1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Geliniz, Gündem Kazanına Bir Kepçe Daldıralım..
Geliniz, Gündem Kazanına Bir Kepçe Daldıralım..

Geliniz, Gündem Kazanına Bir Kepçe Daldıralım..

İslamî bir politika’dan maksad, İslamın cevaz verdiği kadar imkanlar içinde bir diplomasi mi; yoksa, bütünüyle İslam’ın temel ölçülerine göre belirlenmiş bir diplomasi mi?

A+A-

Selahaddin E. Çakırgil Gündemi Değerlendirdi:

İç ve dış siyasette ve dünya ülke içi ve dünyadaki gelişmeler o kadar süratli geçiyor ki.. Herbirisine değinmek mümkün olmuyor.. Değinmeden geçmek de, geleceğe ışık tutulması açısından bir noksanlık oluşturabilir..

Bu bakımdan bu yoğun gündeme, bir kepçe daldıralım, bakalım; karşımıza ne çıkıyor:

*

’Mene, tekel, ufarsin..’ 

Zaman'dan A. Turan Alkan, 1 Ocak günü, 'Köy yanar, deli taranır..’ başlığıyla bir yazı kaleme almıştı. Alkan, Hükûmet’i eleştirirken, kendince değerlendirmeler yapıyor; ’Görünen o ki hükûmetin şu günlerde “dürbünî nazar”la, yani basiretle uzağı görücü tahliller yapacak hali yok..’ diyordu. Buna kimse bir şey diyemez, elbette..

Ama, sonra sözü öyle bir noktaya getiriyordu ki, izahını okuyucuya bırakalım.

Alkan, ’Ne söylenirse söylensin herkes fıtratının hükmünü icrâ edecektir; tarihin huzurunda herkes tartıya çıkar neticede..’ dedikten sonra sözünü şöyle noktalıyordu:

    ’Babil kralı Belşassar (Baltazar diye bilinir), bir ziyafet esnasında salonun duvarına gövdesiz bir elin “Mene, tekel, ufarsin” kelimelerini yazdığını görür ve mânâsını öğrenmek için Danyal Peygamber’i çağırtır. Danyal Peygamber’in yorumu şöyledir: “Mene: Sayılı günleriniz sona erdi, Tekel: terazide tartıldınız ve eksik bulundunuz...”

    Üçüncü kelimeye elim elvermiyor: Hafazanallah!’

*

Bu yazı üzerine, Ahmet Taşgetiren 2 Ocak günü, Star’da şöyle diyordu, özetle:

(…) Hedef Tayyip Erdoğan. Ne diyor Alkan? “Sonun Belşatsar gibi olur” diyor. Bu bir Yahudi efsanesi. “Elinin el vermediği üçüncü kelime”nin ne anlama geldiğini, gelin o efsanenin Tevrat’a yansıyan bölümünden okuyalım:

“Kral Nebukadnezar (Süleyman’ın mabedini yıkan Babil Kralı) ölmüş ve oğlu Belşatzar kral olmuştur. Yeni Kral bir ziyafet verir. Süleyman’ın mabedinden getirilen kutsal kase, kap ve malzemeler bu ziyafette kullanılır. Misafirlere bu kaplarla şarap ikram edilir. Şarap içilirken bir adam parmağı görünür; parmak hareket ederek duvara bir yazı yazar. Kral o kadar korkmuştur ki bacakları titremeye başlar ama duvarda yazılanı da okuyamaz ve ‘Bu yazıyı okuyup ne anlama geldiğini söyleyene hediyeler vereceğim’ der.

Yazının Devamı…

HABERE YORUM KAT