1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. İSTANBUL

  4. Gençlerden Suriye Direnişine Selam
Gençlerden Suriye Direnişine Selam

Gençlerden Suriye Direnişine Selam

Özgür-Der Üniversite Gençliği mensubu gençler, bugün Beyazıt Meydanından Suriye cihadını selamladılar.

A+A-

Suriye halkının Esed rejiminin katliam, işkence ve baskılarına rağmen 5 yıldır kararlılıkla sürdürdüğü mücadelesi İran ve Hizbullah’ın ardından Rusya’nın da savaşa doğrudan müdahalesiyle geçtiğimiz Eylül ayından bu yana yeni bir sürece girdi. Bu sürece binaen Özgür-Der Üniversite Gençliği Suriye direnişini selamlamak, zalimleri ve işbirlikçilerini lanetlemek için İstanbul Üniversitesi (Beyazıt Meydanı) önünde buluştu.

Eylemin sunumunu yapan Salih Orhan Suriye’de yaşanan katliama adalet ve insaf sahibi hiçbir insanın seyirci kalamayacağını, Müslümanlar içinse bu konuya duyarlılık göstermenin bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Özgür-Der Üniversite Gençliği’nin Suriye direnişini başından itibaren desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini ifade eden Orhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD, İran, Rusya, Hizbullah, PKK/PYD başta olmak üzere Esed rejiminin yanında yer alan bütün şer güçlerine karşı direnen kardeşlerimize verdiğimiz ve vermemiz gereken destek elbette eylemlerden ibaret olmamalı. Biz bu vesileyle hem zalimlerden beri olduğumuzu hem Suriye halkının yalnız olmadığını deklare ediyor; bu vesileyle Suriye halkının ihtiyaç duyduğu silah talebinin karşılanmasına yönelik çağrımızı bir kez daha yeniliyoruz.”

foto-galeri.gifÖzgür-Der Üniversite Gençliği adına basın açıklamasını Ruveyda Bayram okurken marşlarıyla Suriye direnişinin sesi olan Grup Yürüyüş de eyleme destek verdi. Grup Yürüyüş, Halep direnişinin efsanevi komutanı Şehit Abdulkadir Salih’e ithafen Arapça bir eser okurken; öğrencileriyle katılımıyla da “Vur” marşını ve “Yallah İrhal Ya Beşşar”ı seslendirdi.

“Emperyalist Rusya Suriye’den Defol!” ve “Yaşasın Suriye Direnişimiz!” yazılı pankartların açıldığı eylem  “Beyazıt’tan Halep’e Direnişe Bin Selam”, “İşbirlikçi Hainler Hesap Verecek”, “İslami Hareket Engellenemez”, “Yaşasın Suriye Direnişimiz”, “Katil ABD/Rusya Suriye’den Defol”, “Şehit Salih Yolun Yolumuz”, “Yaşasın Küresel İntifada” sloganları ve tekbirlerle sona erdi.

universite-ozgurder-20160222-01.jpg

universite-ozgurder-20160222-02.jpg

universite-ozgurder-20160222-03.jpg

universite-ozgurder-20160222-04.jpg

universite-ozgurder-20160222-05.jpg

FOTO GALERİ 

Basın Açıklamasının Tam Metni:

Diktatörlüğe ve Emperyalizme Karşı Direnen Suriyeli Müslümanların Mücadelesi Onurumuzdur!

Suriye’deki Müslüman halkın Esed rejimine karşı hak, adalet ve hürriyet talebiyle başlattığı mücadelede 5 yıl geride kaldı. Suriye’de yaşananlar her geçen gün adil şahitler olma ve zulme karşı yardımlaşma sorumluluğumuzu arttırmaktadır.

Suriyeli Müslüman kardeşlerimiz “Ya Allah Menne Gayrek / Allahım senden başka yok kimsemiz”dedi, yola öyle çıktı ve bugüne kadar bu sözlerine halel getirecek herhangi bir söz veya davranış sergilemedi. Bu sözü en başta söyleyip sokaklara çıktıklarında zalim Esed rejimini istemediklerini ilan ettikleri için her gün öldürülüyor, işkenceye uğruyor her Cuma namazı çıkışı katliama maruz kalıyor; ırzları, namusları çiğneniyordu ki Suriye halkı bunun üzerine silaha sarıldı. Bu yolun zorluklarını da en iyi 1970’den bu yana baba-oğul Esed’lerin kurduğu baskı rejiminin altında yaşamaya çalışan Suriye halkının kendisi biliyordu. Bizim bilmemiz gerekense her şeyden önce; tuğyana ve zulme karşı giriştikleri bu mücadele onlar için nasıl bir imtihansa buna şahitlik eden bizler için de bir imtihandı ve bu imtihanımız sürmekte.

Muhalifler karşısındaki Esed rejimi savaş sathında gerilerken önce İran ve Hizbullah geldi desteğe, onlar da kâr etmeyince zaten başından beri rejime siyasi, askeri, mali destek veren Esed rejiminin hamisi konumundaki Rusya savaşa bilfiil katıldı. Rusya’nın hiçbir kural tanımayan bombardımanları Suriyeli Müslümanların iradesini teslim alamadı, Allah’ın izniyle bundan sonra da alamayacak.

Savaşın başından beri kardeşlerimizin talebi ağır silahlar ve uçaksavar füzelerdir. Rejimin hava gücü ve devamında Rusya hava gücü savaşın gidişatını doğrudan etkilemiştir. Bu silah talebi karşılanmayarak sürekli kimyasal veya konvansiyonel silahlarla katliamlara maruz kalan, durmadan üzerine bomba yağdırılan, yaşadığı yerleri terk etmek zorunda bırakılan Suriye halkına kendini savunma imkânı tanınmamıştır.

ABD ise Suriye meselesinde bir diğer emperyalist güç olan küresel rakibi Rusya’nın Esed rejiminin en büyük destekçisi olmasından da kaynaklı muhaliflerin yanında yer alma rolünü oynamayı denedi. Ama sahada bir türlü kendisine partner olabilecek dolayısıyla kendi çıkarlarını tehdit etmeyecek İslamcı olmayan bir güç bulamadı. Artık açık bir şekilde Rusya’yla ittifak halinde Suriye direnişini boğmaya çabalamaktadır. AB içinse başından beri duyarsız kaldığı Suriye meselesi artık salt mülteci sorunundan ibarettir. 

PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin Suriye savaşının başından beri sergilediği oportünist tutum tam da bağlı oldukları örgüt olan PKK’nın hareket tarzını yansıtmaktadır. Hâkimiyeti altındaki topraklarda yaşayan Kürt halkına onlara vatandaşlık hakkı tanımayacak kadar düşmanlık eden Baas rejiminin Suriye’nin kuzeyini PYD’ye emanet edip oradan çekilmesi sonucu PYD/YPG kantonları fiili durum olarak ortaya çıkmıştır. Bugün PYD Rusya’nın yanı sıra ABD’yi de arkasına alarak o kantonları birleştirme planını uygulamaya çalışıyor. Tabii PYD’nin bu planın “emanetin asıl sahibi” Esed rejiminin yine Rusya’nın hava saldırılarıyla birlikte karadan Halep ile Türkiye arasındaki koridoru kesmeye dönük planıyla örtüşmesinde şaşılacak bir taraf yok.  Halep’in kuşatılması çabaları ile Azez’in kuşatılması çabaları aynı doğrultuda seyretmektedir.

Suriye’de bıçak kemiğe dayandı. Suriye’de son beş yıldır yaşanılanlar asla bir iç savaş değil apaçık bir katliamdır. Ama zulmün olduğu yerde zalim ve mazlum olduğu gibi zulme direnenler de var. Yaşanılanlara bakınca aynı zamanda görüyoruz ki destansı bir direniş ve bir halkın kararlılığı karşısında zalimler nihai amaçlarına erememiştir. Suriye’de ne olduğu; gören göz, duyan kulak, akleden kalpler için açıktır: Suriye’deki mücadele; Müslümanların birbirini öldürmesi, emperyalizmin oyunu, vekâlet savaşı değil Hak-Batıl mücadelesidir. Bizler inanıyoruz ki bu mücadelede son sözü tüm zorluklara rağmen, Esed’e, Rusya’ya, İran’a, Hizbullah denilen örgüte, PYD’ye, IŞİD’e, ABD ve Batı emperyalizmine rağmen direnen Suriyeli Müslümanlar söyleyecektir.

Özgür-Der Üniversite Gençliği

HABERE YORUM KAT

7 Yorum