Gözümüz aydın

30.05.2009 01:44

Atilla Özdür

Türkiye’nin ve Türkiyeli olarak hepimizin gözü aydın... Şeker şirketi, fabrikaların yarısını kapatmaya niyetlenmiş...

Sulu şeker, mısır şekeri, nişasta şekeri türünden yabancı şekerin, ayrık otu misali kendisine edindirilen bir yeri kısa zaman zarfında bir dönümlük alana çıkarınca, oralarda yetiştirilen sebze zerzevatı ana yatağından kovması gibi, pancar işleyen şeker fabrikalarının kapısına kilit vurulmasını da kaçınılmaz kılmış...

Hepimizin gözü aydın, şeker fabrikalarımızın yarısı daha kapatılıyor...

Bundan bir evvelki Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a kanımı bir türlü ısıtamamıştım. Sevmedim, sevemedim kendisini. İktisadi aktiflerin, ev, arsa, apartman ve arazilerin yabancılara satılmasına karşı kabaran milliyetçi dalgalara karşı cansiperane göğüs gererken, uyguladıkları özelleştirme politikalarını hep şöyle savunmuştu...

‘Yabancılar kalkıp da satın aldıkları bağ ve bahçeler ile fabrikaları sırtlarına vurup da dışarıya mı götürecekler’ gibi...

Başbakan da aynı mantık çizgisinden yürüyor... Mayınlarını temizledikleri toprakları, yabancılar sırtlarına vurup dışarıya mı taşıyacaklar... Akabinden de paranın din ve imandan bağımsızlığını ekliyor...

Kapitalizm, Batı’da kök atarken karşıtına da, tezlerin antitezlerini oluşturması gibi, karşıtı işçi hareketine de maya çaldı...

Kapitalist sermeye kanla, cerahatla, gözyaşlarıyla insanları köleleştirerek birikim sağlarken, işçi kesimi de sermaye uşaklarına karşı rıhtımların üzerinde dövüşerek, kan ve canları pahasına hak ve hukuk mücadelesine girişti...

Batı dünyasında sermayeye olsun, emeğe olsun, hakları verilmedi... Haklar, kavgayla mücadeleyle ve ölerek, öldürerek alındı...

Türkiye’de ise birikim fırsatlarının politikacı yandaşlarına tepeden lutfedilmesinin neticesidir, devlet zenginlerindeki burjuvazi kültürün eksikliği... Türk sendikacılığındaki ücret sendikacılığının ötesinde bir aktivitenin görülüp bulunmayışı da, işçi haklarının iane misali tepeden indirilmesindendir...

Tepe olarak Ankara’nın meşhur formülüdür, ‘komünistlik gerekiyorsa, onu da biz getirip kurarız, size ne oluyor lan, teresler’ formülü...

Son zamanlarda tepeye karşı, olması ve yapılması lazım gelen erken Batı normlarına uygun birtakım kıpırdanışlar görülmekte...

İsterseniz bu hareketler, bu tersyüz oluşlar, alışılagelinen pısırıklığın kahrolası çemberinin kırılması gibi görülüp yorumlansın, veyahut Deniz Baykal’ın meydanlarda görünen bu hançere yırtarcasına cevvaliyetini politik hırs ve ihtiraslarına bağlayın, bir şeyler oluyor, temennimiz hayırlı da olması...

Baykal, Hükümetin yakasına yapışın diyor... Eğer kanun Meclis’ten çıkarsa, uygulanmasına müsaade ve fırsat verilmemesini istiyor...

‘Bu iktidarın yakasına yapışın. Bu işe engel olun. Bu kanunun çıkartılmasına izin vermeyin. İktidar sahipleri gözlerini karartmış, ille de çıkartacağız diyorlar. Çıkartılsa bile bu kanunun uygulanmasına izin vermeyin. Buna izin vermeyeceğiz...’

Tepeden destekli Türk sermayesi, Meclis’teki mayın kanunundan kendisine pay çıkartmanın peşinde, sotaya yatmış, hiç sesini soluğunu çıkarmıyor... Kanun çıkar da uygulamaya başlanırsa, taşeronluk için kendilerine de iyi kötü yağlı bir pay düşebileceği umuduyla bekleşiyor...

Bir sonraki dönem mebusluğunu liderlerinin iradesine teslim eden görev başındaki mebusların ‘evet efendimci’ tasvipkâr sessizlikleri gibi...

Abdurrahman Dilipak, geçen günkü yazısında ‘Ayy Ayy’ı bastırmış... Hoşumuza da gitmedi değil... ‘Bizim mahallede neler oluyormuş neler..’ diyor.

Tepeden destekli olmasa da, demokrasinin kendilerini burjuvalaşmaya tepeden ruhsatlandırıp izinlendirdiği bizim mahallenin varsılları, zencilikten ‘Beyaz Türklüğe’ atlama talimlerine koyverivermişler kendilerini...

Mutasavver mayın kanunundaki İsrail muhibliğine karşı ne bir ses, ne bir nefes...

Mayınlarını temizlediği arazide İsrailli Yahudiler, Müslümanlara dostluğunu kuru kuruya laga luga ile geçiştirecek değiller ya...

Bizim mahalleden de taşeron kullanmayacak değiller ya...

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim