1. YAZARLAR

  2. Faruk Beşer

  3. Gıdalarda helallik haramlık ölçüleri
Faruk Beşer

Faruk Beşer

Yazarın Tüm Yazıları >

Gıdalarda helallik haramlık ölçüleri

A+A-

Ölçü 1

Helali ve haramı belirleme dinin sahibinin, yani Allah'ın hakkıdır.

“Dillerinizin yakıştırma yalanlarıyla şu helaldir, bu haramdır deyip Allah'a iftira etmeyin…” (16/17).

“Helal, Allah'ın kitabında helal kıldığı, haram da Allah'ın kitabında haram kıldığıdır. Sükût ettiği şeyler ise bağışladıklarındandır” (Hadisi şerif, Müstedrek).

Hz. Peygamber'in görevi Allah'ın ona vahyettiklerini ve öğrettiklerini açıklamaktır. Bu görevi ona Allah vermiştir.

Allah haramı da helali da kitabında ya bizzat kendi açıklar ya da elçisine açıklatır. Elçisi de işte bu anlamda haram ve helal koymuş olur. Çünkü Allah adına ve mecazen de olsa o da Şâri', yani şeriat koyucudur. Hakiki Şari' ise sadece Allah'tır.

“Rasul, nebî ve ümmi olan peygambere uyanlar, onu yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de de bulurlar. O onlara marufu emreder, münkeri yasaklar, tayyib olan şeyleri helal kılar, habis olan şeyleri haram kılar, onların zorluklarını ve üzerlerindeki engelleyici bağlarını kaldırır…” (7/157).

O halde Hz. Peygamber'in açıklaması ister Kurânı Kerim'de var olan bir şeyin duyurulması olsun, isterse Allah'ın ona verdiği yetki ve kabiliyetle bizzat kendinden olsun fark etmez, hepsi Allah'tandır. Yani haram helal sünnetle de sabit olabilir. “Peygamber tayyib olan şeyleri helal kılar, habis olan şeyleri haram kılar” denmesinin anlamı budur. Yani Allah ona neyin tayyib, neyin habis olduğunu öğretmiştir, o da bunların hükmünü O'nun öğretmesiyle açıklamıştır. Mesela o eşek eti haramdır demişse onun habis olduğu kendisine öğretildiği için öyle söylemiştir.

Ölçü 2

Allah'ın helal dediğine haram demek de, haram dediğine helal demek de büyük günahtır. Hatta bazen şirk bile olabilir.

O halde kesin delillere dayanmadan konuşanlar harama helal, helale haram deme hatasına düşebilirler. Ancak burada çok önemli bir noktaya da işaret etmemiz gerekir:

Helal dairesini daraltmak, haram dairesini daraltmaktan daha tehlikelidir. Çünkü:

Eşyada esas olan helalliktir, bu sebeple de helaller haramlardan çok daha fazladır. O halde mesela, her önüne gelen şeye rastgele helal diyen birisi bunların onda dokuzunda isabet eder. Ama her önüne gelen şeye rastgele haram diyen birisi ise bunların onda dokuzunda hata eder. O halde, açık şeri deliller bulunmadıkça özellikle haram demekten kaçınmak gerekir.

Kuranı Kerim'de Allah dört yerde Allah'ın helal kıldıklarını haram sayanlara azarda bulunur. Oysa bunun aksi varit değildir. Bu da helale haram demenin daha büyük günah olduğunu gösterir.

Haram dairesini daraltmak dini zorlaştırır, insanları haramı bile bile işlemeye sevk eder ve harama karşı duyarlılığı, hassasiyeti ortadan kaldırır.

Ölçü 3

Eşyada aslolan helalliktir.

Bu aynı zamanda Mecelle'de bir hukuk kuralı haline dönüştürülmüştür.

Yani şeri bir delille haram olduğu bilinmeyen şeyler; hayvanlar, yiyecekler, içecekler, giyecekler, eylemler… helaldir. Gerçi Sünnet bazen; “leş yiyen, köpek dişiyle ve pençesiyle beslenen yırtıcı hayvanlar haramdır” gibi genel özellikler vermiş ve bunların hepsi tek tek sayılmamış olabilir. “Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır” hadisi şerifi de böyle bir ölçüdür.

Ölçü 4

“Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır”.

Bunu bazıları yanlış anlayabilirler. Mesela kolada, gazozda ya da kefirde, bozada yüzde ya da binde şu kadar alkol vardır, o halde bunlar haramdır derler. Oysa mealini verdiğimiz bu hadisi şerifin anlamı şudur: Mesela bir insan içebildiği kadar kola ya da boza içtiğinde sarhoş olmuyorsa bu maddenin haram olduğu içinde çok az miktarda alkol bulunduğu gerekçesiyle söylenemez. Çünkü bunların çoğu sarhoş etmiyor ki, onlara haram diyebilelim. Bir içeceği haram kılan şey, az ya da çok alındığında onun normal bir insanı sarhoş etmesidir. İslam bir laboratuvar dini değildir, normal ve doğal ölçülerin dinidir. İşte bu çok az miktarda ve kendiliğinden oluşan, ama içinde oluştuğu maddenin çoğunun dahi sarhoş etmediği alkol o içeceği haram kılmaz.

Ne var ki, sarhoş ediciler şeriata göre pistir; alınması, satılması, zaruret yokken kullanılması, gıdalara katılması haramdır, caiz değil. Buna göre bir müslüman sarhoş edici alkolü zaruret bulunmadıkça kullanamaz, kullanırsa haram işlemiş ve işletmiş olmakla iki kez günah kazanır. Ama başkası onu, mesela kola gibi çok büyük depolarda üretilen içeceklerde kullansa, onun tadı, rengi ve kokusu bu içeceğe sinmedikçe içilmesinin haram olduğu da söylenemez. Dikkatli bir mümin, mademki içinde az da olsa alkol var, o halde ben içmiyorum derse güzel bir iş yapmış ve bu dikkatinin sevabını muhtemelen almış olur. Ama ona haram dediği zaman bu sevaptan çok daha büyük günaha girmiş de olabilir.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT