1. YAZARLAR

  2. Erhan Başyurt

  3. Genelkurmay’ın aksi tavrı Türkiye'nin felaketi olur...
Erhan Başyurt

Erhan Başyurt

Yazarın Tüm Yazıları >

Genelkurmay’ın aksi tavrı Türkiye'nin felaketi olur...

A+A-

Ergenekon'da gözaltılar önceki gün ilk kez görevdeki 9 subaya uzandı.

Ardından Ankara hareketlendi.

Komutan eşleri, eski MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç'ın evine giderek eşine destek ziyareti gerçekleştirdi.

Kuvvet komutanları, Genelkurmay Başkanı ile beş saat süren bir toplantı yaptı.

Dün başkente dönen Recep Tayyip Erdoğan'ı, havaalanında Savunma Bakanı karşıladı.

Programda olmadığı halde, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile Başbakan Erdoğan 1 saat 20 dakika görüştü.

Başbuğ, daha sonra da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Köşk'te bir araya geldi.

Bütün bunlar ister istemez, "Acaba askerler, gözaltı dalgasının genişlemesinden rahatsız mı oldu?" sorusunu beraberinde getirdi.

Askeri kesimde, bir rahatsızlık olduğu iddiaları gerçeği yansıtmıyor.

Çünkü, önceki gün yapılan 10'uncu dalga gözaltına almalar, Genelkurmay'ın izni ve bilgisi dahilinde gerçekleşti.

Askerler, adli soruşturmaların önünü tıkama peşinde değiller.

Demokratik bir tavır içindeler.

Esas soru, "Neden böyle olmasınlar? Neden Ergenekon'a sahip çıksınlar?"

Bir kere ortada, ülkeyi ahtapot gibi sarmış bir yapı var.

Ordunun yıllardır yok etmek istediği terör örgütü PKK ile temaslara sahip, kendilerini devletin yerine koyan, Genelkurmay'ın yerine koyan bir yapı...

Suikast yapan, kaos oluşturacak eylemler planlayan, meşru hükümeti devirmek için darbe planlayan bir yapı...

Komuta kademesinin böyle bir terör örgütünü korumasını beklemek, onları suça ortak olmaya davet etmek anlamına gelir.


Türk halkının en çok güvendiği ve canını teslim ettiği ordumuz ve komutanlarımızdan, Ergenekon terör örgütünün ortaya çıkarılıp, cezalandırılmasını engellemesini beklemek, akla ve mantığa ters.

Genelkurmay'ın, Ergenekoncular ile aynı görüşü paylaşmadığı ve paylaşamayacağı, açılan "Ordu Göreve" pankartları ve Ümit Sayın'ın mail yazışmalarıyla ortada.

Ergenekon'un tüm eleman ve imkanlarıyla faal olduğu dönemde yönlendirmeyi başaramadığı ordumuzu, büyük darbe aldığı ve bütün karanlık eylem ve planlarının ortaya döküldüğü dönemde etki altına alabileceğini düşünmek safdillik olur.

Nitekim Genelkurmay adli savcıları, Ergenekon uzantılı "Karargah Evleri" ile ilgili ayrı bir soruşturma yürütüyor.

Genelkurmay'ın, Ergenekon savcıları tarafından ele geçirilen "kozmik" bilgi ve belgelerin nasıl sızdırıldığını ve Ergenekon'un cephaneliklerinde ortaya çıkarılan ordu malı el bombası ve silahları ayrı bir koldan soruşturduğunu düşünüyorum.

Peki, Ergenekon'da bütün bunlara rağmen yeni gözaltı dalgaları söz konusu olur mu?

Bu sorunun cevabı iki değişkene bağlı.

Birincisi, mahkemeye sunulan Ergenekon Şeması tamamlandı mı? Yani "1 Numara" dahil tüm yöneticiler yakalandı mı? Medya ve siyaset ayağında başka isimler mevcut mu?

İkincisi de, gözaltına alınan 9 muvazzaf subay dışında Ergenekon'un çengel attığı başka üst düzey ya da alt düzey eleman var mı?

Bu iki sorunun cevabı ne olursa olsun, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adalete ve savcılara, her türlü kolaylığı sağlayacağına inanıyorum.

Çünkü, şayet varsa "çürük elmalar"ın temizlenmesi en çok ordu disiplinine ve güvenirliliğine katkı sağlar.

Genelkurmay'ın aksi yönde bir tavır sergilemesi, Ergenekon'a sahip çıkması anlamına gelir. Bu da sadece Türk adaleti değil, Türkiye'nin geleceği adına felaket olur...

BUGÜN

YAZIYA YORUM KAT