Göstere Göstere Cinayet İşleyecekler

13.06.2015 12:17
Göstere Göstere Cinayet İşleyecekler
Mısır’da askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılıp tutuklanan demokratik yoldan seçilmiş ilk meşru Cumhurbaşkanı Mursi’ye, idam cezası verildi. Tarihe geçecek kara lekelerden biri olan bu idamın nihai kararı 16 Haziran'da mahkeme tarafından duyurulacak.

A. Furkan UYAR'ın haberi:

Mahkeme Mursi'yi 16 Mayıs'ta aralarında 2011 Ocak ayında Vadi Natrun Cezaevi'ne baskın da dahil olmak üzere birçok suçtan suçlu bulmuş ve idam cezası vermişti. Mısır hukukuna göre kararla ilgili olarak baş müftünün bildireceği görüş beklenmek zorunda. Baş müftünün kararı bağlayıcı nitelik taşımıyor. Mahkeme baş müftünün kararını inceleyerek, nihai kararını 16 Haziran'da duyuracak.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi AB Uzmanı Emre Gönen, Yeni Akit yazarı Mustafa Özcan, AB uzmanı Umut Elmas ve Yeni Akit yazarı Kenan Alpay, 16 Haziran günü Mısır'da Muhammed Mursi'nin idamı konusunda verilecek olan nihai karar hakkında Ülkehaber.com'a değerlendirmelerde bulundular:

***

Kenan Alpay: 

Öncelikte şunu vurgulamakta fayda var Mısır’da Muhammed Mursi’yi yargılamaya sahip herhangi bir mahkeme yok. Çünkü bu mahkemeler netice itibariyle halk tarafından meşru bir biçimde seçimle iktidara getirilmiş olan bir Cumhurbaşkanını askeri darbeyle devirmiş olan Sisi’nin emriyle hareket etmektedir. Yani askeri cuntanın  emir ve görüşlerine göre hareket eden bir mahkemenin Mursi hakkında idam kararı vermesinin hukuki açıdan ahlaki açıdan siyasi açıdan hiçbir meşrutiyeti yoktur. Bu  sebeple askeri cuntaların herhangi bir kararını meşru görme durumunda değiliz.

BAŞTA SİSİ VE ASKERİ CUNTA YARGILANMALI

Yani adil yargılama yapıldı-yapılmadı meselesi tartışılacak durumda değildir. Çünkü bizatihi ülkedeki askeri darbe uygulamasını ortadan kaldırmadan meşru bir yargılama yapılamaz. Eğer yargılama yapılacaksa bunlar başta Sisi olmak üzere askeri cuntayı kuranlar yargılanmalı. Fakat tabi burada Mursi açısından, İhvani Müslimin açısından, Mısır halkı açısından ya da genel olarak İslami dünyası açısından temel problem şudur:

BATI ÇİFTE STANDART BİR TUTUM ALIYOR

Batı, Batı destekli darbelerin arkasında duruyor. Batı Sisi askeri cuntası tarafından işlenen cinayetlere, işkencelere, katliamlara  ne yazık ki gözlerini kulaklarını kapıyor. Tamamen çifte standartlı bir tutum alıyor. Yani Mısır’daki askeri darbeyi görmüyor, Suriye’deki katliamları görmüyor ve Filistin’deki İsrail’in zulmünü görmezden geliyor. Bu sebeple Mısır’da mahkeme tarafından 16  Haziran’da açıklanacak olan kararın tamamen konjonktürel bir karar olduğunu düşünüyorum. Bu kararda hukuk, ahlak  herhangi bir biçimde kale alınmayacak sadece konjonktüre uygun bir biçimde karar çıkacaktır. Ama inşallah Mursi hakkında ya da Muhammed Bedi ya da Biltaci hakkında idam kararı verme cesaretlerinin şu anda olmadığının ve olamayacağını düşünüyorum. Ama konjonktür İslam dünyası açısından daha da kötüye giderse Irak’ta Suriye’de ve daha önemlisi Türkiye’de daha da kötüye giderse  zannediyorum bunu uygulamak için kendilerinde ciddi bir cesaret bulabilirler. İnşallah fırsat bulamazlar.

MISIR ASKERİ CUNTASINA MİLYAR DOLARLAR AKITTILAR

Bence konjonktörü bekleyecekler ve ona uygun hareket edecekler. Çünkü şöyle daha geçen hafta Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın bir çok ülkesi adeta ekonomik anlamda tamamen daralmış göçmüş olan Mısır askeri cuntasına milyar dolarlar akıttılar. Bu nokta AB’nin de ABD’nin de tamamen menfaatler merkezli hareket ettiğini ve hiçbir surette askeri darbe ile mağdur edilmiş olan Mısır halkı için  iki binden fazla idam kararı çıkartmış olan bu mahkemelerin hukuki yönünü sorgulamadıklarını görüyoruz. Bunun insanlık adına büyük bir acı ve ızdırap olduğunu söylemek gerekir. 

***

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi AB Uzmanı Emre Gönen:

Ben üçlü bir cevap vereyim. Birinci nokta idam cezası kendisinin demokratik diyen medeni diyen hiçbir ülkede olmaması gereken bir ceza, Türkiye bunu kaldırdı geleceğe daha güvenle bakabiliyor. İkincisi; kanun devleti olmak değil mesele hukuk devleti olmak yani masada kanunlar var ancak bu kanunlar evrensel hukuka uygun değil,  dolayısıyla yargının şu ve bu yasaya dayanarak  karar alması  o yargının adil olduğunu katiyyen işaret etmiyor. Üçüncüsü; yargı bağımsızlığının fevkalade önemli olduğunu burada tekrar görüyoruz, yargını hem bağımsız hem evrensel ilkelerle yoğrulmuş hukuk insanlarından oluşması bir toplumun geleceği için neredeyse nirengi haline gelmiştir.

MURSİ'NİN ALACAĞI EN UFAK CEZA BİR ADALET TRAJEDİSİDİR

Bu üç noktayı söyledikten sonra her ne açıklama yapılırsa yapılsın Muhammed Mursi’nin alacağı en ufak ceza bir adalet trajedisidir.  Demokrasi içinde Mısır halkı içinde bu şekilde bir kan davası yaratarak Mısır’ın geleceği oluşturulamaz. Mısır mahkemesi istediği kararı alsın bunun infal edilebileceğini bu darbe hükümetinin böyle bir gücü olabileceğinin hiç düşünmüyorum. Hiç değilse medeni demokratik dünyanın görevidir. Böyle bir ceza verilirse o infaz  durdurulmalıdır.

İDAMDA VEREBİLİRLER BUNLARIN NE YAPACAKLARI BELLİ OLMAZ

İdam cezası verebilirler de bunların ne yapacakları belli olmaz. Ancak bunun bir hukuki temeli yoktur, bunu kimseye inandıramazlar. Böyle bir karar alsalar dahi bunu infaz ettirmemek dünyadaki tüm demokratların birincil görevidir.

GÖSTERE GÖSTERE CİNAYET İŞLEYECEKLER

Böyle cezanın telaffuzu bile Avrupa ülkelerinin temel ilkelerine karşı, sadece AB değil ABD bile tepkisi koyar. Böyle bir cinayeti göstere göstere kimse işleyemez, işleyememeli.

***

AB uzmanı Umut Elmas:

İdam kararları verildikten sonra Uluslararası toplumun tepkisi Mursi’nin lehine oldu. Yargılamaların daha adil aynı zamanda idamlara da karşı olduğu görüldü. Almanya Cumhurbaşkanı hem de Merkel çok net tepkilerini ortaya koydular. Güney Afrika’da evvelsi gün yapılan zirveye sivil toplum örgütlerin geleceği duyulunca mahkemeye idamlarla ilgili bir dilekçe sunuldu. Bunları hepsi bir sinyal aslında Mursi’nin idam kararı en azından şu noktada Sisi tarafından net bir şekilde önüne geçilecek geçilmek zorunda. Uluslararası toplum artık yavaş yavaş idam kararlarını bu noktada onaylamadığını  gösterdi. Almanya’da da muhtemelen idam kararlarının kapalı kapılar ardında Sisi’nin oluşturmaya çalıştığı uluslararası uzlaşmanın önüne geçileceğin ve idam kararının bir infiale yol açılacağı söylenmişti. Yavaş yavaş bu noktada geri adim atılmaya başlanıyor. 

MURSİ SERBEST KALMAZ

Mursi serbest kalmaz, idam kararları da şu noktada da uygulanamaz şeklinde görülüyor. Batı devletlerinin burada ne kadar net tavır alamadığını söylesek de böyle bir uluslararası uzlaşma oluşmaya başladı. Sisi yeni bir yönetim olduğu için uluslararası toplumun karşı çıktığı bir konuda riske gireceğini tahmin etmiyorum.

***

Mustafa Özcan:

İdamın Müebbete çevrileceği görüşü daha yaygın, Müftünün görüş beyan etmesi bağlayıcı değil, ama eğer idam kararını onarsa mahkeme bunu dikkate alabilir. Yeniden yargılamayada gidebilir. Ama Mursi’nin birkaç yargı konusu daha var.20 yıla mahkum olmuştu. Ama genel kanı idam edilmeyeceği. Pazarlık konusu olacağı söyleniyor.

MURSİ İDAM EDİLİRSE OLAYLAR KONTROLDEN ÇIKAR

Eğer Mursi idam edilirse olaylar kontrolden çıkabilir. Uluslararası  camianın da tabiki tepkisi olacaktır. Bunlar dikkate alınarak daha hafif bir karar yani müebbet gibi cezanın verileceği hukukçular tarafından söyleniyor. Tabiki dikkate de alınmayabilir şimdiye kadar idamlar icra ettiler. Bunlar Müslüman kardeşlerle ilgili değildi, Çerkez köyü olaylarında 6 kişi idam etmişlerdi. Bunların masum oldukları daha sonra mahkeme tarafından karar verilmişti. Bizde önce idam sonra yargılama diye bir tabir var. 

Ama düşüncem daha kabul gören ihtimal idam cezasının müebbete çevrilmesi.

ÜLKEHABER

Etiketler: , ,
  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim