1. YAZARLAR

  2. Rasim Ozan Kütahyalı

  3. Genelkurmay lağvedilmeli
Rasim Ozan Kütahyalı

Rasim Ozan Kütahyalı

Yazarın Tüm Yazıları >

Genelkurmay lağvedilmeli

A+A-

Mümtazer Türköne tamamen haklı... Hakikaten başka çare yok, işin içinden çıkamıyoruz. Türköne’ye sadece usulen itiraz edilebilir. “Ordu lağvedilmeli” sözü yanlış “Genelkurmay karagâhı lağvedilmeli, generaller büyük oranda yenilenmeli” sözü ise çok doğru, Türköne de bunu kastediyor herhalde...

Ordu deyince bu ülkenin halkı askere giden kendi oğlu Mehmetçiği de anlıyor. Türk ordusu 700.000 kişilik bir ordu, Genelkurmay ise 300 generalden müteşekkil bir karargah... Israrla yazıyoruz, bu toprakların halkı için askerlerimiz herhangi bir erat değil Mehmetçik yani Küçük Muhammed/Küçük Peygamber, o yüzden oğullarını gönderdikleri yer İngilizce’den tercüme çakma bir tabir olan Türk Silahlı Kuvvetleri değil, Peygamber Ocağı... Mehmetçiklerimiz vefat ettiği zaman, o körpecik cesetlerinin gittiği yer morg değil Cennetyolu... Çünkü bu milletin inancına göre Mehmetçikler ölmez, şehit olur, şehadet mertebesine ulaşır. Şehitlik makamına ulaşanlar da cennete gider. Profesyonel tıp dilinde morg olan yerin adı o sebeple Cennetyolu olarak adlandırılır... Bu millet bu kadar İslami bir dünya görüşü ve algısı üzerinden askerlik meselesine bakar. İşte o yüzden oğlunu düğüne gönderir gibi askere uğurlar, İslam inancı sebebiyle oğlunun şehit olduğuna inandığı için “Bir oğlumu daha gönderirim askere” der bu halk...

Ulusalcı/laikçi hamasi zırvalıkların merkezi haline gelmiş Genelkumay Karargâhı bu halkı anlayamaz, çünkü bu halka yabancı bir zihniyetin istilası altındadır Karargâh... Anlayamadığı için de inancı gereği gümüş yüzük takan, inancı gereği eşi başını örten mensuplarını ordudan atıyor bu Genelkurmay! Tüm generallere sesleniyorum; Gümüş yüzük takmayı, baş örtmeyi “hurafe” görüyorsanız, yukarıda anlattığım askerliğe uğurlama manzaralarını da “hurafe” görün o zaman! Tutarlılık ve namusluluk bunu gerektirir! Bu manzaraları hurafe görüp, aşağılarsanız bir kişiyi bile bu ordu için savaştıramazsınız... Bir ülkenin Genelkurmay karargâhı kendi halkına ancak bu kadar yabancılaşabilir. Küçümsediğiniz bu İslami/manevi zemin sebebiyle bu halkın hâlâ “Ordu” deyince yürek teli titriyor... Ama Genelkurmay ve Generaller deyince titremiyor, sizlerden ancak korkuyorlar. Korku yüzünden “saygı duyuyor” gibi yapıyorlar...

Sadece şu son iki yılda kaç defa askerlerimize saldırılacağı istihbaratı geldiği halde hiçbir önlem alınmadığı ortaya çıktı, işte Baransu’nun son bir haftada yakaladığı haberler bile düzgün bir ülkede kaç tane generalin görevden alınmasını gerektirirdi. Gediktepe, Dağlıca, Aktütün ve daha birçok askeri skandal... Generaller Mehmetçiklere yapılan saldırıyı film izler gibi seyrediyor. Çukurca’da PKK mayını yüzünden şehit düştüğünü zanneden askerlerimiz, kendi ordularının mayını yüzünden öldüğünü anlıyor. Bunu itiraf eden ve bu itirafa karşılık “Hiç önemseme bunları” diyen general hala görevde... Belki de bu YAŞ’ta terfi bekliyorlar. Şehit aileleri karargâhın kapısına dayanıyor artık “Yeter” diyor... TCK’nın 318. maddesindeki “Halkı askerlikten soğutmak” suçunu sistematik olarak işleyen kurumun bizzat kendisi Genelkurmay’dır bu ülkede. Dünyanın hiçbir yerinde inançlarıyla askerliği bu kadar bağdaştıran, bu yüzden de orduya katılmaya her an bu kadar hazır bir halk bulamazsınız. İşte siz bu halka yabancı zihniyetinizle bu halkı askerlikten soğuttunuz ey generaller...

Artık yeter! İstisnalar hariç tutularak Genelkurmay’ın lağvedilmesi ve yepyeni, halkın değerlerine ve inançlarına düşman gözüyle bakmayan ve sivil hükümetin tam emrinde bir karargâh yapısıyla yola devam etmeliyiz... Çok daha güçlü, çok daha diri, çok daha dinamik, çok daha genç bir Genelkurmayımız olmalı...

Ertuğrul Özkök ve Sami Selçuk

Ertuğrul Özkök özeleştiri yapmış... Sami Selçuk “Hayır” cephesinde yer alınca bir anda Selçuk’a karşı “hata” ettiğini fark etmiş, pişman olmuş! Ah ne kadar iyi niyetli şu Özkök... Selçuk her zaman “Liberal bir Kemalist” idi, hiçbir zaman Kemalizme tam cephe almadı, ama çok değerli ve dürüst bir adamdı hâlâ da öyle. Liberal camia Selçuk’un bu Kemalist tavrını bilmesine rağmen, hep destek çıktı Yargıtay Başkanı’na. Efsane olan 99 konuşması Kemalizmin liberalleşerek madara olmadan yola medenice devam etmesi için tek umuttu, sense o konuşmadan sonra “Selçuk’un etkilendiği adamlar eşcinsel” diye manşet attırdın Hürriyet gazetesinde, Selçuk’a karşı bir psikolojik linç operasyonu başlattın. Bunları anmadan özür dilemen bir anlam ifade etmez Özkök... Selçuk’a Özgürlük Onur Ödülü veren Liberal Düşünce Topluluğu’ndan siyaset felsefecisi Atilla Yayla’ya da “Avrupa’dan gelenler niye her yerde aynı adamın heykelleri var diye sorarlar” dediği için linç kampanyası başlattın sen... Yayla da kazara “Hayır” diyorsa Allah bilir ondan da özür dilersin.“Evet” diyorsa gerek yok, o zaman “Linç etmekte haklıydım” dersin. Selçuk kanaat değiştirirse de özrünü geri alırsın herhalde... Ahmet Kekeç’le sohbetinden gelen selamını ya da mesajını da aldım, bilesin...

rasim.ozan@hotmail.com

TARAF

YAZIYA YORUM KAT