1. HABERLER

  2. HABER

  3. MEDYA

  4. Gezi Parkındaki 15-20 Ağaç İle İmtihan Olmak…
Gezi Parkındaki 15-20 Ağaç İle İmtihan Olmak…

Gezi Parkındaki 15-20 Ağaç İle İmtihan Olmak…

Yanı başımızda yüzbine yakın insan öldürülmüş, milyonlar mülteci ve onbinlerce insan tutsak iken birileri bizi Gezi Parkı ile imtihan ediyor…

A+A-

HAKSÖZ-HABER

Türkiye medyası Taksim Gezi Parkındaki ağaçlara zarar verilmesini önlemek(!) amacıyla yapılan eylemi ve polisin müdahalesini konuşuyor. Manşetler, açık oturumlar, köşe yazıları, twitler ve neden haber, açıklama yapmıyorsunuz ile başlayan cümleler…

Emek Sineması ve Taksim Gazi Parkı vesilesiyle cadde ve meydanlardan haber bültenlerinin manşetlerine değin en üst perdeden sergilenen ‘direniş azmi’. Modern dönemin adeta insanlık, tarih, sanat ve çevre adına sanki destanı yazılıyor. Vefa deyip ranta karşı duran, tarih ve doğaya tutunup açgözlü sermayeye meydan okuyan merhamet timsallerinin göz yaşartıcı bombalara, basınçlı su ve polis coplarına karşı nasıl da cesur kahramanlara dönüştüğünü okuyoruz, seyrediyoruz.

Ancak küçük belki de küçücük bir sorun var galiba bu noktada. Sinema, meydan ve ağaçlar konusunda son derece hassas olan bu söylem ve eylemlerin sahipleri iki yılı aşkın bir zamandır Suriye’de halka karşı Esed-Baas rejimi tarafından tırmandırılarak sürdürülen katliamlar için ne söylemiş ve yapmışlardı acaba?

Ağaçları ve sinemayı koruma kampanyası ile paralel giden “Suriye’den gelen mültecilere ev-aş-iş vermeyin, kovalayalım gitsinler!” kampanyasının zamansal açıdan paralel, aktörler açısından birebir aynı olduğu ortada değil mi? Bu basit ama son derece çirkin bağlamı göremeyen gözlerin, idrak edemeyen akılların yapacağı analizden hiçbir şey çıkmayacağı gibi üreteceği siyasetten de kimsenin hayır görmesi mümkün değil.

İki Ayyaş söylemi, Emek Sineması ve Taksim Gezi Parkının düzenlenmesi adına kesilmesi planlanan ağaçlar üzerinden adalet ve merhameti temel alan bir siyaset üretildiği bir yalandan ve palavradan daha ötesi bir aldatmacadan ibarettir. Heykel ve kadehlerin gölgesinde, despotların güdümünde üretilen söylem ve eylemlerden de, bu işler için organize olan sözde direnişçilerden de her açıdan uzağız, uzak olmalıyız.

Kelimeleri yerlerinden kaydıran, ıslah ediyoruz deyip ifsadı iş edinenlerin kimseyi tutarlılık testine tabi tutmaya, muhalifliğini sınamaya, kendini ispata davet etmeye hakkının olmadığını tekraren beyan etmeliyiz.

HABERE YORUM KAT

32 Yorum