Gazze meselesi ve Mısır

07.01.2010 03:33

Nuray Mert

Dış politika yazıları ‘sıkıcı’ bulunuyor, biliyorum, dahası ben dış politika yazarı da değilim. Ancak, dünyada ve bölgede olan bitenleri her zamankinden daha fazla izlemek durumunda olduğumuz bir dönemde yaşıyoruz. Dahası, Türkiye, bu dönemde dış politikada her zamankinden daha iddialı. O nedenle, sizi biraz daha sıkmayı göze alıp, yine dış politika yazacağım.

İki gündür, Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan Filistin gönüllülerin konvoyunun Mısır’dan Gazze’ye girmek için gösterdikleri çabaların Mısır devleti tarafından engellenmesi konusu, kriz boyutlarına ulaştı. Mısır polisinin Ariş’te konvoya müdahalesi sertleşti, çıkan olaylarda yaralananlar oldu. Bunun üzerine, bir yandan Dışişlerimiz müdahale etmek durumunda kaldı, diğer yandan konvoyu destekleyenler, Mısır elçiliği ve konsolosluğu önünde eylemlere giriştiler.

Bu tür sivil-insani girişimler dış politika alanında olumlu manada tesir edebilir, o nedenle önemlidir. Ünlü tezkere konusunda, Türkiye’de sivil toplumdan yükselen muhalefet son derece etkili oldu. Ülkenin bir kanlı işgale ortak olması kıl payı engellendi. Gazze’de olanlar da malum. Bölge açık bir hapishaneye dönmüş durumda, gündelik hayatın devamını imkânsız kılan bir ambargo uygulanıyor. Üstelik tüm bunlar uluslararası medya ve kurumlar tarafından da tescillenmiş vaziyette.

Ancak, ben Mısır’ın tutumuna ilişkin tepkilerin bazı gerçekleri gözden kaçırdığını düşünüyorum. Gazze saldırısı sonrasında da aynı şey yapıldı, Mısır Filistin’de olanlara duyarsız kalmakla suçlandı. Oysa, Mısır’ın Gazze sınırını açmaya direnmesinin kendince çok geçerli nedenleri var. Mısır, her şeyden önce, sınırı açmanın İsrail’in planlarına ve işine geleceğini savunuyor. Öteden beri İsrail’in Gazze’yi, gelecekte kurulacak Filistin devletinin bir parçası olmaktan uzaklaştırıp, Mısır’ın uzantısı haline getirme düşüncesine hizmet edeceğini söylüyor. Buna karşın Filistin meselesini bir bütün olarak çözme politikasını savunuyor.

Bakın aynı şey, Arap ülkelerinin Filistinli göçmenlere vatandaşlık vermemesi tartışması için de geçerli.

Arap ülkeleri, vatandaşlık verme politikasının Filistinlileri Arap nüfusu içinde eritmek ve nihayetinde İsrail’in işini kolaylaştırmak sonucunu vereceğini ileri süregeldiler ve bu konuda haksız sayılmazlar. İsrail’de Batı Şeria’yı Ürdün’e, Gazze’yi Mısır’a itip, sorunu onlara havale etme yanlıları olduğu malum.

Gazze sorunu çözülecekse, Mısır’ın sınırı açmaya zorlanması ile değil, geniş çaplı uluslararası bir proje ile çözülecek. Mısır’ın da arabulucu olduğu Hamas-El Fetih uzlaşma görüşmeleri de bu projenin önemli bir parçası. Bu gerçekleşemezse, Filistin’in, Gazze ve Batı Şeria olarak ikiye bölünmüş yapısı kemikleşecek. 

Hal böyleyken ve Türkiye bölgede resmi düzeyde ciddi inisiyatifler alan önemli bir ülke haline gelmişken, Gazze kapılarına dayanan heyetin içinde, iktidar partisi miletvekilleri ve onun ötesinde Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı’nın yer alması ve sivil direnişçi şeklinde davranmasını hayretle karşıladığımı belirtmek isterim. Sivil gruplar bu tür girişimler yapar, dış politika süreçlerini etkilemeye çalışırlar, ancak, iktidar mensuplarının bu çerçeve içine girmesi iki devleti karşı karşıya getirmek demektir. Bu şuursuzca yapılmış bir şey değilse, Mısır’ı bu denli karşısına alan, böyle bir dış politika çizgisini anlamakta zorlanıyorum.

Ayrıca Mübarek rejiminin, nasıl bir rejim olduğu belli ama, Filistin konusunda Mısır’ı bunca suçlamanın biraz ayıp kaçtığını hatırlatmakta fayda var. Mısırlılar ve tüm Araplar, İsrail ile didişmek uğruna büyük bedeller ödediler. Sağ muhafazakârların ‘rahmetli Menderes’ diye yere göğe koyamadıkları Menderes iktidarında Türkiye, Süveyş krizi sürecinde, İngiltere ve Fransa ile gizlice anlaşıp Mısır’a saldıran İsrail yanlısı tutum aldı. Aynı çevre tarafından, zamanında FKÖ anarşist örgüt olarak görüldü.

Tüm bunlar, Filistinliler için bir şeyler yapma gayretindeki insanları bağlamamalı ama bunu yaparken, daha geniş ufuklu düşünmeleri, yeni çıktıkları sahnede başkalarını kolayca karalamaktan kaçınmaları ve Filistinlilerin uzun vadeli çıkarlarını hesaba katmaları ve serinkanlı davranmalarında fayda var diye düşünüyorum.

RADİKAL

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim