1. YAZARLAR

  2. Melih Altınok

  3. Gerçeğe tanık suça ortak ‘sol’
Melih Altınok

Melih Altınok

Yazarın Tüm Yazıları >

Gerçeğe tanık suça ortak ‘sol’

A+A-

Günlerdir ne korkunç iddialar yayımlıyoruz farkında mısınız?

Şemdinli Gediktepe’de polis “dikkat edin saldırı olacak” diye Jandarmaya faks geçiyor. Jandarma istihbaratı dikkate almıyor. 11 asker yaşamını yitiriyor.

Çukurca Hantepe’de heronlar PKK’lilerin sızmasını Genelkurmay’da dahil otuz birime iletiyor. Komutanlar görüntüleri canlı izliyor. Ama müdahale edilmiyor. 7 asker yaşamını yitiriyor.

Daha önce çoğu Mehmet Baransu tarafından ortaya çıkartılan ve Taraf’ın da manşetten gördüğü nice askerin yaşamına mal olan benzer skandalları saymıyorum bile.

Başka bir ülkede olsa bırakın olayın doğrudan sorumlusu Genelkurmay Başkanı’nı, hükümeti bile düşürebilecek güçteki bu skandallar karşısında muhataplarından tık yok.

TSK doğal olarak savunma pozisyonunda. Zorla silâhaltına alınmış ve can güvenliğinde sorumlu olduğu gençlerin tabiri caizse patır patır dökülmelerinde, ihmalleri ve hatta ihanetleri olabileceğine dair iddiaları her zaman ki gibi boru edebiyatının kalkanıyla savuşturmaya çalışıyorlar.

Hükümet ise, iddiaların kamuoyunda tartışılmaya başlamasından biraz rahatsız gibi. Zira tabanın bu tablo karşısında “hadi hadi” diyeceğini biliyorlar. Bu yüzden de dengeleri gözeterek ağır aksak da olsa yürüttükleri ‘muhalefetin’ hızlanmasına neden olacak yakıcı gerçeklerin üzerine, çaktırmadan, su dökmeye çabalıyorlar.

Merkez medya da müesses nizamın sorgulanmasına neden olacak skandalları, varlık nedeni olan habercilik refleksini göz ardı ederek örtmeye çabalıyor. Bu reflekslerinin basın tarihine kara bir leke olarak kaydedilen son örneğini Pazar günü Yıldıray Oğur köşesinde yazdı. Okumayan varsa, Yıldıray’ın ‘iliştirilmiş değil askeri yatılı’ medyanın somut delileriyle ortaya koyduğu suç ortaklığına dair yazısına mutlaka dönüp bir baksın derim.

Peki ya solun, daha doğrusu Türkiye’deki sol’un bu tablodaki yerine ne buyrulur? Evrensel referansları gereği militarizm karşı her hamlede öncü rolü oynaması gereken solun Türkiye’deki müsveddesinin, gerçeğe tanık suça ortak hali utanç verici değil mi?

Hakikaten siz de merak etmiyor musunuz, AKP Öncesi dönemde (A.Ö)  kontrgerilla faaliyetlerinin üzerine cesaretle giden sol, şimdi sayfa sayfa yayımladığımız iğrenç özel harp taktikleri karşısında niçin suskun?

Sol yıllarca halkı, adına kulak memesi kıvamında fenalık falan denen çatışmaların, kirli bir savaş olduğuna ikna etmek için çalışmadı mı? Aydınlar, gazeteciler, aktivistler, öğrenciler, bu uğurda bedeller ödemedi mi? E arkadaş daha ne istiyorsunuz diye sormayalım şimdi?

Eskiden iddialarınız, elinizde bir delil olmadığı için kanaatin ötesine geçemiyordu. Muhatapları iddialarınızı “yıkıcıların, bölücülerin propagandası” söylemiyle değersizleştiriyor, kamuoyu sizi dikkate almıyor, neticede elinizde kocaman bir sıfır kalıyordu.  

Şimdikilerse, altında resmi görevlilerin imzalarının bulunduğu belgeler, görüntüler ve ses kayıtları. Üstelik muktedirlerce inkâr edilmeleri öyle kolay değil bu iddiaların; zaten çoğu da mahkemelerce kabul görüp değerlendiriliyor. Demokratikleşme ve şeffaflaşma yolunda oluşan toplumsal destek de cabası.

Sesimiz duyur musunuz ey savaş karşıtları, vicdani retçiler, sol partiler, savaşın birebir mağdurları… Oturun ve kendinize bir sorun, bu iddialara, iktidarda AKP olmasa ya da Taraf yayımlamasa nasıl tepki verirdiniz? Avrupa’daki muadillerinizin, bu gibi skandallar karşısında neler yapabileceklerini de tahayyül etmeye çalışın.

Elbette rotasını şaşırmamış ve bu kolektif deliliğe ortak olmayan pek çok solcunun, yaşananlara tepki verdiğini biliyorum. Ama ne yazık ki, yıllardır dillendirdikleri iddiaların kanıtlandığı, sorumlular hesap verdiği bir Türkiye’yi kâbuslarında görenler, sol içerisinde çoğunlukta.

Ne diyeyim, Allah akıl fikir versin. Bakın Allah dedim. Yazıdaki yüzlerce kelimenin içinden bunu cımbızlar. Ona odaklanırsınız şimdi; Nato mermer nato kafalar sizi.

Yazık!

TARAF

YAZIYA YORUM KAT