1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Haçlı Terörüne Kim "Dur" Diyecek?
Haçlı Terörüne Kim "Dur" Diyecek?

Haçlı Terörüne Kim "Dur" Diyecek?

Alper Tan, yazısında bir asırdır hükümran olmasından kaynaklanan “Güç” algısı nedeniyle Hıristiyan Batı'nın, algı operasyonununu, psikolojik harbini ve sonu gelmez katliamlarını ele almış.

A+A-

HAKSÖZ-HABER

Fransızların, Orta Afrika'da Hıristiyan vahşeti uygulamasını, Güneydoğu Asya'da Myanmar'ın Arakan Eyaletindeki Sünni Müslümanların Budistlerin soykırımına maruz kalışını, Suriye’yi Irak’ı bombalayan Hıristiyan Batı’dan, Avrupa’dan, Amerika’dan, Rusya’dan bu saydıklarımızla ilgili en ufak ciddi bir adım atılmadığını ve Gazze’yi yerle bir eden, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya Siyonist askerlerin kirli postallarıyla girip, cami içinde bomba atmasını Avrupa’dan, ABD’den destek dışında bir eleştiri duyulmadığını belirten Tan, soruyor bu bir din savaşı ve Haçlı koalisyonu değil de nedir?

***

Haçlı Terörüne kim "dur" diyecek?

Alper TAN/ kanal a

Sahip olduğu uluslararası haber ajansları, medya gücü ve bir asırdır hükümran olmasından kaynaklanan “Güç” algısı nedeniyle Hıristiyan Batı, algı operasyonunu ve psikolojik harbi hayli etkili biçimde sürdürüyor. BM, NATO, İMF, Dünya Bankası, Uluslararası Ceza Mahkemesi, kredi derecelendirme kuruluşları gibi önemli uluslararası kurumları elinde tutuyor olması da işlerini çok kolaylaştırıyor.

Birçok yerde olduğu gibi, Orta Afrika’yı uzun yıllar sömürge olarak elinde tutan Fransa, 1960’ta görünüşte bu ülkeden çekildi. Fransa, siyasi olarak çekilirken, yönetimi kendi desteklediği gruplara bıraktı. Yani hiçbir şey değişmedi. Fransız şirketleri aracılığıyla Orta Afrika’nın elmas, altın, uranyum ve petrolünü sömürmeye devam etti. 1960’da seçilen ilk devlet başkanı Buganda, uçak kazası süsüyle öldürüldü. Tıpkı o tarihten bir sene önce 17 Şubat 1959’da Başbakan Menderes’in uçağının kaza süsü ile Londra’da düşürülmesi gibi.

2013’e gelindiğinde, Devlet Başkanı olarak ülkeyi Katolik bir rahip yönetiyordu. Ama 24 Mart 2013’te, Orta Afrika’da ilk kez bir Müslüman, devlet başkanı olmuştu. Bu gelişme, Vatikan’ı ve sömürgeci Fransa’yı rahatsız etti. Çünkü Fransa, Orta Afrika’daki menfaatinin yarısını kaybetmişti. Bu durumdan rahatsız olan Fransa, dönemin Genelkurmay Başkanı olan ve Mart 2013’e kadar devlet başkanlığı da yapan François Bozizé’ye destek vererek Müslüman devlet başkanına karşı darbe yaptırdı. Tıpkı Mısırlı Müslümanların oylarıyla seçilen Muhammed Mursi’ye karşı, Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Sisi’nin, Batı ve İsrail tarafından desteklenerek darbe yaptırılması gibi..

Zaten Fransa, bunun öncesinde El Kaide’yi bahane ederek Mali’yi de işgal etmişti. Orta Afrika’nın yeraltı kaynaklarını Fransa sömürürken, ülkedeki okulları da Vatikan yönetiyor. Bir Müslümanın, bu okullarda eğitim görebilmesi için ismini değiştirmesi gerekiyor.

Ülkedeki Müslümanlara karşı geçen yıldan bu yana sistematik bir katliam başlatıldı. Hıristiyan Anti Balaka örgütü Fransa tarafından net bir şekilde desteklendi. Bu katil örgüt, kendisi de Katolik bir rahip olan eski Devlet Başkanı Bozizé tarafından destekleniyor. Bozizé’yi ise Fransa koruyor. Bozizé, Müslümanları katleden Anti Balaka terör örgütünü Fransa’dan yönetiyor

Hıristiyan Anti Balaka terör örgütüne silah gönderip Müslüman katliamı yaptıran Fransa, iç çatışmaları bahane ederek ülkedeki asker sayısını iyice artırdı. Anti Balaka Orta Afrika’da Müslümanları katlediyor. Bu cinayet örgütünü Fransa, Fransa’yı ABD destekliyor.

1960’tan bu yana ticaretin büyük kısmının, elmas ve altın ticaretinin ise %80’inin Müslümanların elinde olduğu belirtiliyor. Ama eski Devlet Başkanı Anti Balaka’nın başı Bozizé, hukuksuz bir şekilde Müslümanların sahip olduğu altın ve elmaslara el koymuştu.

Eski Başkan Bozizé tarafından yönetilen 50-100 kişilik gruplar halinde dolaşan Anti Balaka üyeleri ellerinde kılıçlarla saldırıyor güçsüz ve savunmasız Müslümanları, çocuk, yaşlı, kadın demeden öldürüyor. Diri diri ateşe atıyor, kılıçlarla ve palalarla insanları kesiyorlar. Güney Sudan, Uganda ve Ruanda’dan sırf Müslüman öldürmek için Orta Afrika’ya gelen Hristiyanlar var.

Fransızlar, Orta Afrika'da Hıristiyan vahşeti uyguluyor. Orta Afrika'daki Haçlı terör örgütü Anti Balaka, öldürdüğü Müslümanların etlerini pazarda halka satıyor. İnsan etlerini ağızlarında çiğniyorlar.. Öldürdükleri Müslümanların koparılmış kolları ve bacakları ellerinde sokaklarda zafer çığlıkları atıyorlar.. Müslümanları diri diri ateşe atıyorlar, hamile kadınların karınlarını deşip timsahlara yediriyorlar. Uygarlığın beşiği(!) Batı bu vahşeti hiç görüyor mu?

Afrika böyle. Gelelim Asya’ya..

Güneydoğu Asya'da Myanmar'ın Arakan Eyaletindeki Sünni Müslümanlar ise Budistlerin soykırımına maruz kalıyorlar. Orta Afrika’daki katliamları aratmayan cinayetler işlendi/işleniyor.

2012‘den bu yana Arakan Müslümanları'nın on binlercesi vahşice katledildi. Ölümden kaçanlar ise Bangladeş'e sığındılar. Birleşmiş Milletler'e göre Arakan Müslümanları, dünyanın en eziyet gören etnik gruplarından biri. Uluslararası Af Örgütü'ne göre, Arakan Müslümanları, 1978 yılından beri Birmanya Budist cuntası altında insan hakları ihlallerinden muzdarip durumda.

Aylardır IŞİD’le yatıp IŞİD’le kalkan, IŞİD’e karşı onlarca ülkeden oluşan savaş koalisyonu kuran ve Suriye’yi Irak’ı bombalayan Hıristiyan Batı’dan, Avrupa’dan, Amerika’dan, Rusya’dan bu saydıklarımızla ilgili en ufak ciddi bir adım atıldığını duydunuz mu?

Gazze’yi yerle bir eden, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya askerlerini kirli postallarıyla sokan, cami içinde bomba atan İsrail’e Avrupa’dan, ABD’den destek dışında bir eleştiri duydunuz mu?

3 senede 300 bine yakın Müslümanı dünyanın gözleri önünde katleden, ülke halkının yarısını göçmen durumuna düşüren Suriye diktatörü Beşşar Esad’ı hala koruyan bu Batılılar değil mi?

Bu bir din savaşı ve Haçlı koalisyonu değil de nedir?

 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum