1. YAZARLAR

  2. Fatma K. Barbarosoğlu

  3. Gazze: Dünyanın dışı
Fatma K. Barbarosoğlu

Fatma K. Barbarosoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Gazze: Dünyanın dışı

A+A-

Haberleri radyodan dinliyordu kadın. Cep telefonundan, kulağında kulaklık ile. Küçük kızının kalbini korumak için.

Gazeteleri saklıyordu kadın.

Filistinli çocukların atılan bombalar yüzünden delirme noktasına geldiği haberini okumasın diye küçük kız.

Küçük kız gece yatağında ağlıyordu çünkü. Filistinli çocuklar için ağlıyordu. Sabah gözlerin niye şiş diye sorulduğunda, hep başka bahanelere saklanıyordu.

Kadın kulağında kulaklık, gözünden akan yaşlarla hazırladı kızının yemeğini. Benim evladımın karnı tok ama Filistin'de çocuklar aç ve susuz ve yaralı diyerek. Rabbim aklımızı koru, kalbimizi koru diyerek.

Çünkü tam o sıra Filistin'den Kevser konuşuyordu. Bebeğimin ne sütü var ne maması diyordu. Açız ve üşüyoruz diyordu.

Kadın küçük kızı unuttu. Bebeğinin başında aç ve susuz en kötüsü de umutsuz bekleyen Kevser için bir şey yapmamak bütün direncini kırdı.

Renginin attığını bilmeden koydu makarnayı tabağa. Gözlerinden yaşlar süzüldüğünü fark etmeden çağırdı küçük kızı yemeğin hazır diye.

Küçük kız annesini üzmemek için makarnadan bir kaşık aldı. Ne ki, o çok sevdiği makarna boğazından geçmedi. Yutkundu. Annesi elinde su bardağı tetikte bekledi. Boğazını mı almıştı. Helal yavrum helal.

Küçük kız sanki boğazını yırtan taşlar varmış da, onlardan kurtulacakmış gibi ellerini başından yukarı kaldırdı. Ellerini başından yukarı kaldırırken ard arda cümleler kurdu içinden.

İçinde kurmuş olduğu cümleleri, dışına da sızdırdığını zannederek:

"Azerbaycan, Türkiye, İran, Suriye yani herkes ama herkes kalksak gitsek İsrail'e durduramaz mıyız Filistinli çocukların ölümünü" diye soruverdi.

Muhatabının küçücük bir kalp olduğunu unutup, savaşlar önce imajlardan kazanılır dedi kadın.

Küçük kız bir şey anlamadı.

Nasıl yani anne diye soramadı bile.

İsrail, Yahudi soykırımı diye kazandı, yapacağı bütün savaşlar karşısında dünyayı kör edecek imaj savaşını diye tamamlayacaktı cümlesini kadın.

Tamamlamadı.

İsrail elinden çocuk ölümlerini meşrulaştırmak için atılan manşetler. Söylediği kendinden menkul Suudi Arabistan müftüsünün on yaşındaki kızların evlendirilebileceğine dair izansız cümlelerinin manşetlerdeki görüntüsü hiç aklından çıkmıyordu.. İslam ile pedofiliyi kes yapıştır imajı içinde bütünlemeye kalkan haberler.

Şimdi tam da sırasıydı ya Suudi müftünün on yaşındaki kızların evlendirilebileceğine dair verdiği fetva.

Tam da şimdi!!!

Neden şimdi?

Siyonistlerin "25. karesi" her an devredeydi.

Ah yavrum kaç cephede savaşıyoruz savaştığımızı bile bilmeden diyemedi kadın.

Annesinden ses çıkmadığını gören küçük kız, kim bilir nereden topladığı imajlarla "Anneciğim" dedi makarna dolu tabağını, tabağını içine koyduğu tepsiye boşaltırken. "Bak bu çatal İsrail. Tabak Filistin toprakları. Makarnaları Filistinli çocuklar olarak düşün tamam mı?"

Tabağı Filistin'e, tabağın içindeki makarnaları Filistinli çocuklara, çatalı İsrail'e benzeten küçük kıza baktı kadın.

Çatal hızla bütün makarnaları tabağın dışına itti.

Üç tane makarna kalınca küçük kız durdu.

"İşte Filistin'de kalan çocuklar bu kadar anne!!!" dedi. "Bu kadar. Sadece bu kadar. Onlar ölsün mü?"

"Biz gitmezsek onlar ölecek. Gitmemiz lazım anne. Gitmemiz lazım. İsrail'i durdurmamız lazım."

Bu küçük kız bu cümleleri nereden buluyor Allah'ım dedi kadın kalbinden taşan suları durduramadan.

Tepside birikmiş makarnaları sordu küçük kıza. "Burası neresi?"

"Dünyanın dışı" dedi küçük kız.

"Burası dünyanın dışı."

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT