Füze İhalesi Taraf Yazarını Niye Gerdi?

30.09.2013 15:29
Füze İhalesi Taraf Yazarını Niye Gerdi?
Namık Çınar NATO ülkeleri duruken, nasıl olur da Çin’le böyle bir ilişkiye girersiniz mealindeki yazısıyla özetle Türkiye’nin NATO’nun kuyruğundan hiç ayrılmaması gerektiğini vurgulamış.

HAKSÖZ-HABER

Türkiye geçtiğimiz günlerde füze ihalesini sonuçlandırdı ve sürpriz bir şekilde ihaleyi Çin firmasına verdi. Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısında uzun menzilli füze savunma sistemi ihalesinde son sözü söyleyen Başbakan Erdoğan’ın kararı batılı ülkelerde tepkiyle karşılandı. Amerika, Rusya ve Fransa gibi dünya silah devlerinin devre dışı bırakılarak Çin’de karar kılınması doğal olarak NATO bünyesinde rahatsızlığa yol açtı.

Taraf gazetesinde bugün yayınlanan bir haberde Çinli silah şirketinin ABD’nin kara listesinde bulunduğundan ötürü Amerikalıların Türkiye’ye tepkili olduğu iddia edilirken, bu kararın Türkiye ile NATO’nun ilişkilerine zarar verebileceği vurgulanmakta.

Türkiye’nin kararında öncelikli olarak Çinli firmanın 3 milyar doların altında teklif vermesinin etkili olduğu; ayrıca Türkiye’nin füzelerin ortak üretiminin yapılması isteğinin ağır bastığı belirtiliyor.

Sol-Kemalist çevrelerin hiçbir somut gösterge, veri ortaya koymaksızın “Amerikan uşağı AKP” söylemini tekrar ettiği bir süreçte gerçekleşen bu ihaleye dair ilgili çevrelerin ne düşündüğünü merak etmiyor değiliz. Bununla birlikte çok ilginç bir tepkinin ise Taraf’ın köşe yazarı Namık Çınar’dan geldiği görüldü.

Namık Çınar NATO ülkeleri duruken, nasıl olur da Çin’le böyle bir ilişkiye girersiniz mealindeki yazısıyla özetle Türkiye’nin NATO’nun kuyruğundan hiç ayrılmaması gerektiğini vurgulamış. Yazısı Taraf’a da gayet yakışmış!

Namık Çınar'ın sözkonusu makalesi:


Namık Çınar

Çakma Çin füzesiyle Batı’ya horozlanmak

Ateşle oynamak, dedikleri bu mu acaba?

Stratejik Ateş Gücü Savunma Konsepti”mizin, içinde bizim de yer aldığımız NATO ittifakı kaynaklarından değil de, küresel gidişatının yönü henüz hiçbir alanda kestirilemeyen Çin’den tedariki cihetine gidilmesi, endişelendirmiyor mu sizi de?

Koalisyon ordularının en önemli özelliği, “bu kadarı da fazla ama” dedirtecek ölçülerdeki standartlıklarıdır.

Hollanda’daki bir piyade bölüğünün 2. takım 3. mangasındaki 5 no’lu erin taşıyacağı silah otomatik tüfek, kütüklüğündeki yedek şarjörler beş adet ve palaskasındaki teçhizat da portatif kürek ise, Malkara’daki bölükte de aynıdır.

Bir el işareti ya da bir atış komutu, İtalya’dakine de, Belçika’dakine de, Türkiye’dekine de hep aynı şeyi anlatır.

Bir Alman taburun bürokratik “kayıt kuyudat”ında, “bir”den “on bin”e uzanan dosyalama sistemine göre, meselâ 1125 referans numarası viziteye çıkan hasta personel klasörüne tahsis edilmiş ise, o kod no. Fransa’da da aynı işe yarar, Çıldır hudut taburunda da.

Varşova Paktı varken, çoğu silah çapları NATO’nunkilerden birkaç milim farklı olduğundan, siz onların mühimmatlarını ele geçirseydiniz bile namlularınıza sığmayacağı için kullanamazdınız, ama aynı şey onlar için geçerli değildi.

Çünkü savaş, kendine has koreografisi, senkronizasyonu, yani “koordine edilebilme yeteneği” isteyen toplu bir dövüş şekli olup; standartçılığı, olmazsa olmaz şartıdır.

Örneğin siz taarruzî sıklet merkezinizi, düşmanın yığınak yaparak kuvvet çoğunluğu teşkil ettiği bölgelerden kaçınmak suretiyle plânlarken, onlar savunma hattında tıpkı bir giysinin dikiş yerleri gibi duran yan yana dizilmiş dost birliklerinizin ara hatlarını hedef alacak şekilde tasarlarlardı ki, taktik prensipleriniz bile farklıdır.

O hâlde başka bir standardı, üstelik ateş gücü gibi stratejik bir konum sözkonusuysa, nasıl olur da böyle rahat hayal edersiniz?

NATO’nun sadece muharebe esnasında işlev gören bir güç ve işbirliği olduğunu mu sanıyorsunuz?

O aynı zamanda “tüm zamanların” en caydırıcı organizasyonudur da.

Eğer Üçüncü Dünya ülkelerinden bir sürü farkınız varsa, bunu büyük oranda altmış senedir içinde sizin de olduğunuz o kuruma borçlusunuz.

Çin’den füze almak ise, ucuz diye tutup orduya kalaşnikof dağıtmaya benzer.

Çin’den füze almak, daha ekonomik olması için Ferrari’nin yakıt deposunu LPG’ye çevirmeye kalkmak demektir.

Böyle gittiği takdirde, soğuk savaş sonrasının NATO’sunda “Yüksek Hazırlık Dereceli” ilk kolordu karargâhını plânlayan TSK’nın, İngiliz, İspanyol, Yunan ve Türk tümenleriyle oluşturduğu “NATO Mukabele Kuvveti” tarzındaki geleceği parlak adımlarının akıbeti ne olacaktır?

Ne ki, “Harp Sanayi ve Teknolojisi”nin dışında tutularak yalnızca müşteri muamelesi yapılan Türkiye’ye haksızlık edildiği de bir gerçektir.

Ama buna tepki vermenin yolu, din değiştirir gibi bir başka kampa gülücük dağıtmak mı olmalıdır?

AB’ye girememenin umarsızlığıyla küsüp, Ortadoğu cehenneminin bir parçası olmaya yeltenmek, bir garip yalnızlığa düşmenin sakıncalarını göstermedi mi de, şimdi kalkıp bir de buradan tavır koyuyorsunuz?

NATO’yu bu yöntemlerle sorgulamak, ülkenin bağışıklık sistemini bozar ve onmaz hastalıklara yol açar.

Batı’ya elbet de kul olmakla varılmaz; onlar gibi Batılı olmak gerekir.

Lâkin bu, İslâmcı ve giderek Doğu despotizmini çağrıştıran usûl ve söylemlerle değil, ancak gerçek bir demokrasiyle ve güven veren davranışlarla kotarılabilir.

Eğer amaç, uygar dünyayla olan ilişkilerimizin bir ilmek daha kopması için, ara hat dikişine o bahaneyle atılan bir makas darbesi değilse tabii.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
faik Kaynak
01 Ekim 2013 Salı 13:45
Taraf, kimin tarafında bir bileniniz varmı ?
Adı sanı duyulmayan emekli bir askerin, Taraf gazetesi eliyle popülaritesi kalibrasyon edilmeden metazori yükseltilerek, köşe yazarlığına soydurulması garipsenir bir durum değilmidir ?
Bir aralar görsel medyada da " üzerine vazife olmayan ve konu ile alakalı bir sosyal birikimi ( akademik, sistematik bilgisi ) olmadığı halde bu köşe yazarının açık oturumlarda boy göstermesini, otururken iki sandalyelik yer kapma oburluğunu, çoğu zaman kavramakta ve anlamakta güçlük çekiyordum !
Bu tip " yarı solcu, yarı liberal, yarı demokratlıktan harmanlanmış akidesi ebruli " kişileri tahlil etmek, anlamak, saygın bir yere koymak gerçekten güç ve zordur.
Bir bakıyorsunuz NATO ya ağza alınmayacak sözler sarf eder, bir sonraki gün NATO hayranlığı depreşir durur. Bu durum sizde duş etkisi yaratır, ama ne fayda piyasa adamı olmuş bu kişi hep gözlerinizin önünde sahnede duruyor !
Yazdığı yazıya bir göz atsanız, yazının totali yönünden kayda değer bir okunma hevesini vermediğini görürsünüz.
Zaman kaybınızın yanında oluşan istifhamlar, " sinir harbi, yurtseverlik ve kindarlık arası dürüm yeme sanatını gösterme oburluğu, batılı kaynaklardan maddi yada manevi nemalanma hırs ve beklentisi " gibi bir sürü olumsuz ve bir o kadar sevimsiz süreçle yüzleşme durumunda kalırsınız.
Birikimi, mazisi, mürekkep yutmuşluğu olmadan; birilerinin eliyle (destek) piyasaya çıkartılan bandrolsüz yazar ve çizerlerin halk üzerinde ( özelde okuyucu üzerinde ) etkisi pek olmaz.
Bunu iyi bilmek ve iyi okumak lazım !
dadaş
01 Ekim 2013 Salı 13:24
sen neyin kafasını yapıyorsun
sen neyin kafasındasın be adam gazeteciyim diyosun doğrudur ama nereye hizmet ettiğini kestiremedim dostumuz avrupa mı ki bu şekilde konuşuyosun ne yapalım amerikanın çakma çipli füzelerinimi alalım hoşuna giderdi demi yok öyle yağma artık bu füzeler türkiyede üretilecek ve türk tsk ya kazandırılacak inşallah bazı hain çevreler istemese bile.
Diğer Haberler
  • Ergenekon Yanlışı Paralel Yapı'da Tekerrür mü Ediyor?15 Aralık 2014 Pazartesi 16:55
  • Paralel Devletin Çekilmiş En Net Fotoğrafı…15 Aralık 2014 Pazartesi 09:36
  • Sizin Örfünüzde Harakiri Var mıydı?15 Aralık 2014 Pazartesi 07:52
  • Kürt Ulusal Hareketinde İklim Nasıl Değişti?12 Aralık 2014 Cuma 23:33
  • Ebu Gureyb’den IŞİD’e11 Aralık 2014 Perşembe 12:50
  • Klişe Polemik ve Endişelerin Ufku11 Aralık 2014 Perşembe 02:35
  • İşkence Yapanlara Af!10 Aralık 2014 Çarşamba 15:19
  • Demirtaş Gülenci Olsaydı, Neyi Farklı Söylerdi?10 Aralık 2014 Çarşamba 06:28
  • Beraber Yaşamak Mümkün mü?09 Aralık 2014 Salı 21:56
  • Psikolojik Bariyer ve Harekâtların Tasfiyesi08 Aralık 2014 Pazartesi 04:30
  • DÜŞÜNCE PLATFORMU
    PANO
    İKTİBASLAR
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 76 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim