1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Göktepe adına ödül vermek, derin yapıya sahip çıkanlara mı kaldı?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Göktepe adına ödül vermek, derin yapıya sahip çıkanlara mı kaldı?

A+A-

28 Şubat öncesindeki süreçte, gazeteci Metin Göktepe, “derin yapı”nın gözdağı projesi ile öldürülüyor, “Duvardan düştü” denilerek, cinayetin üstü örtülüyordu.. .

O cinayetin izahını, “Duvardan düştü” şeklinde açıklayanlara gıklarını çıkartmayanlar, şimdi Göktepe adına ödül dağıtımı yapıyorlar..

Öyle ki, ödül dağıtırken bir taşla iki kuş birden vurmayı da ihmal etmiyorlar.

Göktepe cinayetinin faillerinin yıllardır bulunamamasının bir sebebinin de, faillerin arkasındaki derin yapı olduğunu gözlerden uzak tutuyorlar.

“Bu ülkede ‘derin devlet yapılanması’ndan ziyade, ‘emniyet’teki cemaatçi yapı’ tehlikesi önemlidir” diyerek, “derin devlet”e değil, derin devleti çözmeye çalışan emniyete cephe alıyorlar..

“Derin devlet yapılanması”nı çözmeye çalışan emniyetçileri cemaatçilikle suçlayanlara ödül veriyorlar..

Kimin ödülünü?

“Derin yapı”nın öldürdüğü gazetecinin ödülünü..

Güler misiniz, ağlar mısınız, bu kafa karışıklığına..

Ne yaman çelişkidir bu!

Metin Göktepe’yi ananlar, onun adına ödül dağıtanlar, önce o gazetecinin faillerinin bulunup bulunmadığını bir açıklasalar ya..

Nerede Metin Göktepe’nin failleri?

Yok.

Bulmaya da kimsenin niyeti yok.

Ama onun adına ödül dağıtıyorlar.

Hem de, kime veriyorlar ödülleri?

Göktepe cinayeti ve o cinayet gibi binlerce cinayetin arkasındaki derin yapıyı çözmek isteyen emniyet birimlerini suçlayanlara..

Onlar çok iyi bilirler ama, ben yine de hatırlatayım, Metin Göktepe’nin ablası Ergenekon davası için bakın ne diyordu:

“Metin, muhalif bir gazeteciydi. Öldürülmeden çok kısa bir süre önce Albay Rıdvan Özden cinayeti ile ilgili manşetten bir haber yaptı. Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden’in, ‘Eşimi arkadaşları öldürdü’ açıklamalarını haber yaptı. Bu haber üzerine gazeteye ve Metin’e uyarı telefonları geldi. Arkasından Ümraniye Cezaevi’ndeki tutukluların öldürülmesi ile ilgili bir haber yaptı. Metin’in seçilmesi tesadüfi bir durum değildi. Öldürülmesinde bu iki haberin etkisi oldu.”

Albay Rıdvan Özden cinayeti ve Ümraniye Cezaevi’ndeki tutukluların önce direnişe geçmeleri, sonra da kanlı şekilde susturulmaları olaylarının arkasında kimlerin olduğu hakkında, Ergenekon davası kapsamında delillerinin toplanmaya başlandığını hepimiz biliyoruz.

İşte o çerçevede, Göktepe’nin ablasına soruyorlar: “Kardeşinizin öldürülmesinin arkasında Ergenekon örgütü olabilir mi?”

Cevap şöyle: “Bana göre evet, öyle bir durum söz konusu olabilir. Böyle olduğunu düşünüyorum.”

Şimdi bir taslak kitapla ilgili soruşturmayı diline dolayanlar cevap versinler bakalım, “Göktepe’nin katillerini ortaya çıkaracak soruşturmayı yürütenler, ‘kitap toplattılar’ diye eleştirdiğiniz emniyet yetkilileri değil mi?”

Öyle ya..

Göktepe’nin öldürülmesinin üzerinden 15 yıl geçmiş. Bugüne kadar o olay çözümlenmemiş de, şimdi mi çözümlenecek? Bugünkü emniyet birimleri de, bıraksınlar o olayı, unutulsun gitsin.

Ama bırakmıyorlar, cinayetin arkasındaki derin yapıyı, hatta Göktepe’nin haber yaptığı albay Rıdvan Özen cinayetinin sır perdelerini aralamaya çalışıyorlar.

Bu çalışmayı yapan emniyet birimleri, bugünün gazetecilerini susturmakla suçlanıyorlar.

Dahası, “dikta sistemi kurmak”la suçlanıyorlar. “Polis devleti oluşturmak”la suçlanıyorlar.

Polis devleti, dünkü cinayetlerin faillerine daha fazla yakışmıyor mu?

Bugünkü emniyetçilerin kimseyi öldürdüğüne şahit olmadık. Kimseyi vurduğuna, dövdüğüne, işkence yaptığına şahit olmadık. Hatta bu yönde bir iddia bile yok..

Bugünkü emniyetçilerin suçlandıkları, topu topu “Şunu gözaltına aldılar, bunun kitap çalışmasına el koydular” iddialarından ibaret.

İyi de beyler.. Bırakın onlar da işlerini yapsınlar.

Kolay mı, 15 yıldır üstü örtülen gazeteci cinayetini çözmek. Üstü örtülen albay cinayetini, general cinayetlerini çözmek..

Bırakın, üç tane adamı da gözaltına alsınlar..

Dünkü pervasız polislerin yaptıkları gibi, gazeteci öldüreceklerine, gazeteciyi savcıya teslim etsinler..

Ki, suçsuz iseler, aklanma imkanı olsun.. Suçlu iseler, sadece kanundaki cezasını çeksinler.

İnfaz edilmesinler..

Kim vurduya gitmesinler..

Öldürülüp, arkalarından “anısına ödül” törenleri düzenlenip, timsah gözyaşları ile hatırlanmasınlar..

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT