Genelkurmay Başkanı neyin başı

26.02.2010 18:35

Melih Altınok

CHP’li Onur Öymen, geçtiğimiz günlerde Brüksel’deki bir toplantıda, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten’i, Türkiye’de siyasal iktidarın orduyu tasfiye etmek için sistematik bir kampanya yürüttüğüne ikna etmek için çabalıyordu.

Öymen’in ağzından “pireyi deve yapıyorsunuz canım” anlamına gelen şu sözler dökülüverdi:

“Sekiz yıl içinde TBMM’den askerlerin tavsiyesi ile bir yasa dahi kabul edilmedi”

Ruijten’in bu sözler üzerine gözlerinden okunan şaşkınlık bile, Öymen’in dehşet verici mantığına yeterli bir yanıttı ama yine dayanamayıp konuştu Ruijten, bir çocuğa anlatır gibi:

“Bir de bu olacak mıydı? Bu olacak iş değil.”

Evet, normalin ne olduğunu unutmamış bünyeler için bu tarz konuşmaları dinlemek de onlara karşılık vermek de züldür.

Ama bıkkınlar yan yana gelip arzu ettiğimiz yaşamı kuracağımız ütopya coğrafyalara doğru ‘uzun yürüyüşe’ çıkamayacağımıza göre, tıpkı Batı demokrasilerindeki yurttaşlar gibi, generallerin soyağaçlarının umurumuzda bile olmayacağı bir ülke için mücadele edeceğiz.

Bunun için de unutulan normallikleri anımsatmaktan imtina etmeyeceğiz. Aksi halde inanın, bugün olduğu gibi refleksler düzleminde süren bu didişme boğar bizi.

Bakın, bu satırları yazdığım saatlerde Cumhurbaşkanlığı’ndaki üçlü zirve sonuçlandı. Gül, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ görüşmesinin ardından “Kurumlarımızın yıpranmaması için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiği...” şeklinde sade suya tirit bir açıklama yapıldı.

Ortada bize göre anormal bir durum yok değil mi?

Söz konusu görüşmenin toplumdaki gerginliği gidermesine dair temennilerle oyalandığımıza, temel soruna, yani ülkedeki siyasi gelişmelerle ilgili bir toplantıda, Genelkurmay Başkanı’nın ne işi olduğu üzerine kafa yormadığımıza göre öyle. Yoksa uzlaşmaya kurban ettiğimiz mantığı raftan indirip hep bir ağızdan şu temel sorularla sıkıştırırdık muhataplarını:

Devletin zirvesinin biraraya gelip gidermeyi amaçladığı gerginliğin kaynağı, iddia edildiği gibi toplumda mıdır yoksa anayasada tanımlanan sınırlarını aşıp Yasama’nın ve Yürütme’nin görevini fiilen üstlenmeye soyunan ve bir milyona yakın silahlı adamı olan kurumda mı?

Cumhurbaşkanı Gül’ün devletin en tepesindeki isim olması hasebiyle gelişmelerden haberdar olmak için böyle bir toplantı düzenlemesi doğaldır. Yürütmenin başındaki Başbakan Erdoğan’ın da sorumluluğu gereği burada yer alması normaldir. Peki, Genelkurmay Başkanı’nın bu hiyerarşideki yeri nedir? Sayın Başbuğ’un üstünde, onun edimlerinden sorumlu olan kimse yok mudur? Kendisi, yıllardır açıkça mustarip olduğumuz askerî vesayeti önemsemeyip, sivil vesayetten (ne demekse) kaygılanan kesimleri temsilen mi oradadır, yoksa ‘adamlarının’ gözaltına alınmasının hesabını soran bir şef olarak mı zirveye iştirak etmiştir?

Soruyu basitleştirelim. Hani eskilerin dediği gibi, Cumhurbaşkanı cumhuriyetin, Başbakan siyasal iktidarın başıdır da, Genelkurmay Başkanı bir demokratik hukuk devletinde neyin başıdır?

Sayın Ruijten umarım bu yazıyı okumaz. Yoksa Öymen’in sözleri karşısında gelip yüzüne kurulan şaşkınlık eşliğinde bana da bir temel mantık dersi verir mutlaka. “Ne diyorsun çocuk sen” der. “Koskoca sütunu ta Montesquieu’ nun yıllar önce çözdüğü bir probleme ayırarak heba etmişsin. Devletinin ve medyanın büyüklerinin bunları bilmediğini nasıl düşünürsün?”

Bayan Ruijten haklı ama biz kuvvetler ayrılığı ilkesinin öznelerinin fiilen hava, kara ve deniz diye tanımlandığı az gelişmiş bir ülkenin geri kalmış yazarlarıyız. Bizim ülkemizde silahlı adamları gözaltına alınan bir yapının lideri, anayasal kurumlarca teskin edilmezse Allah korusun fena şeyler olur. Ne yapalım işte, akıl tutulması ikliminin hüküm sürdüğü ülkemizde işe Big Bang’den başlarız bizler de. Ve biliyor musunuz Sayın Ruijten, bu üslup son derece de marjinal karşılanır bizim illerde. İnanmıyorsanız gelecek tepkileri ve mailleri size yönlendireyim.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim