Güçsüzlüğümüzün Bedelini Ödeyen Kadın Esirler

23.06.2011 14:01
Güçsüzlüğümüzün Bedelini Ödeyen Kadın Esirler
Nesrin, Ayşe, Neda, Meryem ve Abir... Sadece gazetelerin belirli vakitlerde bahsettiği haber ve hatıra değil...

Kadın Esirler Güçsüzlüğümüzün Bedelini Ödüyor!

SAMİR SEBAİNE

Birkaç gün önce basın-yayın organları ve internet siteleri şu haberi yayınladı: "Siyonist işgal güçleri dört Filistinli kadın esirin bulunduğu 2 nolu koğuşa barbarca ve kışkırtıcı bir şekilde baskın düzenledi. Koğuştaki her esiri tek tek aramaya başladılar. Esirler; ahlak ve edebe aykırı, yarı çıplak ve aşağılayıcı bir şekilde arandıklarını söyledi. Esirler, üstlerinin aranması tamamlandıktan sonra sadece üzerindeki namaz elbiseleriyle koğuşun dışında bulunan ceza odasına götürüldü. Kadın esirler, kendilerinin yokluğunda koğuşlarının da barbarca arandığını söyledi."

İnsan haklarından konuşmayacağım ve uluslararası kurumların üzerine düşen görevi yerine getirmesini istemeyeceğim. İşgal altındaki kadın esirlerimize ve hatta bütün esirlerimize yapılanların hukuki olup olmadığını da sormayacağım. Fakat bizim onlara olanlar karşısındaki rolümüzü, samimi her Filistinlinin kadın esirlerimize yapılanlardan sorumlu olduğunu yazacağım. Ahlam, Kahire, Muna, İman ve İrina sadece sağda-solda anılan isimler değil… Bilakis, özgürlük umuduyla acı çeken ruhlar ve cesetler… Kendi özgürlükleri için değil… Bilakis onlarca yıldır gasbedilen vatanlarının özgürlüğü için... Latife, Emel, Lina, Vefa ve Fitnat… Günler ve yıllar geçtikçe değişen rakamlar değil... Bilakis ağlayanı olmayan çileler!

Nesrin, Ayşe, Neda, Meryem ve Abir... Sadece gazetelerin belirli vakitlerde bahsettiği haber ve hatıra değil... Bilakis mücadele eden insanların az olduğu günlerde sancağı taşıyanlardır... Birçok kişinin davadan vazgeçtiği günlerde onlar kafileye yön vermiştir. Birçok kişi safların en sonunda yer almak isterken onlar en ön safta yer almaya razı olmuşlardır.

Tek bir kadın esirin dahi Siyonist işgalcinin elinde kalması her Filistinlinin, daha ötesi her Arabın ve Müslümanın bedeninde bir yaradır. Filistin'in özgür kadınlarının işgal zindanlarında çektiği sıkıntılardan her Müslüman sorumludur ve herkesin, onların prangalardan ve esaretten kurtulması, onların ailelerine ve çocuklarına dönmesi için çalışması gerekmektedir. Bu kanayan yaranın kapanması için Filistinlilerin, Arapların ve Müslümanların ortak bir tavır ortaya koyması gerekmektedir. Ümmetimizde Filistin'in özgür kadınlarına özgürlüklerini yeniden kazandıracak ve hatta daha da ötesi tüm Filistin'e özgürlüğünü iade edecek yeni bir Mu'tasım yok mu?

Kadın esirlerin Siyonist işgal zindanlarında ödedikleri bu ağır bedel, bizim yaşadığımız güçsüzlüğün bedelinden başka bir şey değil. Kadın esirlerimizin bugün çektikleri çileden biz sorumluyuz... Fertlerimizle, kurumlarımızla, liderlerimizle, gruplarımızla, yaşlılarımız ve gençlerimizle biz Filistinliler sorumluyuz. Esir kız kardeşlerimizden hepimiz sorumluyuz... Filistin'in özgür kadınları annelerimiz, kardeşlerimiz ve kızlarımız... Her bir Filistinli kadın esirlerimizi kurtarmak için üzerine düşen görevi yerine getirmeli.

Ey faziletli hanımefendiler! Sizlere selam olsun. Esaret altında bile sizler izzet ve direnişin en yüce anlamlarının örneklerini ortaya koyuyorsunuz. Size selam olsun. Bize güçsüzlüğümüzü ve korkaklığımızı acı bir şekilde hissettiriyor olsanız da sizler bizim eksiğimizi telafi ediyorsunuz... Fakat sorun değil... Mademki durum bu, niye büyüklenip gerçeği kabul etmeyelim?. Cihadınıza, fedakarlığınıza ve sabrınıza selam olsun... Rahmet sahibi Rabbin selamı sizin üzerinize olsun... Herkes sizi terk etse de göklerin ve yerin Rabbi sizi asla terk etmez... O'nun rahmetinde sınırsız bir koruma, bitmeyen bir izzet ve eşsiz bir vefa vardır.

Kaynak: Filistin Enformasyon Merkezi

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim