Gazze Halkı Neyi Bekler?

28.06.2016 21:40

Osman Atalay

2007 yılında Gazze’nin Hamas yönetimine geçmesi üzerine işgal rejimi İsrail tarafından, kara, hava ve deniz ablukası yaklaşık 1,8 milyon nüfusu bulunan Gazze bölgesinde onuncu yıla giren abluka ve kısıtlamalar insanların yaşamını sürdürülemez hale getirdi.

 Mısır rejimi ile İsrail arasında ilan edilmemiş ittifaka göre yürütülen bu kısıtlamalar 2013 yılında Mısır’daki darbeden sonra Refah sınır kapısının kapatılması ile Gazze’de yaşam tehlikeli boyutlara ulaştı.

 İşsizlik oranı % 50, fakirlik oranı % 80’lere ulaştı. Gazze halkı bu kuşatma nedeniyle adeta açık hava hapishanesinde yaşamaya mahkûm edildi.Uygulanan insanlık dışı abluka nedeniyle sadece ekonomik ve siyasi alt yapı değil, toplumun sosyal dokusu da bozulmuş, aileler parçalanmış ve şiddet eğilimi arttı.

Yıkılan evleri nedeniyle 100 binden fazla insan evsiz kalarak akrabalarının yanında yaşamaya mahkûm edildi. Nüfusunun üçte ikisi zaten mültecilerden oluşan Gazze’de yeni evsizlerle hayat daha büyük bir yüke dönüştü.

Durumu daha trajik kılan konu ise bu nüfusun yarısını 18 yaş altı çocukların oluşturmasıdır. Yaşanan abluka bugünün büyüklerinden ziyade Gazze’nin geleceğini yok etmektedir. 300 bin çocuk, ya bir yakınını kaybetme veya bombardımanlar nedeniyle psikolojik travma tecrübe etmiştir. 

Küçük bir toprak parçasında yoğun bir nüfusun yaşamak zorunda kalması bölgenin haddinden fazla dünyaya bağımlı hale gelmesine neden olmuştur. Alt yapıdan yoksun olan Gazze’de, temiz içme suyundan elektriğe, uygun barınma imkânından eğitime kadar her alanda durum kötüleşiyor.

İşsizlerle birlikte rakam % 50’nin üzerine çıkmaktadır. Genç işsizlik ise bölgenin en büyük problemidir. 20-24 yaş arası gençler arasındaki işsizlik oranı % 58’dir. Gazze halkının en büyük geçim aracı yurt dışında çalışan akrabalarının gönderdikleri aylık 50-100 dolar düzeyindeki paralardır.

İsrail’in dönemsel olarak yürüttüğü saldırılar sonucunda ev, okul, cami gibi binaların yanı sıra binlerce dönümlük sera ve tarım arazisi de yok edildiği için bölgede sık sık gıda sıkıntısı ortaya çıkmakta. Aynı saldırılarda binlerce hayvan telef olduğu için halkın geçim kaynakları her yıl telafisi imkânsız bir şekilde yok edilmektedir.

Bölgenin en önemli tarımsal geçim kaynakları olan çilek, domates ve çiçekler kolayca bozulan ürünler olduğu için, İsrail’in keyfi kısıtlamaları nedeniyle ihracatı oldukça zahmetli hale gelmekte ve bölgenin tek ihraç kalemi böylece ekonomik alandan kaldırılmaktadır.

Benzer şekilde balıkçılık sektörü için Gazze sularının % 85’ini kullanması yasaklanmıştır.

Gazze’ye uygulanan ablukanın en acı ekonomik sonuçlarından biri insanların gıda güvenliğinin tamamen yok olmasıdır. Bugün halkın % 44’lük bir bölümü gıda güvenliğinden yoksundur. Halkın % 80’i ülke dışından gönderilen insani yardım malzemeleri ile geçimlerini sağlamaktadır.

Gazze’de günde en fazla 8 saat elektrik verilmektedir. Evlerde hayat jeneratör ve pahalı yakıt giderlerine rağmen sürdürülse de, hastanelerdeki cihazların düzensiz elektrik akımları nedeniyle sık sık arızalanması hayati riskleri ve masrafları arttırmaktadır. 

Tüm temiz su kuyuları elektrikle çalışırken, kesintiler dolaylı olarak temiz içme suyu ihtiyacını olumsuz etkilemektedir. 

Sürekli kesintiler nedeniyle Diyaliz hastaları için hayati riskler had safhadadır. Elektrik kesintileri nedeniyle binlerce diyaliz hastası diken üstünde ve zor koşullarda yaşamını sürdürmektedir.

Gazze’nin çilesi Gazze Ablukası kalkmadan bitmeyecektir.

Gazze Halkı ablukanın kalkmasını bekler, hayal eder. Abluka kalkmadıkça Gazze ve Kudüs halklarının özgürlüğe kavuşması çok zor.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim