1. YAZARLAR

  2. Abdulbari Atwan

  3. Gazze, işbirlikçi Arapları ortaya çıkarıyor
Abdulbari Atwan

Abdulbari Atwan

Yazarın Tüm Yazıları >

Gazze, işbirlikçi Arapları ortaya çıkarıyor

A+A-

Amerikan-İsrail yapımı savaş uçakları öldürücü füzeleriyle Gazze'nin evlatlarının eklemlerini koparmayı sürdürecek ve belki de tanklar uçakların havadan aciz kaldıklarını tamamlama girişimi içinde sınırı basabilir.

Fakat kesin olan şu ki; direniş olgusu derinleşecek ve teslimiyet kültürü altüst olacak ve son nefesini verecek. Gazze'de İsrail'in bu Nazi saldırısının kurbanı olan şehitlere üzülüyoruz; ancak onlar onurlu kahramanlar olup İsrail'e ve onunla işbirliği yapan Arap rejimlerine haykırdılar: İsrail'in Nazilik boyutunu, özellikle de Batılı müttefikleri üzerinde nasıl bir güvenlik ve askerî yük haline geldiğini gösterdiler. Gazze saldırısı bir gün, birkaç gün veya bir hafta sonra bitecek; ancak Arap bölgesinde ve bütün dünyada gerçekleştirdiği değişiklikler yıllar boyu sürecek. Zira barış girişimi suya düştü. Arap ılımlıları tarihinin en sıkıntılı sürecine maruz kaldı. Arap halklarını konferanslarla ve açıklamalarla aldatma dönemi sona erdi. İsrail çekilmesi nihayetinde gerçekleşecek; ancak yenilenlerin çekilmesi olacak. Mahmud Abbas, Gazze'ye dönemeyecek. Dönse bile ancak İsrail tankları sırtında ve şehitlerin bedenlerinin üzerinde olur. Bu yüzden Salahaddin Caddesi boyunca kendisine güller değil, bozuk yumurtalar ve daha fazlası atılacak. Gazze halkının direnişi ve kurbanları, kaybolan Arap vicdanını uyandırdı, ümmetin kuruyan damarlarına asalet kanı yaydı, İsrail'i düşman hanesinden dost hanesine taşımak ve sözde İran tehdidi kuruntusundan kurtulmak için ona bel bağlamak isteyenlerin foyasını ortaya çıkardı. Gazze halkı sadaka istemiyor. Çünkü ümmet ve inanç adına savaşanlar bir parça ekmek, un veya aç çocuklarına süt dilenmezler. Bu sadakalar abluka sırasında ve saldırı öncesi kabul edilebilirdi. Fakat şimdi bu sadakalar, verenleri için utançtır ve savaşan mazlumların başarısından geri durma günahından temizlenmek için açık bir aldatmadır. Acziyet içinde ve güçsüz olduklarını iddia eden rejimler yalancıdır. Çünkü yüz milyarlarca dolar harcanan ordulara sahip olanlar aciz olamaz. Batı'nın yıkılan ekonomilerini kurtarmakta kullanmak için dilendiği büyük paralara ve petrole sahip olanlar aciz olamaz. Aksine onlar bu ümmetin İsrailliler ve Amerikalılar eliyle maruz kaldığı bütün hakaretler ve alçaltmalarla işbirliği yapmaktadırlar. Hatta fakiri ve zenginiyle Arap Mağrip ülkeleri dahi şayet isterlerse Avrupa'yı diz çöktürecek gücün kartlarına sahiplerdir. Zira Rus gazının alternatifi Cezayir'dir. Libya petrolü Avrupa'ya daha yakın ve daha kalitelidir. Bu ülkelerin Avrupa hükümetleriyle işbirliğini veya Afrikalı göçmenlerin kendi kıyılarından Avrupa'ya gitmelerini engellemeyi durdurmaları ve İsrail'e AB üyesi ülkelerin imtiyazlarını veren Avrupa hükümetlerine İsrail saldırılarıyla işbirliği yaptıkları takdirde bu konularda işbirliğini sürdüremeyeceklerini ifade etmeleri yeterli olacaktır. Londra'da Arapça yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi, genel yayın yönetmeni, 29 Aralık 2008

Hamas destekli İsrail suçu

İsrail'in Gazze Şeridi'nde işlediği iğrenç katliamlar için söylenecek en hafif cümle, insanlığa karşı işlenen bir suç olduğudur. Tabii sebep sadece bazılarının tanımladığı gibi askerî güç kullanımında aşırıya kaçmak değil. Zira uluslararası hukuk, işgal güçlerini sivillerin hayatını ve yerleşim yerlerini korumakla, evlerinde onlarla savaşmamakla yükümlü kılıyor. Yalnız İsrail uluslararası hukukun kurallarına mutlak suretle uymadı ve meşruiyet boyutu veya büyük oranlarda sivil ölümlere ve yaralanmalara yol açacağı ihtimalini dikkate almaksızın kendi ulusal çıkarına uygun gördüğü eylemlerde bulunmakta tereddüt etmedi. Mısır, bunu çok iyi bildiği için İsrail ile Hamas hareketi arasındaki ateşkes süresinin yenilenmesi yönünde bütün çabasını harcadı. Ki böylelikle Gazze'deki unsurlardan ilkel füzelerin İsrail'in güneyine atılması, İsrail'in Filistinli masumların kurbanı olacağı intikam amaçlı askerî operasyonlarda bulunmasına yol açmasın. Ayrıca Mısır, gerginliğin tırmanmamasına çalıştı ve birçok defa Gazze'ye saldırılmaması uyarısında bulundu. Fakat barış istemeyen ve zayıf kahramanlıklar arayan Filistinli unsurlar Mısır uyarılarını ciddiye almadılar ve İsrail dışişleri bakanının Mısır ziyareti öncesi İsrail'e 60 füze atmak suretiyle Mısır'ın ateşkes amaçlı girişimlerini başarısız kılmaya çalıştılar. Gazze'deki Hamas liderlerinin sessiz kaldığı bazı Filistinli unsurların bu sorumsuz davranışları İsrail katliamlarının yaşanmasının bir derece sorumlusudur. Zira bir atasözü şöyle der: 'Kurdu öldüremiyorsan kuyruğunu çekme.' Zira İsrail'e attıkları ilkel füzelerle yaralanan her yaralı karşılığında İsrailliler onlarca Filistinliyi öldürüyor ve yaralıyor. Miras kalan hikmetli söz şöyle der: Bir zararı def etmek daha büyük zarara yol açacaksa şartlar değişene ve değişimi kayıpsız veya daha az kayıpla gerçekleştirme imkânı verene kadar her şeyin olduğu gibi bırakılması gerekir. Tabii bu ifadelerin anlamı, Hamas liderlerinin ve Filistin direniş unsurlarının yaşananların tek sorumlusu olduğu değildir. Zira İsrail'in bu suçu kasıtlı ve önceden yapılan bir planla işlemesi yanı sıra belirli aralıklarla ateşkesi çiğnemesi, Gazze'deki 1,5 milyon Filistinliye yönelik devam eden boğucu ablukası, sert geçen kış soğuğunda gıda, ilaç ve yakıt yardımlarının ulaşmasını engellemesi, bu insanların ümitsizliğe sürüklenmesine ve kendi açılarından ateşkesin ablukanın kaldırılmasına, Filistinlilere yönelik saldırıların durmasına ve soruna adil nihai çözüme yakınlaşmasına destek olmadığını düşünerek füze atmalarına sebebiyet verdi. Bu boş halkadan çıkmak için İsrail saldırılarının durması ve şu iki düzlemde müzakerelere yeniden başlanılması amacıyla hızlı uluslararası bir hareketlenme gerekmektedir. Mısır gazetesi El Ehram, başyazı, 29 Aralık 2008

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT