1. YAZARLAR

  2. Osman Atalay

  3. Guantanamo bu ise acaba Şam cezaevinde neler oluyor?
Osman Atalay

Osman Atalay

Yazarın Tüm Yazıları >

Guantanamo bu ise acaba Şam cezaevinde neler oluyor?

A+A-

Amerika Merkezi İstihbarat Merkezi’nin (CIA), 2002-2009 yılları arasında, terör şüphelilerine uyguladığı işkence raporunun yayınlanmasıyla beraber dehşet verici/akıl almaz/insanlık dışı uygulamalara tanık oluyoruz.

Bununla beraber Ebu Gureyb ve Guantanamo mahkumlarına yapılan işkenceler bir şekilde duyuldu.

6 bin sayfalık raporda, CIA’nın, sadece Guantanamo üslerinde değil, Avrupa ve Asya gibi birçok yerde gerçekleştirdiği sorgulamalarındaki insanlık dışı işkenceler, insanı hayrete düşürüyor.

Amerika Başkanı Barack Obama iktidara geldikten sonra CIA’dan bu tür uygulamalara son vermesini istemiş. 

Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında konu hala tartışılıyor.

Amerika ve BM’deki insan hakları örgütleri, işkence olaylarından sorumlu olan CIA mensuplarının mahkemeye çıkmasını isterken, CIA yetkilileri ise bu duruma şiddetle karşı çıkıyor.

Guantanamo işkencecilerinden psikolog James Mitchel, yayınlanan raporun ardından kendilerini savunurken, Obama’nın insansız hava araçlarıyla terör şüphelilerini hedef almasına atıfta bulundu.

Sert tekniklerle de olsa şüphelileri hayattayken sorgulamanın, onları, ailelerini ve komşularını öldürmekten daha insanca olduğu yönünde yorum yaptı.

Yani Obama’ya “tencere dibin kara, senin ki benden kara” göndermesinde bulundu.

Guantanamo mahkumlarına kullanılan işkence yöntemlerini saymaya gerek görmüyor ve haya ediyoruz.

Guantanamo hapishanesi mahkûmlarından Yemenli Samir Naji el Hasan Mukbel avukatı aracılığıyla maruz kaldığı işkenceleri geçtiğimiz hafta dünya kamuoyuna iletti.

13 yıldır işkence gören Mukbel hakkında hiçbir suçlama yok.

Geçtiğimiz Cuma günü Afganistan’ın Pervan kentinde NATO güçlerinin gerçekleştirdiği hava saldırıları sonucunda 5 lise öğrencisi hayatını kaybetti.

İnsansız hava uçakları Afganistan’da, 10 yıldır binlerce masum sivilin canını yakmaya devam ediyor.

İnsan hakları örgütlerinin, Guantanamo ve Ebu Gureyb’te yaşanan bu insanlık dışı işkenceleri siyasi rakiplerin derin anlaşmazlıkları sonucunda kamuoyu ile paylaşma imkânına kavuşuyor olması ayrı bir trajedidir.

Guantanamo’da bu vicdansızca/insanlık dışı/akıl almaz işkenceler yaşanırken, Suriye hapishanelerinde ise acaba neler yaşanıyordur?

SURİYE GUANTANAMO’DAN BETER

4 yıldır Suriye’de yaşanan savaş sonucunda ölümler, ölümlerden kaçışlar, yaralananlar, kayıplar, işkence altında hayatını kaybedenlerle ilgili istatistikler sadece tahmini olarak belgelenmeye çalışılıyor.

Obama ve Batı dünyası, İsrail’in güvenliği için Şam rejimini tehdit ederek, kimyasal sarin gazlarını teslim almayı başardı ama ülkede yaşanan katliamlara kör ve sağır kalmaya devam ediyor.

Suriye’de son yüzyılın en büyük insanlık katliamına şahit olmaktayız.

Ülkede, cezaevlerinde bulunan 300 bin tutukludan 256 bini siyasi…

98 bin 680 kişi kayıp ve nerede olduğu bilinmiyor. 80 bin kişi ise evlerinden alınarak götürülmüş ve bir daha kendilerinden haber alınamıyor.

225 bin insanın hayatını kaybettiği belgelenmiş durumda…

7 bin 570 kişi, şiddete maruz kalarak hayatını kaybetti.

14 bin 300 çocuk hayatını kaybetti.

18 bin kişi işkence altında öldü.

Suriye’de her 13 dakikada bir 1 kişi kayboluyor.

Her 15 dakikada bir 1 kişi ölüyor.

Her gün 8 çocuk öldürülüyor.

Her gün 4 kişi işkencede ölüyor.

Her 10 dakikada bir 1 kişi yaralanıyor.

Her 4 dakikada bir 1 insan tutuklanıyor.

Her gün 3 bin 91 kişi Suriye’deki evini terk ediyor.

22 milyon nüfuslu Suriye’de 6 milyon insan ülkesini terk etmiş, 5 milyon insan ise ülke içinde mülteci durumda bulunuyor.

Suriye’de varil bombaları, kimyasal gazlar ve uçaklarla havadan şehirlerin vurulmasına şahit oluyoruz.

Bütün bu olayların yaşandığı Suriye’deki hapishanelerde neler yaşanıyor?

Dünyanın en katı istihbarat rejimlerinden olan Baas, cezaevlerinde tuttuğu insanlara nasıl muamele etmektedir?

Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Af Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı, İnsan Hakları Örgütleri, Suriye’deki hapishanelerde bulunan insanların yaşadığı zulümleri gündeme getirmelidir.

Kimyasal silahların etkisizleştirilmesi için yapılan baskıların benzeri cezaevlerindeki insanların onuru ve güvenliği için de yapılmalıdır.

Türkiye’de ise İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), MAZLUM-DER, UHİM, İDSB ve TGTV gibi kurumların, Suriye’de mahkûm olan insanların akıbeti ve yaşam koşullarıyla  ilgili çalışmalar yürütmelidir.

YAZIYA YORUM KAT