1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Gazze, ambargo ve tüneller...
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Gazze, ambargo ve tüneller...

A+A-

İsrail'in Gazze'ye dönük amansız kuşatma ve ambargosu, sıkı bir şekilde devam ediyor. Esasen ambargo geçen hafta 1.000. gününe girmişti. Bunu biz de haberlerden öğrendik doğrusu.

Böylelikle, 2007 yılında başlatılan ambargo yaklaşık 33 aydır uygulanıyor.

İsrail, ambargoyu 27 Aralık 2008-12 Ocak 2009 günleri arasında yaşanan Gazze saldırısından sonra daha da sıkılaştırmış bulunuyor; Gazze'ye sadece insani yardımlar çerçevesinde malzeme ve yakıtın girmesine izin veriyor. Nitekim, İsrail Başkonsolosluğu'nun gönderdiği e-postadan anladığımız kadarıyla Gazze saldırısından bu yana bölgeye 809.284 ton yardım malzemesi ile 120.428.741 litre yakın girmesine izin vermiş bulunuyor. Ancak bu malzemelerin hangi malzemeler olduğu da bilinmiyor.

Bu miktarlar şüphesiz öldürmeyecek kadar olan miktarda yardım ve yakıt. Gazze halkı çeşitli ihtiyaç malzemelerinin büyük bölümünü ise tünellerden sağlamaya çalışıyor ki bunların arasında ilaç gibi elzem olanlar da var.

Esasen Gazze tünelleri bugün eskisi kadar sayıca çok ve eskisi gibi faal de değiller. İsrail'in Gazze saldırısından önce bölgede aşağı yukarı 3.000 kadar muhtelif tünel mevcuttu. Gazze'nin bir tür can damarı olan bu tünellerin sayısı İsrail uçaklarının sürekli bombardımanları yüzünden bugün 150'ye kadar düşmüş bulunuyorlar.

Bu sayı Mısır'ın bu yıl başlarından itibaren inşa etmekte olduğu çelik engelle muhtemelen daha da azalacak ve tünelciler bu engeli aşacak bir çare bulamazlarsa tünel kazma ve işletme işi de zaman içinde büyük ölçüde bitecek.

Mısır, büyük tepki ve itirazlarla karşılanan bu çelik engeli, kendi güvenliğinin teminatı olarak görüyor ve bu konuda egemen bir devlet olarak gereken tedbiri almanın kendi milli hakkı olduğunu savunuyor ve buna hiç kimsenin karışamayacağını defalarca açıklamış bulunuyor.

Çeşitli haberlerden, yapılmakta bu engelin ana amacının, Gazze tarafında kazılan tünellerin Mısır tarafına açılmamasını sağlamak amacıyla tünellerin güzergâhı boyunca özel çelik plaka ve boruları bu güzergâha yerleştirmek ve böylece tünelleri saf dışı etmek olduğu anlaşılıyor. Bu plaka ve boruların özel alaşımlı çelikten oldukları, delinme ya da kesilmelerinin asla söz konusu olmadıkları da ifade ediliyor. Ayrıca bu plaka ve boruların çeşitli yerlerine herhangi bir müdahalenin yapıldığı yeri derhal bildirecek sensörlerin de monte edilecekleri ve böylece bunlara müdahalenin mümkün olamayacağına da işaret ediliyor. Bu çelik engel tamamlandığında da Gazze'den Mısır tarafına tünel açmanın anlamının kalmayacağı ve böylelikle tünel faaliyetlerinin sona ermesi bekleniyor elbette.

Şüphesiz bu, Gazze halkının yaşamı bakımından son derece vahim bir durumu ortaya çıkaracak; zira tünellerin Mısır'a açılan kısımları da böylelikle büyük ölçüde kapanmış, tünellerden yapılan mal sevkiyatı da en aza inmiş olacak. Bu, Gazze halkı bakımından bir başka felaket anlamına geliyor elbette.

Nitekim, Birleşmiş Milletler'in insani yardımlardan sorumlu olan yetkilisi John Holmes, geçen hafta yaptığı açıklamada şu uyarıda bulunmuştu: '... Şayet bu tüneller engellenirse Gazze'de durum tamamen sürdürülemez hale gelecektir. Bu da Gazze'de yeni bir insani felakete yol açacaktır. Gazze halkı sınır geçişlerinin artık açılmasını istiyor. Bunu da sadece mal girişleri için değil, insanların giriş-çıkışları için de istiyor.'

Türk hükümetinin dünyada hiçbir hükümetin üstünde durmadığı kadar durduğu, yardım için çok gayret sarf ettiği Gazze'ye dönük ambargo ve tüneller konusunda bizim bildiğimiz kadarıyla son durum böyle.

Sonuçta, bir taraftan İsrail ambargoyu sıkı tutuyor, ambargoyu gevşetmeyi 2006 yılında kaçırılan Gilad Şalit adlı askerinin serbest bırakılma şartına bağlamış bulunuyor, diğer taraftan ise Mısır çelik engelini inşa etmeyi sürdürüyor.

Gazze işte bu çift taraflı baskı ve milletlerarası camianın duyarsız tavrı sonucu çaresizlik içinde yaşamaya çalışıyor.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT