1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Gelin Hanım/Damat Bey AKP’li Çıkınca…
Gelin Hanım/Damat Bey AKP’li Çıkınca…

Gelin Hanım/Damat Bey AKP’li Çıkınca…

Türkiye Gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, BİLGESEM tarafından yapılan 'Türkiye'de etnik, dini ve siyasi kutuplaşma' araştırmasında, kamuoyunda oluşan 'Türkiye kutuplaşıyor' algısının haber ve olumsuz yorumlara yol açmasına açıklık getirdi.

A+A-

Yıldıray OĞUR'un yazısı:

Birkaç gündür “Türkiye kutuplaşıyor”, “Korkutucu kutuplaşma” başlıklı haber ve yorumların sayısındaki artışın sebebi BİLGESAM tarafından yapılan “Türkiye’de etnik, dinî ve siyasi kutuplaşma” araştırması.

Dr. Salih Koryürek ve Fatma Serap Koydemir imzalı Mayıs 2014-Haziran 2014 arasında 5039 kişiyle görüşülerek yapılmış araştırmaya biraz daha yakından bakalım.

Araştırmaya göre bir Kürt ile evlilik yoluyla akraba olmayı problem olarak görenlerin oranı yüzde 22.7. Partilere göre AKP’lilerin yüzde 18.5’u, CHP’lilerin yüzde 26’sı, MHP’lilerin yüzde 32.1’i, bir Kürt’le evlilik yoluyla akraba olmayı istemiyor.

Bir Kürt’le Türkiye’de birlikte yaşamak istemeyen Türklerin oranı ise yüzde 10.6. AKP’lilerin yüzde 6.9’u, CHP’lilerin 13.2’si, MHP’lilerin yüzde 39.1’i Kürtlerle birlikte yaşamak istemiyor.

Bir Kürt’ün, Demirtaş’ın mesela Cumhurbaşkanı ya da Başbakan olmasını istemeyenlerin oranı ise yüzde 30.4. AKP’lilerde bu oran 25.1, CHP’de 36.1, MHP’de 39.1...

“Türkiye’de her şey kötüye gidiyor”cu kötümser politik bakışa göre bu rakamlar kutuplaşmanın arttığına işaret. Halbuki durum tam tersi.

2011 yılında KONDA’nın Kürt meselesinde algı ve beklentiler anketine göre Türklerin yüzde 57,6’sı gelin veya eş olarak, yüzde 53,5’i iş ortağı olarak, yüzde 47,4’ü komşu olarak bir Kürt’ü istemiyordu. İki araştırmayı karşılaştırmak teknik olarak doğru olmasa da kötüye değil, iyiye doğru epey bir yol alındığını gösteriyor son rakamlar. Kürt meselesinde en çok yol alanların başında da kutuplaştırıcı olduğu söylenen AKP’nin seçmenleri geliyor.

Araştırmada aynı sorular Aleviler için sorulduğunda çıkan rakamlar da şöyle: Bir Alevi ile evlilik yoluyla akraba olmak istemeyenlerin oranı yüzde 30.6. Bir Alevi ile birlikte yaşamak istemeyenlerin oranı yüzde 6.7. Bir Alevi Cumhurbaşkanı istemeyenlerin oranı ise yüzde 21.0. Bu rakamlarda AKP’lilerle CHP’li ve MHP’liler, Kürtlerle ilgili rakamlardaki yerlerini değiştirmişler.

Tersten okunursa bu rakamlara göre aslında bir Alevi ile evlilik yoluyla akraba olmaya kategorik olarak hayır demeyenlerin oranı yüzde 70’lere yaklaşmış durumda. Yaklaştı diyoruz, çünkü burada da ciddi bir iyileşme var. 2007 yılında yine KONDA’nın Milliyet için yaptığı “Biz Kimiz” araştırmasına göre her üç kişiden sadece biri başka bir mezheple evlilik bağı kurmaya pozitif bakmaktaydı.

BİLGESAM araştırmasına göre başka din mensubuyla evlilik bağı kurmaya hayır diyenlerin oranı yüzde 34. Başka dinden biriyle birlikte yaşamak istemem diyenlerin oranı ise yüzde 4.3. 1990’da yapılan ilk Türkiye Değerler Araştırması’nda Musevi komşu bile istemeyenlerin oranının yüzde 60 olduğunu düşünürsek burada da açık bir normalleşme var.

Araştırmada dananın kuyruğunun koptuğu esas rakamlar ise bunların hiçbiri değil.

Soru: AKP’li biriyle evlilik yoluyla akraba olmayı problem olarak görür müsünüz?

Görürüm diyenlerin oranı yüzde 31. CHP’liyle evliliği problemli olarak görenlerin oranı yüzde 13.8 MHP’liyle yüzde 9.1 BDP’liyle yüzde 51.00.

Bir AKP’liyle Türkiye’de birlikte yaşamayı problemli görenlerin oranı ise yüzde 24.4. CHP’liyle 6.7, MHP’liyle 4.1, BDP’liyle 36.6. AKP’liden biraz fazla.

Yani kiminle evlilik yapmazsın sorusuna yüzde 22.7, Kürt, yüzde 30.6 Alevi, yüzde 13.8 CHP’li ve yüzde 31 AKP’lilerle demiş. Başka bir dinden olan biriyle evlilik yoluyla akraba olmayı problem görenlerin oranı AKP’lileri problem olarak görenlerden biraz fazla.

Peki araştırmacılar üzerine çok konuşulacak bu çarpıcı rakam için ne demişler? Araştırmanın değerlendirme bölümünde BDP’lilerle evlilik yoluyla akraba olmayı problem edenlerin yüzde 51 olması Kürtlere bakış ve PKK’ya bağla açıklanmış. Peki AKP’lilere karşı bu ötekileştirme nasıl açıklanmış: “Parti yöneticilerinin son iki yıl içinde, diğer kimlikleri ötekileştirici nitelikteki söylemleri ile açıklanabilir.”

Tam, laik Türk akademisine yakışan bir algı çarpıtması, açıklanması işine gelmeyen hakikati saklama amatörlüğü…

Kürtler ve Alevilerle evlilik problem olarak görüldüğüne, problemi Kürtlerde ve Alevilerde değil bu ayrımcı bakışta ararken, AKP’lilere dönük ayrımcı bakışta bile AKP’yi suçlu ilan etmenin büyük akademik saadeti…

Sadece araştırmayı yapanlar değil, medyada da bu araştırmayla ilgili AKP’lilerle kesinlikle evlenmem diyenlerin bu kadar yüksek çıkmasının suçunu yine AKP’de gören tuhaf yazılar çıktı geçen hafta.

Halbuki araştırmaya göre mesele politik performansla ilgili değil. Kesinlikle AKP’ye oy vermem diyenlerle kesinlikle CHP’ye oy vermem diyenlerin oranı eşit; yüzde 40. Yani politik alanda bir kutuplaşmadan bahsediyorsak, her iki cephe de eşit miktarda yapmış bunu.

Ama bu kutuplaşmayı sosyal hayata taşıyan AKP değil, AKP’lilerle evlenmem diyen muhalifleri. Yoksa rakamlara bakılırsa gönüller bir olursa AKP’liler, CHP’lilerle ve MHP’lilerle de evlenmeye hazırlar…

Üç çocuk hedefine başka türlü ulaşmak da zor gözüküyor zaten...

 

HABERE YORUM KAT