22 Mayıs 2012 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Haklı Dava Zalimin Himayesine mi Kaldı?
17 Şubat 2012 Cuma 04:47

Haklı Dava Zalimin Himayesine mi Kaldı?

Kimse yaptığı zulme veya çıkar hesapları için bir zulmü destekleme politikasına Filistin ve Kudüs'e sahip çıktığı iddiasını gerekçe gösteremez.

Ahmet VAROL, Baas rejimini Filistin ve direniş üzerinden savunanlara cevap veriyor:

Haklı Dava Zalimin Himayesine mi Kaldı?

Kendi siyasi hesapları için Suriye'deki katil Baas rejimine arka çıkanların ve onun insanlık dışı zulmünün üstünü örtmeye çalışanların bu tutumlarına Filistin davasını gerekçe göstermeleri gerçekçi değildir. Çünkü; Birinci olarak: Kudüs ve Filistin davası adil ve haklı bir davadır. İnsanların hak ve özgürlüklerini gasp ederek saltanatını sürdüren bir rejimi meşrulaştırmak için haklı davayı gerekçe olarak kullanamazsınız. Böyle bir iddia adil ve haklı davanın dayanak teşkil etmesi değil çirkin bir şekilde istismar edilmesi anlamına gelir.

İkinci olarak: Bizim açımızdan Filistin'de zulme uğrayanların canları ve hakları önem taşıdığı gibi Suriye'de zulme uğrayanların canları ve hakları da aynı şekilde önem taşıyor. Bir taraftakilerin canlarını ve haklarını himaye etme iddiasıyla öbür taraftakilerin korkunç bir şekilde katledilmelerine, haklarının gasp edilmesine göz yumamayız. Zulme Filistin'de karşı çıktığımız kadar Suriye'de de karşı çıkmamız gerekir.

Üçüncü olarak: İnsana, insanın hak ve özgürlüklerine saygı duymayan, bu konuda hiçbir ölçü tanımayan, kendi sultasını ve hâkimiyetini korumak için vahşette sınır tanımayan bir zulmü nerede olursa olsun karşımıza almalıyız. Dolayısıyla siyonist zulme karşı çıktığımız gibi Baas zulmüne de karşı çıkmalı, mazlumların yanında yer almalıyız. Siyonist zulme karşı çıktığını iddia edip de "benim zalimim iyidir!" anlayışıyla Baas zulmüne destek vermeyi izah etmek mümkün değildir.

Dördüncü olarak: Filistin davasının birinci derecede temsilcileri siyonist zulümle bire bir karşı karşıya olan, o zulme karşı direnişi sürdüren Filistinlilerdir. Onlar her hafta Suriye'deki zulme karşı tepkilerini ortaya koyarken ve hak mücadelesi verenlere destek olurken başkalarının, tamamen kendi çıkar hesaplarına dayalı politikalarında Baas rejiminin siyonist rejime karşı Filistinlilere kalkan olduğu gerekçesini kullanmaları ancak bir istismar olabilir.

Beşinci olarak: Baas rejimi siyonist işgale karşı gerçek anlamda bir kalkan olsaydı tanklarını ve füzelerini kendi halkına değil siyonist işgalcilere çevirmesi gerekirdi. Eğer bunu başarsaydı, Suriye halkına da siyasi özgürlüğünü verseydi bu halkı karşısında değil arkasında bulacaktı. O zaman belki iktidarını da daha güvenli ve istikrarlı bir şekilde sürdürebilirdi. Ama 1967'den beri işgal edilen topraklarını kurtarmak için işgalcilerin üzerine bir taş atmazken bugün Humus halkı üzerine dakikada iki füze fırlatıyor.

Altıncı olarak: Hiç kimse bugünkü Baas diktasının Filistin'e kalkan olduğunu, bu dikta rejiminden kurtulup özgürlüğüne kavuştuktan sonra kendi yönetimini kuracak Suriye halkının ise ihanet edeceğini ileri süremez. Tam aksine biz özgür Suriye halkının Filistin davası konusunda çok daha duyarlı olacağına, Filistin halkının özgürlük mücadelesine destekte büyük fedakârlıkları göze alacağına inanıyoruz. Çünkü genelde Arap toplumunun özelde Suriye halkının Filistin davası konusundaki duyarlılığı biliniyor. Hatta Arap baharını tetikleyen etkenler arasında mevcut Arap yönetimlerinin Filistin ve Kudüs davasına duyarsızlığının yer aldığı muhtelif yorumlarda dile getirilmiştir. Zaten siyonist işgalin mevcut Baas rejiminin geleceğiyle ilgili endişesi de bu yüzdendir. Çünkü Mısır diktasının devrilmesi sebebiyle oluşan güvenlik sorununa bu kez Suriye'nin ekleneceğinden korkuyor. Ayrıca Filistin direnişine Suriye'nin lojistik desteğinin daha sistemli ve geniş çaplı olabileceği endişesi var.

Yedinci olarak: Kudüs ve Filistin davası ümmetin, tüm Müslümanların ortak davasıdır. Kimse yaptığı zulme veya çıkar hesapları için bir zulmü destekleme politikasına bu vesileyle Filistin ve Kudüs'e sahip çıktığı iddiasını gerekçe gösteremez. Eğer, ümmetin adil, haklı ve meşru davasına sahip çıkma sorumluluğu, yine bizim insanlarımızı hunharca katleden bir zalim rejime bırakılmışsa, ona "sen şu davaya kalkan görevi gör, karşılığında da kendi insanlarını keyfine göre öldür" deniyorsa bu tüm ümmetin büyük bir ayıbı, kara lekesidir. Bu kara lekeden bir an önce kurtulması gerekir.

YENİ AKİT

YORUMLAR ( Toplam 15 yorum)
Ali Murtaza
El-Cevap
19 Şubat 2012 Pazar 17:33
1. Birçok Arap ve İslam ülkesinin yapmadığını yaparak mazlum Filistin halkına sahip çıkan ve İSrail'e karşı koyan bir lider hakkın safında ve adil sayılmaz mı

2. Suriyede zulme uğrayan halk kimin zulmüne maruz kalmıştır. İsrail ve ABD destekli tekfirci gurupların mı mazlum Filistin halkına sahip çıkan Suriye devletinin mi?Kim zalim ve kim mazlum buna Arap birliğinin gönderdiği heyet bile halka yönelik şiddetin devlete karşı gelen guruplar tarafından yapıldığını yerinde görüp ifade etmelerine rağmen bu konuda kimin kimi vurduğunu oturduğumuz yerden nasıl karar vereceğiz.

3. Acaba hilafeti döneminde Muaviye ve Tekfirci Haricilerle savaşan İmam Ali için de (ki Muaviye ve Haricilerin saflarında olanlar da güya Müslüman idiler) kendi yönetimini ayakta tutmak için zulme ve kıtala başvuran bir lider gözüyle mi bakıyorsunuz. Kendi devletini (hele ABD ve İsrail'in yıkılmasını dört gözle baklediği) bir yönetimin kendini ve halkını savunmaya hakkı yokmudur?

4. İşgal altındaki Filistin topraklarında Suriye aleyhine yürüyüş yapıldığını söyleyen sizler acaba bunların İSrail'e karşı mücadele veren mazlum Filistinliler mi yoksa İsraille barışık olan ve İsrail hegemonyasını kabullenmiş olan Elfetih taraftarları olduğuna bakmadan bu yürüyüşlerden yola çıkarak mal bulmuş mağribi gibi kendinizi haklı çıkarma fırsatçılığı değil midir?

5. Esad'ın kendi halkıyla arasındaki siyasi mülahazalar onun kendi iç meslesi olduğu halde ülkesinde İsrail destekli üç beş bin tekfirci gurubun çıkardığı bir isyanı bastırmak için verdiği uğraşları BATILI ülklerin kendi tabirleriyle (silahı kendi halkına doğrultmak tabiri hem ABD'nin ve hem İsrail'in Lübnan ve Filistin'de çok kullandıkları bir argümandır) ifade etmeyi kendinize yakıştırabiliyor musunuz??

6. Kesinlikle Batılıların ülkeyi üç beş bin tekfirciye bırakacağını hayal etmeyiniz. ABD bunları kullandıktan sonra yurt dışında kurdurmuş olduğu konseyleri demokratik hilelerle işbaşına getirecek ve ortadoğuda yeni bir İsrail yandaşı rejim ortaya çıkmış olacak ve Suriye halkı Beşşar yönetimini mumla arayacaktır....

***

EDİTÖR: Ali Murtaza bey, iddialarınız zaten yeterince cevaplanmıştır, tekrar etmeyeceğiz. Ancak "mal bulmuş..." şeklinde yakışıksız bir şekilde itham ettiğiniz 4. maddeyle ilgili bariz hatanıza dikkat çekmek isteriz. Kudüs işgali altında yaşayan Filistinlilerin hareketinin adı 1948 Toprakları İslami Hareketi'dir. Ve bunlar HAMAS'ın Kudüs kolu olarak da bilinirler. Başlarında da muhtemelen sizin de tanıdığınız ŞEYH Raid SALAH ve Kemal HATİB gibi isimler var. Aşağıdaki linklerde onların yaptığı eylemleri görebilirsiniz. Gazze'de yapılan ve Türkiye'deki HAMAS destekçilerinin Suriye eylemlerine verdiği desteği de hatırlatmak isteriz. Ayrıca Suriye'den ayrılabilen HAMAS mensuplarıyla iletişime geçmenizi öneririz. Buyrun bu linkleri inceleyiniz:

http://www.haksozhaber.net/kudus-muhafizlari-suriyeye-nasil-bakiyor-video-ozel-27282h.htm

http://www.haksozhaber.net/kuduste-suriye-direnisine-destek-eylemi-video-27052h.htm

Murat Burtaş
Çarpıtma lobisi iş başında!
18 Şubat 2012 Cumartesi 21:54
Okudukları cümleyi zalimce çarpıtmaktan geri durmayan Müslümanlardan Allah'a sığınırım..

İçi boş ve ahlaki değerlerden oldukça uzak manipülasyonlarınızın sizi paklamayacağını bilmelisiniz..

Allah benim neyi murat ettiğimi bilir..Siz anlamazlıktan gelseniz ne yazar..

Sözlerimizi anlamak istediğiniz anlamda anlamakta oldukça mahirsiniz..

Keşke HAK ile Batıl'ı idrak etmekte de bu kadar marifetli olsaydınız..

Tüm haberleriniz çürük çıktı..

Dezenformasyon girişimleriniz işe yaramadı, elinizde patladı...

Türkiye'deki Tevhidi ve Vasat Müslümanların Sahte VAHDETÇİ KULVARLARDA GEZİNMEDİĞİ GÖRDÜKÇE KAFA KONFORUNUZ BOZULABİLİR...

Adil Şahitlik misyonunu kuşanan-kuşatan Müslümanların duruşları sizi panikletti...

Sizin beylik laflarla efelenmeniz karşısında geri adım atmayacağız...

Sizi Zalim Müttefikleriniz ile başbaşa bırakıyoruz...

Kurtlar sofrasında kanı akıtılan Mustaz'afların istikbalini zehir edenlerle birlikte oturmanız sizi asla kurtaramayacak...

Mezhebi Körlük, ideolojik bağnazlık, siyasi şaşkınlık, stratejik bulanıklık ve Vicdani yozlaşma sizi alabildiğine kuşatıp tarumar etmiş...

Sadece yazmak için yazmaya başlamışsınız...

Ancak bunu bilin ki bizim safımız oldukça nettir...

Suriye'li Kardeşimin kanı akıtılırken bakar kör kalanlar, bacımın namusu çiğnenirken sus pus kesilenler, Çocuklar ve bebekler parçalanırken üç maymunları oynayanlar ve gençlerimiz bir bir yere düşerken çıtları çıkmayan koca koca adamlar bizden uzak olsun...

Sahi ne olduda Yezid'i alkışlar hale geldiniz?..

Amerika ve Nato Suriye'ye girme gücünü kendilerinde bulmazken sizin Amerikacılık ve Natoculuk oyunlarınız ne zamana kadar sürecek?..

Bunu bilinki siz kaçsanızda Suriye'li Müslümanlar Amerika ve Nato'ya memleketlerini satmayacaklar...

Bunu açık açık haykırıyorlar...

Şu linke bir bakında Humus'un aslanlarının Amerikaya ve TÜRKİYE'ye güvenmediklerini haykırıp umudumuz yalnızca Allahtır dediklerini ve FETH suresini onbinlerin hep bir ağızdan okuduklarını görün..

http://www.youtube.com/watch?v=fCozYdEMcs8&feature=share

Bu
Ammar
Sizin bedeliniz ne
18 Şubat 2012 Cumartesi 20:44
Editör Notu: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
turgut
Suriye muhalefeti haklımı
18 Şubat 2012 Cumartesi 11:51
Hama katiamını yapanlar bu gün suriye muhalefitinin başındadır.
O zaman sormak gerekir suriye halkını savunmak suriye halkını
zamanında katleden mıhalefetemi düştü.
ali osman
irandan da şüphe etmeli muhalefetten de
18 Şubat 2012 Cumartesi 11:08
esad yönetimine karşı var olan tepkilerimiz birileri tarafından istismar ediliyor. biz esada karşıyız. devrilsin istiyoruz. kendisinden daha zalim olan babasının da devrilmesini istediğimiz gibi. ama şunu da sormak istiyoruz. muhalefetin lideri olduğu iddiasındakiler kim? eğer başa gelecek kişiler esaddan daha zalimse biz onlara neden destek vermek zorundayız? muhalefetin liderlerine destek olmaya çalışmaktansa suriye halkının daha aklı başında bir muhalefet oluşturmasına neden destek vermiyoruz? şaibeli bir liderliğin arkasında durmak zorunda mıyız? bazı yazar arkadaşlar bunu sorgulayamayacağımızı yazıp duruyorlar. ben de soruyorum niye? suriye muhalefetinin liderliği iddiasında olanlar bu hakkı nerden alıyor? onlar irandan daha mı temiz?
useme
abd ve natoyla mülümanlar ne zamandan beri aynı safta yer aldı.
18 Şubat 2012 Cumartesi 10:36
abd ve natoyu anlamak mümkün suriye karşı çünkü suriye abd nato ve avrupa zalim devletlerine karşı. Dünyanın hiç bir yanında görmedik amerika bırakın müslümanların, insanlık adına
bir iş yapsın şimdi nasıl olduda suriye olayında suriyeli muhaliflerle aynı amaç için bir araya gelsin veya suriye halkının menfaatlerini düşünsün; ya ABD İnsancıl oldu (bu na kargalar dahi güler ama başını toprağa gömmüşler göremez) yada muhalifler ABD ve Nato nun hoşuna giden işler yapıyor.
abd noto ve avrupa zalimleriyle aynı safta olmaktan Yüce Allah a sığınırız.
Şam hadislerde deccalın yok oluş yeridir. Deccalın anlamıda büyük şeytan. Bu yüzyılda amrikanın varlığından başka daha şeytan ve kan içici bir şey olmuşmu.
Behesti
Murat Burtas kardese
18 Şubat 2012 Cumartesi 01:21
Allah islah etsin, sen Yezid icin kullandigin sözü aynisi abd icinde kullanirsin yeterki Esad gitsin Kim gelirse gelsin müslüman bayanlarin irzlarina gecen abd geldin coluk cocuk demen öldüren abd gelsn yeterki esad gitsin bu ne bicim bir zihniyet yaziklar olsun...
abidin
allahtan korkun
17 Şubat 2012 Cuma 20:07
yorumda bulunan kişinin sözlerinden alıntı yapıyorum: "...Allah'a kasem ederim ki; (gerçi haberin gerçekliği oldukça meçhul ve meşkuk) Yezid mezarından kalksa ve Suriye'deki mücadeleye destek verse kendisini desteklerim...



Ve yine Allah'a kasem ederim ki; Hüseyin mezarından kalksa ve Suriye İslami muhalefetine karşı koysa, kendisinden beri durmaktan geri durmam..."



bu nasıl bir söz? bu nasıl bir zihniyet. (...) bu zihniyeti lanetliyorum. andolsun allaha, sözlerinden tırnak içinde alıntı yaptığım kişiyle aynı dinden değilim. (...) yazıklar olsun size.
vahdet
ilginç
17 Şubat 2012 Cuma 19:40
Kendi yazdıklarınızın hepsini doğru olarak kabul ediyor, diğerlerinin yazdıklarına kuşkuyla bakıyorsunuz. Suriye haberlerinin kaynaklarının çoğusu avrupa ve amerika haber servislerine ait. Her gün doğru yanlış rakamlar veriyorsunuz, bunların kaynağı ney? ne kadar doğru? diye soran yok. Tabi ben Suriye de hiç zulüm olmuyor demiyorum. Esad ı da savunmuyorum. Ama Ehlisünnet medyasının haberlerinin doğruluğundan şüphe etmeye başladım. Allah sevenleri de yezidle haşretsin. öyle biz filistin kıyamını da destekliyoruz demekle olmuyor. Filistin kıyamını destekleyen, Filistinlinin yanında olur, onun düşmanlarının yanında değil. Esad'ı yıkalım da gerekirse Amerika ile İsrail ile de işbirliği yaparız mantığı Kuran'ın mantığına aykırıdır. Kafirleri kendinize dost edinmeyin. Suriye meselesi çözülmeli amenna, ama Türkiye'yi Amerika'nın bir eyaleti olarak yapmakla olmaz. Veya İsrail'e yapmacık parmak sallamakla da olmaz. Bismillah buyurun İsrail'e de Suriye kadar yüklenin. Niçin yüklenmiyorsunuz? Filistin de öldürülenler insan değil mi? Onlar Ehlisünnet değil mi? Bahreyn'de öldürülenler insan değil mi? Ne olmuş ta dini gayretiniz galeyane gelmiş; Allah düşmanlarına gelince suspus, Suriye'ye karşı herkes kahraman olmuş. Eğer samimi olsaydınız müslümanların bütün zulümlerine karşı aynı duyarlılığı gösterirdiniz. Hadi buyurun! safınızı söyleyin, kiminle yanyanısınız şu anda; Amerik, Avrupa, Suud, Katar, Bahreyn, bunların hepsi Filistin davasının hainleri, yıllarca filistin zulmüne susan göz yuman, ortak olanlar. Azizim biz öyleyiz böyleyiz demekle olmuyor, her şey yazmakla da olmuyor, realde duruşun neyse O sun demektir. Eğer Suriye rejimi yıkılacaksa (bütün zalim rejimler yıkılsın) ondan önce Bahreyn var, Suud var, hepsinden daha önemlisi İsrail var. Hodri meydan İsrail'i yıkalım ordan da Şam'a geçelim...
Allah herkese basiret versin, mezhep taassubundan hepimizi kurtarsın. Fitne ve nifaktan uzak etsin.
SERDAR
BUNLARI NEDEN DAH ÖNCE SÖYLEMEDİNİZ!
17 Şubat 2012 Cuma 18:08
Bu söylediklerinizi Filistin konusunda suriyeden destek alırken söyleseydiniz samimiyetinize inanırdım. ... Sen bana yezid diyorsun ben sana NATOcu. Herkes hesabını verecek Allah'a.
murat
velfecr
17 Şubat 2012 Cuma 16:45
velfecr ahmet varolun yazılarını sitesine eklerdi. bu yazıyı niye eklememiş. varol da mı natocu oldu!
hüseyn qani
hareket
17 Şubat 2012 Cuma 16:43
suriye "islami" hareketi ,ne zaman safi olduki?Ta Sait havva döneminde saddam la,dolayısıyle abd ile teşriki mesaide bulunmuş bir hareket!günümüzde ise lider konumundakilerin hangisi saf ve temiz?Burhan gulyan,fransa,belçika ,danimarka abd,tc.,arasında mekik dokuyup duruyur! Bernart levi gibi ,Alçak-siyonist bir tarihçinin koordinatörlüğünde yürüyen bir"islami "hareket mi olurmuş?...bu mu islami hareket!insanların islami hareket algısını değiştirmeye çalışmayın! ne zamandan beri t.c. ve müttefikleri,İSLAMİ HAREKETLERİ DESTEKLER OLDU?İNSAF.!..
avrupali musluman
...
17 Şubat 2012 Cuma 15:14
Sayin Varol,

...Madem Filsitin davasinda samimisin o zaman Esdain yaptiginin bin de birini yapta gorelim.

Sakin yanlis anlasilmasin: bu bir hakaret degildir, sadece orantali bir degerlendirme ve cevapdir.
mehmet ay
güzel bir yazı
17 Şubat 2012 Cuma 11:25
ahmet varol'dan allah razı olsun. güzel bir yazı kaleme almış. daha ne denir ki?
Murat Burtaş
Müslüman ve Manipülasyon
17 Şubat 2012 Cuma 11:03
Maalesef bazı İslami çevrelerin gözünü kan bürümüş...

Suriye İslami direnişinin safiliğini kirletmek ve İran'ı koruma ve kollama güdüsünün getirdiği sabıkalı duruş bir takım Müslümanların rahatça ve iftiharla! yalan atabilmelerine yol açmış anlaşılan!..

Dün Türkiye'de yükselişe geçen Esad-Baas karşıtı toplumsal ve siyasal uyanışı sabote etmeyi amaçlayan iğrenç bir haber daha gündemleştirilmek istendi...

Güya Suriye İslami Muhalefeti içerisinden Yezid İbni Muaviye isimli bir grup daha kuruluşunu ilan etmiş!..

Ne kadar gerçek bir haber olduğu oldukça tartışmaya açık...

Bu bir yana, Esad'ın Yezid olduğu söyleminin yükselişe geçmesi karşısında panikleyen ve sinirleri bozulan İRAN ve Hizbullahseverler bu palavrasyonla neyi amaçlıyor olabilir belli değil mi?..

Allah'a kasem ederim ki; (gerçi haberin gerçekliği oldukça meçhul ve meşkuk) Yezid mezarından kalksa ve Suriye'deki mücadeleye destek verse kendisini desteklerim...

Ve yine Allah'a kasem ederim ki; Hüseyin mezarından kalksa ve Suriye İslami muhalefetine karşı koysa, kendisinden beri durmaktan geri durmam...

Bunca vahşet ve katliam karşısında hala hangi yüzle Hüseyni geçinirler aklım almıyor?..

Esad isimli diktatör sana teşekkür ediyorum, içimizdeki Esad ruhluları açığa çıkardın...

Ah sahipsiz Suriyem, garip ümmet'im, sahipsiz Vahdet'im ve yetim Kardeşlik'im ah!
KARİKATÜR
PANO


Haksoz haksöz