1. YAZARLAR

  2. MUSTAFA YILMAZ

  3. Gözleri Güzelleşiyor Halkın Namlulara Durunca
MUSTAFA YILMAZ

MUSTAFA YILMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Gözleri Güzelleşiyor Halkın Namlulara Durunca

A+A-
 

Düşmanı tanıyınca halkım ne güzeldir. Ne güzeldir ölüm zalimlere karşı durunca. Ne güzeldir halkım yumruğunu sıkıp cuntaya karşı durunca. Durulanmış kelimelerle haykırıyor halkım toprağı, suyu ve havayı güzelleştirmek için.

Geleceğini, ümidini, varoluşunu, oğlunu, kızını kaybetmemek için, kimliğini, inancını korumak için halk güne baktı, geceye baktı, minarelere baktı, ezanlarla yürüdü, tekbirlerle çoğaldı. Sokaklara kan verdi, köprüleri doldurdu, tanklara göğsünü gerdi, namlulara dur dedi. Halk düşmanı tanıdı, halk hainleri tanıdı, halk yalancıları bir daha tanıdı.

Sokaklar hiç bu kadar güzel olmamıştı. Çünkü halk yürüyünce güzelleşiyor sokaklar. Halk duaya durunca güzelleşiyor şafaklar. Halk ölümü güzelleştiriyor namlulara durunca, füzelere, tanklara durunca. Bir aşiret rüzgarı gibi halkım söndürüyor yangınları. Söndürüyor cuntaların, darbelerin ateşini.

Tekbirler güzelleşiyor halkın dilinde sokaklara vurunca. Meydanlarda halk çoğalıyor. Bu Müslüman halk çoğaltıyor umudu meydanlarda. Halk çoğaldıkça Saraçhane’de, Kızılay’da, Boğaziçi’nde, Vatan’da, Çengelköy’de umut da çoğalıyor sabahlara. Tanklar yenik düşüyor halkın ölüm tutkusu karşısında.

Tanklara yürüyen kardeşlerimiz imanlı göğüslerinde kurşunları soğutuyor gecenin karanlığına. Her bir beden düşünce karanlığa, bir umut güneşi yükseliyor, bir muştu sabahı, bir menekşeli yaz, bir Temmuz, bir ayın on dördü yükseliyor dünyaya.

Halkım ayın on dördü gibi yükseliyor geceye. Gece güzelleşiyor halkım darbelerekarşı durunca. Darbenin, cuntanın, namluya sığınan alçakların, kana susamış hainlerin, insanı Allah’la aldatan şeytanların tükeniyor azıkları halk ölümlere durunca.

Halkın vicdanı olan bir adam ‘ey halkım, ölüyoruz, öleceğiz, öleceksek adam gibi ölmeliyiz, yürüyün sokaklara’ dedi ayın on dördüne bakarak. Halk vicdanının sesini dinledi geceye doğru akarken zaman! Zaman durdu, ses durdu, soluk durdu, gece durdu, insan durdu, yaşlılar durdu, kadınlar durdu sokaklara. Ve sokak cuntayı alnından vurdu.

Alnından vurdu Çavuş Ömer darbeyi. Ankara’da Beştepe’de Uhud kardeşimiz vurdu darbeyi anlından. İstanbul’da Halil kardeş vurdu. Boğaziçi’nde Abdullah Tayyip vurdu. Bayburtlu nineler vurdu darbeyi alnından. Zeybekler vurdu Ege’de. Rize’de Recepler. Adıyaman’da, Diyarbakır’da, Van’da, Sakarya’da, Konya’da vurdu darbeyi memleket evlatları. Bir Şalcı Bacı oldu kadınlar Anadolu’da. Bir Nene Hatun oldu kadınlar sokaklarda. Ve daha nice memleket evlatları bir lalenin boyun büküşü gibi boyunlarını ölüme verdiler. Gece karanlıktı, sabah yakındı ve ölüm en yakınımızdaydı.

Karanlık nedir ki ışık saçan alınlar karşısında, imanlı sineler karşısında nedir ki zulüm? Ayın on dördüne karşı halk yarasının kabuğunu kaldırıyor kardeşim. Kanını topluyor şah damarında. Ölüyor halkımız yaşamak için. Cuntanın paletleri altında ölüyor. Yaşamak için ölüyor halkımız Boğaziçi’nde, Saraçhane’de, Kızılay’da, Beştepe’de. Tıpkı Halep’te, İdlip’te, Misrata’da, Gazze’de, Şam’da, Kahire’de, Tahrir Meydanı’nda, Rabia Meydanı’nda, Bağdat’ta, Türkmenistan’da, Bangladeş’te, Cezayir’de, Mağrip’te, Maşrık’ta ölen kardeşleri gibi.

İstanbul Kahire’nin yeniden kardeşi oluyor. Şam-ı şerifle şerbet içiyor, Gazze’de namaza duruyor, Rabia meydanında ölümün sürmeli gözlerinden öpüyor. Halkımız aşkla yürüyerek ölümle nişanlanıyor sokaklarda.

Halkın gözleri güzelleşiyor namlulara durunca. Halk ölümü öğreniyor yeniden. Yeniden yakın duruyor ölüme. Cuntaların, darbelerin, hainlerin, katillerin yüzündeki perdeyi yırtıyor halk. Halk çocuklarına sürmeli gözlerinden öpmek için bakıyor. Bakıyor yüreği çatlayan analar servilerin bir bir yıkılışına.

Fıtratına koşuyor halk, adalete koşuyor, özgürlüğe! Özgürlük tutkusu, zalime olan hınç halkı ölüme sürüklüyor. Halkın gözleri güzelleşiyor ölüme yaklaşınca. Ölümü küçümseyerek koşan halk sonunda adaleti, özgürlüğü ve fıtratını bulacak, hayat iksiri Kitab’ına ulaşacak biliyorum.

Ulaşacak biliyorum zalimlerin yakasına elleri halkımın. Zalimlerin tahtı sallanacak, darbecileri yargılayacak bu halk, emperyalistleri, onların maşalarını, Amerika’yı, Rusya’yı, İran’ı, Avrupa’yı sallayacak bu halk. Allah’ın adı ile insanları aldatan şeytanları alnından vuracak bu halk. Bu halk, halklarımız, kardeşlerimiz imanını vuracak bu zulüm dünyasının meydanlarına.

Özgürlük ter dökerek, kan dökerek gelecek halkımın yazgısına. O geldiğinde şehitlerimizin toprağı güzelleşecek bir daha. Sümbüller çoğalacak toprağımızda, menekşeler. Bir daha sevilecek güzelleşen gözleri halkımın. Bir daha bin daha.

Halk kabaran bir çarpıntı halinde şehri tutuyor sokaklarda. Halk geceye duruyor, geceden sabaha duruyor, sabahın kuşluk vaktinde secdelere ve tekbirlere duruyor halk. Ve halkın geleceği tekbirlerle büyüyor. Tekbirlerle ölümü küçümseyerek halk selama duruyor bütün dünyaya.

YAZIYA YORUM KAT

7 Yorum