Gazze'de İsrail Hapis, Hamas Nefes Peşinde

09.08.2014 11:47
Gazze'de İsrail Hapis, Hamas Nefes Peşinde
İsrail, Gazze’nin ‘açık hava hapishanesi’ olarak kalmasını, Hamas ise Gazze’ye nefes borusu açılmasını istiyor. Arabulucu Mısır’ın gündemiyse, Hamas’ı zayıflatıp, FKÖ’nün Gazze’ye dönmesini sağlamak. Savaş, ateşkes müzakerelerinde de var.

İsrail ve Hamas’ın Kahire’de, Mısır’ın arabuluculuğunda yaptığı şimdilik sonuçsuz kalan ateşkes müzakerelerinde tartışma konuları tam olarak açıklanmasa da tarafların dile getirdikleri talepler arasında uçurum var.

Hamas, Gazze’ye yönelik ablukanın tamamıyla ve tekrar uygulanmayacak biçimde kalkmasını, bütün sınırların açılmasını, Gazze Limanı'nın yeniden işler hale getirilmesini, Filistinli mahkûmların serbest bırakılmasını talep ediyor.

İsrail’in asıl istediğiyse, 8 Temmuz’da giriştiği saldırıdan önceki duruma geri dönmek, yani Gazze’ye giren her türlü malın sıkı denetimine ve ambargoya devam ederken, Hamas’a yönelik saldırılarına da ara vermemek.

Mutlaka mevcut durumu değiştirecek bir düzenlemeye gidilecekse, İsrail, Gazze’nin silahsızlandırılmasını, bunun uluslararası toplum tarafından yapılmasını istiyor. İşgal altındaki halkların direniş hakkına inanan Hamas açısındansa bu kabul edilemez bir durum, üstelik uzun dönemde Filistin halkının yok edilmesi anlamına da gelebilir.

Masada olmak da zor, kalkmak da

Hamas, Gazze halkının açık hava hapishanesine benzeyen yaşamlarını değiştirecek yeni düzenlemeler olmadan masadan kalkarsa, halktan şu anda aldığı desteği kaybedebileceğinin farkında.

Hamas’ın taleplerinin gerçekleşmesiyse, İsrail için, ‘Hamas’ın kazanması’ anlamına geliyor. İyice sağa kaymış İsrail kamuoyu açısından Gazze’nin rahat bırakılması kabul edilemez bir durum.

Kazanan yok

Taraflarda ateşkes görüşmelerinin sonuç vermesini hızlandırabilecek bir durumun ortaya çıktığına dair bir algı yok. ‘Sakinliğe karşılık sakinlik’ anlamındaki basit bir ateşkesin bile sağlanabilmesi için, gerekli olan bir tarafın elinin askeri anlamda daha güçlü olduğu algısı hem İsrail’de hem de Hamas tarafında henüz oluşmuş değil.

Hamas, Gazze’deki ağır yıkıma rağmen İsrail’in dışa açılmadaki en önemli kapısı Ben-Gurion Havaalanı'nı iki günlüğüne de olsa, uçuşların önemli bir kısmına kapatmayı başardı. Gazze’den atılan füzeler ilk defa bu kadar geniş bir İsrail coğrafyasında tehdit algısı yarattı. İsrail’in Gazze’ye yönelik düzenlediği bundan önceki en büyük saldırılardan biri olan 2008-2009’daki savaşta İsrail’in dördü de dost ateşi sırasında öldürülen dokuz askerine karşılık, bu sefer 64 İsrail askeri öldürüldü. İsrail saldırısından önce, maaşları bile ödeyemeyen Hamas’a yönelik tepki desteğe dönüşmüş durumda ama Batı Şeria’daki halkın da katılacağı yeni bir intifada başlamadı.

Buna karşılık Gazze’den İsrail içine uzanan tünellerin önemli bir kısmı yok edildi. İsrail, Gazze’deki füze stokunun önemli bir kısmının harcanmış olduğunu düşünüyor ama Hamas’ı bitirdiğini, zayıflattığını söyleyemez. İsrail halkının önemli bir kısmı da kendisini güvende hissetmiyor.    

Bütün bunlar da ateşkes görüşmelerinde zaman ilerledikçe durumun değişme olasılığına rağmen kendi pozisyonlarında direnmeleri için taraflara zemin kazandırıyor.

Zaman ilerliyor

Taraflar kalıcı bir ateşkesin zamanının henüz gelmediğini düşünürken, kısa, orta ve uzun vade hesapları da yapıyorlar.

Zaman geçtikçe İsrail, Batılı hükümetlerin olmasa da, dünya kamuoyunun desteğini yitirdiğinin farkında. Hamas, İsrail’e yönelik dünya kamuoyu baskısının orta ve uzun vadede kendisi ve halkı açısından avantaja dönüşebileceğini tahmin ediyor. İsrail de bu gerçeğin farkında olduğundan, ateşkese kendisinin hazır olduğu ama Hamas’ın yanaşmadığı imajını vermeye çalışıyor.

Fakat kısa vadede, İsrail saldırılarının devam etmesi Gazze için daha fazla ölüm ve yıkım anlamına geldiğinden, Filistinliler arasında ve hatta geçmişte de kendi içinde görüş ayrılıkları yaşayan Hamas'da yeniden görüş ayrılıkları baş edilemez bir biçimde ortaya çıkabilir; ‘önce ateşkes yapalım, sonra Gazze’nin durumunu ele alalım’ diyen görüşlerin ağırlık kazanma ihtimali de var.

Çözüm Refah Sınır Kapısı'nda

Tarafların dile getirdikleri talepler arasında bu kadar derin farklılıklar varken, aslında razı olabileceklerine dair sinyaller verdikleri geçici çözüm, Gazze ve Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı'nın yeniden tam anlamıyla açılması.

Ancak bu çözüm için doğal arabulucu konumundaki Mısır’ın da çabası ve onayı gerekiyor.

Mısır’da askeri darbe ile yönetimi ele geçiren Abdulfettah Sisi yönetimi, insani zorunlu haller ve çok sınırlı bir ticari faaliyet dışında Refah geçişlerini kapatıp, Gazze’den Mısır’a açılan tünellerin önemli bir kısmını da yıkmıştı. Sisi yönetimi, devirdiği Müslüman Kardeşler yönetiminin bir parçası olarak gördüğü Hamas’ı düşman kabul ediyor ve Gazze’yi güvenli bölge olarak kullandığını iddia ettiği militanların Mısır’a saldırı düzenlediğini öne sürüyor.

Dolayısıyla Mısır, Gazze’yi rahatlatacak Refah geçişi açılacaksa, bunun tıpkı eskiden olduğu gibi belli şartlar altında yapılmasından yana; Mısır’ın güvenlik tehdidi gördüğünde, geçişi kapatmaya hakkının olması, geçişin denetiminin Hamas’ın değil, Filistin otoritesinin denetiminde olması.

İsrail, Mısır’ın öne sürdüğü şartlar altında Refah Sınır Kapısı'nın açılmasına karşı değil, Gazzeli balıkçıların denize açılmasına da izin verebilir, ancak bütün bunların sıkı denetim altında yapılmasını istiyor. İsrail’in taleplerinden biri de Refah geçişinde eskiden de olduğu gibi Avrupalı gözlemcilerin bulunması, ancak bu sefer sayılarının çok daha fazla olmasını talep ediyor.

Refah Kapısı da geçici çözüm

Ancak zaman ve kamuoyu baskıları nedeniyle Refah Sınır Kapısı'nın açılması gibi bir çözüm bulunsa bile taraflar bunun geçici olduğunun farkında.

Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerinin inşaatlarını durdurmayarak, çözüm müzakerelerini Mart ayında dinamitleyen İsrail ve bu görüşmelerin çökmesinden sonra, Filistin Kurtuluş Örgütü ile ulusal mutabakat hükümeti kuran Hamas’ın kalıcı ve kapsamlı bir barış yapılmayacağı için tekrar girişecekleri şimdiden belli olan bir sonraki Gazze savaşına kadar taraflar, ateşkes sağlanırsa, kendi durumlarını askeri, diplomatik ve siyasi alanda güçlendirmenin yollarını arayacaklar.

Al Jazeera

Etiketler: , ,
  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim