Gençlerde İnternet Bağımlılığı ve Olumsuz Sonuçları

03.10.2016 11:36
Gençlerde İnternet Bağımlılığı ve Olumsuz Sonuçları
"Ne yazık ki, sosyal ilişki kurma konusunda yetersizlik hisseden, yalnızlık yaşayan veya duygusal boşluk içinde olan birçok gencin sığınağı ve umut kapısı olmaya başladı sanal ortamlar..."

Psikolojik Danışman Kıvanç Tığlı Bulut, Yeni Akit’teki yazısında gençlerdeki internet bağımlılığı ve yol açtığı olumsuz sonuçlara dikkat çekiyor.

Kıvanç Tığlı Bulut’un yazısı şöyle:

Gençlerde İnternet Bağımlılığına Dikkat

Değerli okuyucularım, danışmanlık merkezlerine veya psikiyatristlere son zamanlarda internet bağımlılığı yüzünden ders başarısı düşen, okulda başarılı olamayan, sosyal ilişki kuramayan, arkadaş çevresi olmayan birçok gencin aileleri başvurmakta... Tabii ki internet yerinde ve zamanında kullanıldığında harika bir araç. Ancak gençlerimiz veya çocuklarımız zamanının çoğunu tek başına odasında, internet başında ya oyun oynayarak ya da Facebook’a, Whatsapp’a girerek geçiriyor. Bütün bunların sonucunda tabii ki düzenli ders çalışamıyor, uzun süre internet kullandığından dolayı dikkat problemleri ortaya çıkabiliyor, böylece de ders başarısı düşüyor.

İnternet bağımlılığı, bilgisayar veya cep telefonu başında, internete bağlı olarak, gereğinden fazla zaman geçirme sorunu şeklinde tanımlanmaktadır. İnternet bağımlılığının belirtilerini şöyle sıralayabiliriz: İnternet başında aşırı zaman geçirmeye bağlı olarak yaşam biçiminde değişiklikler olması, genel fiziksel aktivitelerde azalma, kişinin sağlığının, gözlerinin bozulması, internette fazla zaman geçirmeye bağlı olarak uyku aktivitesinde bozulma, arkadaşları kaybetme ve sosyalizasyonda azalma, aile ve arkadaşları ihmal etme, iş ve kişisel sorumluluklarını ihmal etme, internette zaman geçirmediğinde eksiklik hissetme, internete giremediğinde endişe yaşama gibi belirtilere sıklıkla rastlanmaktadır.

İnternet bağımlılığı insan hayatının bütün alanlarını olumsuz yönde etkiler. Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi sadece sosyal ilişkilerini bozmakla kalmaz, insanın fiziksel sağlığını da etkilemeye başlar. Uzun süre oturmaya dayalı bel ve sırt ağrıları, görme bozuklukları, uyku düzeninde bozulma ve buna bağlı yorgunluk, huzursuzluk, sinirlilik olabilir.

Bağımlılıkta, asıl önemli olan, bilgisayar başında ne kadar zaman geçirdiğimizden çok, işlevselliğinizi, sosyal hayatınızı ve ilişkilerinizi ne kadar etkilemeye başladığıdır. İnternet başından ayrılamadığınız ve vakit kaybettiğiniz için önemli birçok işinizi ertelemeye başlamışsanız, bağımlılıktan bahsetmek için yeterli bir süredir.

Ne yazık ki, sosyal ilişki kurma konusunda yetersizlik hisseden, yalnızlık yaşayan veya duygusal boşluk içinde olan birçok gencin sığınağı ve umut kapısı olmaya başladı sanal ortamlar... Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi ilk aşamalarda kişi, durumunun farkında değildir. Fakat internet başında geçirilen süre artmaya başladıkça kişi fark etmese de öncelikle yakınları durumun farkına varırlar ve şikâyetçi olmaya, uyarmaya başlarlar. Kişi veya genç durumlarını inkâr etmeye eğilimlidirler. Kendilerini de, normal sınırlarda kullandıkları konusunda telkin ederler. Zaman geçtikçe, sosyal hayatları aksamaya başladıkça, kişiler durumlarının farkına varmaya başlarlar fakat diğer bağımlılıklarda olduğu gibi gizli bir şekilde ya da bütün her şeyi reddetme riskini göze alarak, davranış kalıplarına devam ederler.

Değerli okuyucular, bilgisayar bağımlılığından etkilenenlerin % 90’ı erkeklerdir. Bu erkeklerin belirgin bir tip dağılımı vardır. Sessiz, içine kapanık olma eğilimindedirler. Genellikle ortalamanın üzerinde bireysel beceri ve yeteneği olan, iyi ailelerden gelen ve annelerine normalden daha fazla bağlı olan erkek çocuklar, bilgisayar bağımlılığı konusunda riskli gruptadırlar. Anne ve çocuk arasındaki ilişki bir süre sonra çatışmaya dönüşür. Buna bağlı olarak depresif veya saldırgan davranışlar gösterebilir. Daha sonra çocuk kendi sanal dünyasındaki gerçekliğe kaçar.

  Online role-playing game denen oyunlarda bağımlılık oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bu oyunlarda karmaşık görevler vardır ve oyuncu bunları çözmek için oyunun içine dalmaktadır. Oyuncular öncelikle bir birlik-grup yapısına katılarak, orada kendine arkadaş edinerek, onlarla iletişime geçer. Bu oyunlardaki iletişimi sağlayan karakter geçmiş yıllardaki oyunlarda olmayan, yeni bir ögedir. Sanal gerçekliği yoğunlaştıran kavram, oyundaki karakterlerin birbiriyle iletişimde olmalarıdır.

Bu oyunlarda, belirli şekillerde çözümlenen sorunlar sonrasında, oyun karakteri farklı özellikler kazanarak güçlenir. Oyundaki karakter güçlendikçe, oyuncunun dâhil olduğu gruptaki statüsü ve pozisyonu yükselir. Bir diğer oyun tipi olan shooter oyunlarda ise bağımlılık yaratma düzeyi daha düşüktür. Oyuncu karakterleri arasında iletişim sınırlıdır ve bilgisayarı açtığınızda oyun başlar, bilgisayar kapatıldığında ise oyun biter. Rol-playing game ise, gerçek zaman ekseninde dönmektedir ve oyuncunun yaşam kalitesini bu sebeple daha fazla etkilemektedir.

Bilgisayar oyun dünyasında bir idol, bir kahraman olan oyuncu, gerçek dünyada kendisini değersiz hissederek, depresyona girme eğilimi artacaktır. Buna bağlı olarak, gerçek dünyadan kaçmayı tercih edecek ve sanal gerçekliği tercih edecektir. Bilgisayar bağımlısı olan çocuk ya da genç, kurduğu sanal ortamda kendisine dokunulmasını istemeyecek ve kendisini bu şeklide mutlu hissettiğini belirtecektir.

Tedavide ilaç ve psikoterapi aynı anda kullanılmalı. Bağımlılık davranışının neden olduğu uykusuzluk, huzursuzluk, sosyal ilişkilerde bozulma ile gelişen sorunlara yönelik ilaç ve terapi desteği çok önemlidir.

Gençlerimizin teknolojiyi sınırlı ve yerinde kullanabilmesi duasıyla Allah’a emanet olunuz.

 

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim