1. YAZARLAR

  2. D. Mehmet Doğan

  3. Genelkurmay başkanları kimin halefi?
D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

Genelkurmay başkanları kimin halefi?

A+A-

Zaman belliydi, mekân belliydi, konu belliydi... Yine de bir belirsizlik vardı Genelkurmay’daki devir teslim töreninde...

Sahi, bu devir teslim töreni hangi ülkede yapılıyordu? Türkiye’de mi?
Bundan emin olamadım! Türkiye ramazanı yaşıyor. İnsanlar sabaha karşı uyanıyor, uzun bir günü oruçlu geçirmek üzere hazırlanıyor. Bunu ülkenin büyük bir çoğunluğu yapıyor. Akşam vakti milyonlarca aile, oruç tutan-tutmayan farklı bir sofrada toplanıyor...
Türkiye’de ramazan var, oruç var...
Bu devir teslim töreninin yapıldığı yerde ise izi bile yok!
Böyle bir şey, yani dinî günleri es geçmek, Hıristiyan bir ülkede olabilir mi? Hele İsrail’de?
Türkiye’de nasıl oluyor?
Neyse ki, her iki komutan da olağandan uzun konuşuyor. İftar vakti böylece geçiliyor. “Resepsiyon” iftardan sonra başlıyor. Başbakan’a iftarlık yemek sunuluyor.
Ya halef-selef genelkurmay başkanlarına? Diğer askerî erkâna? Onlar ülkenin büyük çoğunluğundan değiller mi?
Oruç tutmak veya tutmamak şahsî tercihleri olabilir! Fakat, ülkenin, milletin ordusunun bir devir teslim töreninde, o ülkenin, o milletin dinî hassasiyetleri asla görmezden gelinemez.
Elbette iftar sonrasına sarkan bu kabul resmi içkili!
Türkiye’de alkol laikliğin şartı! Geçmişte alkolsüz toplantılara bazı en yüksek rütbeliler alkol getirterek laikliği sağladılar! Şimdi de bir ramazan akşamı, iftar saatinde laiklik böylece gerçekleştiriliyor!
Ramazanı yaşayan bir ülkede ise, alkol bir haramın alenen ve resmen icrası!
Herkes İlker Başbuğ’un (artık ondan “sabık genelkurmay” başkanı olarak söz edeceğiz) konuşmasından bahsediyor. Başbuğ konuşması sırasında duygulanmış ve ağlamış. Hem de eşi ve çocuklarından bahsederken.
Bu aile hassasiyeti bilhassa önemli... Türkiye büyük bir aile ise, onun hassasiyetleri önemsiz olabilir mi? Gerektiğinde “Peygamber ocağı”ndan dem vuranlar, bunun çay ocağından farklı bir şey olduğunu neden ortaya koyamıyorlar?
Halk askeriyeyi “Peygamber ocağı” olarak görüyor. Çocuklarını adı ne olursa olsun “Mehmetcik” olarak askere gönderiyor.
“Mehmetcik” ne demek? Küçük “Muhammed” demek! Bu ordunun askeri hâlâ “Peygamber”e nisbetle adlandırılıyor.
Ama o askeriyenin en üst rütbelilerinin töreninde, hiç de öyle bir hava hissedilmiyor. Başbuğ, laikliğe bağlılıktan bahsediyor! Laikliğe bağlılık dini silmek değildir. Dinî olana aykırı gitmek değildir. Halkın dinî hassasiyetlerini yok saymak değildir!
Eğer laikliğe tam bağlılık iddiasında samimiyseniz, şehidlik kavramını terk edin. “Vatanî zayiat” gibi bir şey uydurun! Ramazanı görmezden gelip bayramda tatil yapmaktan vazgeçin! Mehmetciğin yerine başka bir isim bulun!
Genelkurmay başkanları Atatürk’ün halefi/halifesi gibi kurum satıyor. Halbuki Mustafa Kemal Paşa hiç Erkân-ı Harbiye reisliği yapmadı! Türkiye’de genelkurmay başkanı denilince akla gelen isim “Fevzi Paşa”dır. Eğer bugünkü başkanlar Fevzi Paşa’nın halefi ise, onun en katı laiklik uygulamaları sırasında “Askere Din Kitabı” yazdırdığını biliyorlar mı?
Merak saikiyle baktım Genelkurmay’ın sitesine. Meğer ilk Genelkurmay Başkanı İsmet İnönü imiş! Gerçekten kötü bir başlangıç! “Allah” demekten korkan bir ismin halefi bugünkü başkanlar! Fakat İsmet bey, miralay (albay) iken bir yıl kadar Erkânı Harbiye Reisliği yapmış.
Sitede İsmet İnönü’nün karşısında “orgeneral” yazıyor. Yalanlar veya yanlışlar buradan başlıyor. İsmet’in generalliği Genelkurmay başkanlığından sonra olduğu gibi, orgeneralliği de sonradan ihdastır!
İsmet Bey, Millî Mücadele’ye katıldığında miralay/albay idi. Bir sene sonra mirliva oldu. Sitede bunun tümgenerale tekabül ettiği yazılı. Halbuki “liva”nın karşılığı bugün “tugay”dır. Bu yüzden İsmet tuğgeneral olmuştur. Millî Mücadele’nin başlangıcında Mustafa Kemal’in rütbesi de mirliva idi. Şimdi genelkurmay onları tümgeneralliğe yükseltiyor! 1934’e kadar, liva-paşalıktan sonraki rütbe feriklikti. Ferik, fırka kumandanı manasınadır ve fırka bugün tümenin karşılığıdır. Bundan sonraki rütbe 1. Ferikliktir ve korgeneralin muadilidir. Bu yüzden ne İsmet, ne Fevzi, ne de Mustafa Kemal orgeneral değillerdi!
İsmet İnönü, başbakanken birinci ferik yani, korgeneral oldu!
Kararnamesini kendi imzalamış olmalı! Ne âlâ cumhuriyet!
Garp cephesi kumandanı İsmet 1. Ferik oldu, şark cephesi kumandanı Kâzım Karabekir Paşa yapılmadı. Birincisi başbakan değildi, ikincisi muhalif parti kurmuştu!

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT