Gıdalarda helal haram ölçüleri -3

25.12.2015 06:40

Faruk Beşer

Ölçü 8

Piyasadaki etler ve gıdalar konusunda zannı galiple hareket ekmek, işin fetva yönüdür.

Zannı galip, büyük ihtimalle demektir. Bundan kastımız şudur: Bugün Türkiye şartlarında kasaplardaki etler ve tavuklar çok büyük ihtimalle besmele ile kesilen hayvanların etleridir. Bu sebeple nasıl kesildiği bilinmiyor diye halka bunların alınıp yenilmesi haramdır diyemeyiz. Belki bu zannı galip, yani büyük ihtimal bazı büyük alış veriş merkezlerinde kalmamış olabilir. Bunu da dikkate almak gerekir. Ancak Avrupa ve diğer gayrimüslim ülkeler için böyle söyleyemeyiz. Çünkü oralarda zannı galip, etlerin müslümanca ya da ehlikitapça kesilmediği yönündedir. Bir defa onlar bütün hayvanları istenilen şekilde boğazlamıyorlar, ikinci olarak boğazlamış olsalar bile bugün artık Batı ülkelerinde Ehlikitap (Yahudi ve Hıristiyan) oranı % 20'lerdedir. Yani oralardaki etler zannı galiple ne Müslümanca ne de Ehlikitapça kesilmiştir. O halde oralardaki piyasa etlerini, sığır ya da koyun eti denmiş olsa bile, alıp yemek caiz olmaz. Mutlaka helal olduğunun bilinmesi gerekir.

Kendi ülkemiz için, dediğimiz gibi, işin fetva yönü zannı galiple hareket etmektir. Dikkatli ve duyarlı insanların temizliğini ve helalliğini kesin bilmeden piyasa eti yememeleri ise takvanın gereğidir. Böyle bir duyarlılık aynı zamanda helal kesimi zorlama ve teşvik etme anlamına geldiği için de gönüllü bir ibadet ve İslami bir görevdir, yani cihattır. Muhaddis Beyhakî sahabe neslinde bu her iki tavrı sergileyen insanların da bulunduğunu nakleder. Mesela hepsi birer fakih olan İbn Abbas ve İbn Ömer bu konularda zannı galibe göre hareket ederlerken, İbn Mesut son derecede dikkatli olmayı tercih ederlermiş. Kişinin İbn Mesut gibi davranması güzel bir şey olsa bile, zannı galibe göre hareket edenleri suçlaması ve yaptıklarının caiz olmadığını söylemesi hiç te güzel bir şey değildir.

Ne var ki, bu zannı galip, günümüzde şek olma noktasına, yani yüzde ellilere doğru evirilmektedir. Bu sebeple dindarlar artık tedbir almalıdırlar. Helal gıda sertifikalamaları bu açıdan çok önemlidir. Ancak sertifika veren merkezlerin kimliği de, verdikleri sertifikaların sürdürülebilirliği de en az o kadar önemlidir. Bu konuda GİMDES'e, ayrıca çalışmalarını bitirmek üzere olduğunu sandığımız Salahattin Alıç ekibine güveniyoruz. Samimiyet olduktan sonra aşırı hassasiyetten kaynaklanan ve fıkhın kurallarına uymayan uygulamalar ise zamanla yerine oturtulabilir.

Ölçü 9

Şeran temiz ve helal olmayan bir şey yem olarak hayvanlara da verilemez.

Hatta Enâm 6/145 ayetinde dört temel haram maddenin “yeme özelliği olan herhangi bir şey” e haram olduğu söylendiği için, Kurtubi gibi bazı müfessirler bundan bu haram maddelerin eti yenmeyenler de dâhil hiçbir hayvana yem olarak verilemeyeceği sonucunun da çıkabileceğini söylemişlerdir.

O halde haram maddeler içeren yemlerle beslenen hayvanların; tavukların, balıkların etlerinin yenmesi haram olmasa bile, tayyib bir helal / helalen tayyiba da olmazlar. Helaldir, çünkü bu yemler onları yiyen hayvanlarda istihale / dönüşüm yaşamıştır, tayyib değildir, çünkü bu hayvanlar haramla beslenmiştir, doğallıklarına müdahale edilmiştir. Fıkhın; serbest dolaşan tavuğun, pislik yeme alışkanlığı olan sığırın, domuz sütüyle beslenen kuzunun ancak bir süre karantinaya alındıktan sonra yenebileceğini söylemesi de bunu gösterir.

Ölçü 10

İstihale bir maddeyi pis olmaktan çıkardığı gibi, istihlak da onu pis yapmaz.

İstihale, başkalaşım demektir. Her türlü kimyasal tepkime bir istihaledir, ama her istihale kimyasal tepkime olmayabilir. Jelatin bize göre istihaleye uğramış bir maddedir. Bazı fıkıhçılar bunun aksini düşünürler. Doğru olanın onların söylediği olması da muhtemeldir. İstihlak ise; çok olmanın sınırı mezheplere göre farklı olmakla beraber, çok bir sıvıya, onun üç temel vasfından / kokusu, tadı ve renginden hiç birisini değiştirmeyecek kadar az pis bir maddenin karışıp onda yok olmasıdır. Gazlı içeceklerdeki helal olmayan maddeleri istihlakin, piyasa peynirlerini ise istihalenin gerçekleştiği maddelere örnek verebiliriz. Domuz dışındaki hayvanların derilerinin tabaklanmak suretiyle temiz olması da istihale sebebiyledir.

Ölçü 11

Haram bir maddeyi bir müslüman alamaz satamaz, üretemez, üretimde kullanamaz.

Ancak başkaları tarafından üretilen ve pis madde içermekle beraber istihale ve istihlak geçirmiş maddeleri kullanmanın haram olduğu da söylenemez. Mesela başkalarının domuz yağından ürettikleri bir sabunu kullanmak haramdır diyemeyiz. Çünkü onda istihale vardır. Müslümanların bir varlık ve kimlik politikası olarak siyaseten ve takva gereği bunları kullanmamaları ise ayrı bir husustur ve tavsiye edilir. Mesela Müslüman istihale/başkalaşım oluşuyor diye domuzdan jelatin üretip onu kullanamaz. Ama halka, piyasadaki mesela yoğurtlarda jelatin vardır, bu yoğurtlar haramdır da denemez.

Birkaç maddemiz kaldı.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim