Gandi Kemal Seyit Rıza’ya karşı

07.09.2010 17:28

Melih Altınok

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki mitinginde yaptığı konuşmayı dinlerken, aksakallı Seyid Rıza Amca’nın, darağacına giderken çekilmiş fotoğrafı düştü aklıma. Çok alışık olmadığı kameraya bakıyor, boynu hafif yana düşmüş, bıkkın, yorgun... Belki bu kareden önce söyledi belki de sonra, “Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu” diye.

Hakikatten dert olur insana.

Kemal Kılıçdaroğlu bağırıyor kürsüden: “Eğer bir sabah evlerinizin basılıp gözaltına alınmak istiyorsanız referandumda ‘evet’ deyin”

Kılıçdaroğlu’nun, arkadaşları tarafından öne itilmiş bir çocuk edasıyla yaptığı bu tehdide kendisinin de inanmadığına adım gibi eminim.

Günden güne Sav gibi ağabeylerine rüştünü ispatlayıp CHP’li olan Kılıçdaroğlu’nun, akla partisinin Menderes dönemindeki “Solcu gençler kıyma makinesinden geçiriliyor” zırvalıklarını getiren bu sözleri, her nasılsa siyaset arenasında üzerinde tartışılan bir argüman haline gelebiliyor.

Ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan ve şimdi yirmi yaşlarında olan pek çok genç için, AKP’nin iktidara geldiği 2002 öncesi Türkiye’si, bugün ulusalcı cenah ve onun borazanlığını yapan merkez medya tarafından yazılan ‘tarihten’ ibaret.

Hata bizlerin. Güncelin kısır döngüsüne kapılıp ülkenin o en karanlık dönemlerine dair toplumsal belleği diri tutmak için pek bir şey yapmayınca, George Orwell’ın 1984’de anlattığı, tarihin bugün yeniden yazılmasını içeren Ingsos sisteminin gerçeğin üzerinde talan rüzgârları estirmesi de kaçınılmaz oluyor.

Çok değil daha sekiz yıl önce ülkede asrısaadet döneminin hüküm sürdüğü ve demokratik bir ortamın olduğu ancak AKP’nin başa gelip ülkeyi “sivil diktatörlüğe” götürdüğü şeklindeki mit, özellikle gençlere şırıngalanıyor.

Evet, arkadaşlar çok geriye gitmeye gerek yok. Benim lisede olduğum doksanlı yılların başı, Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş baskı politikalarının, resmî ideolojinin emrine amade hükümetlerin de katkısıyla fütursuzca uygulandığı karanlık bir dönemdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin de bir dönem iktidar ortağı olduğu o dönemlerde yüzlerce devrimci genç yargısız infazlara kurban gitti. Bölgedeki çatışmalar da bugünle kıyaslanmayacak şekilde tavan yapmıştı.

1996 ölüm oruçları, Özgür Gündem’in bombalanması, bölgede Kürtler üzerinde uygulanan tarifi imkânsız zulümler, Dersim’de iki paket sigarayla yakalan dedelerin ya da çantasından iki kilo un çıkan ninenin ambargoyu deliyor diye öldüresiye dövülmeleri, 2000’lerin başında cezaevlerindeki hayata dönüş operasyonlarında diri diri yakılan, öldürülen solcu mahkûmlar...

İşkence sıradan bir olaydı. Şimdi Ergenekon davasından Silivri’de tutuklu bulunan azılı katiller Perpa’da, Çiftehavuzlar’da, Bağcılar’da birer ceylan gibi avlıyorlardı devrimcileri... Hangi birini sayayım!


Sorun ağabeylerinize, ablalarınıza anlatsınlar. Ya da daha kolayı internette bu döneme dair kısa bir sörf yapın. Dinlediklerinizden, öğrendiklerinizden ürkeceksiniz.

Kemal Bey, ülkesinin dünü unutturulan solcu gençlerini, partisinin kemikleşmiş faşizan kitlesine dâhil etmeye çalışıyor. Birkaç ‘hayır’ oyu uğruna manipülasyonun dibine vuruyor, solcu geçmişini, köklerini yok sayıyor.

Halkını esir almak için darbe planları yapan ve bu iddiayla gözaltına alınan Ergenekon sanıklarının durumunu, devrimcilerin solcuların gözünü korkutmak için kullanıyor. “‘Evet’ derseniz onlar gibi eviniz basılır, gözaltına alınırsınız” diyebiliyor.

Devrimciler, solcular halkına karşı darbe planlamadılar ya da darbecilerin avukatlığına soyunmadılar ki Kemal Bey. Referandumda çıkacak ‘evet’ onları niçin korkutsun?

Ah Gandi Kemal ah! Gerçi inkâr ediyorsun ama biliyoruz Dersimli bir Kürt Alevisisin. Seyit Rıza’nın hemşerisisin yani. Şimdi senin bu yalanların üzerine, halkına zulüm eden, onları katletmek için planlar yapan darbecilerin avukatlığına soyunman karşısında susmak olur mu?

Sen çoktan biat etmişsin ama, hatırlıyorsun değil mi, Köylü Seyit Amca ne diyordu kendine dert olan yalanlarıyla baş edemediği zalimlere:

 “Ben de önünüzde diz çökmüyorum, bu da size ders olsun.”

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim