nezir/nezaret etme, uyandırma, bir beşir/müjde olması gereken mesaj müstekbir ve zalime yönelik olması gereken adavet/düşmanlık ve sonuçta onlara yabancılaşma Ortodoks sol'un düştüğü hatayı tekrardır.
(Bu cümleyi anlamadım. Ayrıca bu bağlamda kesme işaretleriyle eş anlamlı kelimelerin verilmesinde nasıl bir fayda var?)
5) Ama bu direniş hareketlerinin çatışma kültürü üzerinde ve soyutlanarak süren mücadelesi...
(neyden soyutlanarak?)
6)... işbirlikçi de olmayan, acilci de olmayan süreç kuvvetle muhtemeldir.
(işbirlikçi ve acilci süreç?)
7) Batı toplum modeli, oluşumu itibarı ile zaafları olan bir tecrübedir.
(Hangi toplum modeli zaaftan uzak?)
8) 4- Toplumsal yaşantı çelişkilerle doludur.
(4- Toplumsal yaşam çelişkilerle doludur. Yaşantı anlıktır ya da kısa sürelidir.)
9) 6-"Marks, Asya Tipi Üretim tarzı olarak sınıflamaya çalıştığı yapıyı bir çeşit komünal yapı olarak tanımlaması bunu değiştirmez."
(6- "Marks'ın...")
1. Fakat akıl ve vicda sahibi düşmanları da onu takdir etmekteler. (s. 30)
(Müslümanlarla birlikte akıl ve vicda sahibi düşmanları da onu takdir etmekteler.)
2. ...politik sayılacak güzel bir Arapça konuşuyor,...
(Politik Arapça?)
1. Tarih, İhvan'ın yönetiminin başarılı olduğunu gösterdi. (s. 17)
(Tarih, İhvan'ın yönteminin başarılı olduğunu gösterdi.)
2. 7 Mayıs'ta İslam'ı seçmesine rağmen rahip eşi tarafından kilisede esir tutulduğu iddia edilen kadını "kurtarmak" isteyen Mısırlı Selefi grup,... (s. 17)
(Sonraki paragraf) ... Benzeri görüntüler bu kez başkent Kahire'de yaşanıyor. Sebep ise Müslümanlığa geçtiği iddia edilen bir kadının Hıristiyanlar tarafından esir tutulduğu iddiası.
(İkisi ayrı olaylar mı?)
1. ...bir oligarşi tarafından idare edilmekteydi. Üstelik petrolden kazanılan bu paraları... (s. 13)
(...bir oligarşi tarafından idare edilmekteydi ve petrolden kazanılan bu paraları...)
2. Şa'biyelerin oligarşik yapıların elinde olması...
(Şa'biye ne demek?)
3. Kaddafi'nin göstermek istediği ile gerçekler her zaman farklı olmuştur. (s. 14)
(Kaddafi'nin göstermek istediği ile gerçekler çoğu zaman farklı olmuştur.)









