1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. Fransız Gazetecinin Suriye İzlenimleri
Fransız Gazetecinin Suriye İzlenimleri

Fransız Gazetecinin Suriye İzlenimleri

Ödüllü Fransız gazeteci Manon Loizeau, Suriye’ye gizlice girerek ayaklanmanın kalbi Humus’ta direnişin nabzını tuttu.

A+A-

"Burada yaşanan artık devrim değil, bir sokak savaşı."

Suriye'ye gizlice giren Fransız gazeteci, gördüklerini L’EXPRESS'te yazdı. Gazetecinin izlenimleri Taraf gazetesi tarafından tercüme edildi:

Fransız gazeteci Manon Loizeau’nun, Suriye yönetiminden habersiz ülkeye ‘sızarak’ direnişin merkezi Humus’ta iki hafta boyunca tanıklık ettiği çatışmalardan hazırladığı belgesel France 2 kanalında yayınlandı.

Humus’ta hayatın normal akışının tamamen durduğunu, direnişin, muhalif Hür Suriye Ordusu’na mensup askerler ile ordu birlikleri arasında adeta bir sokak savaşına dönüştüğünü belirten Loizeau’ya göre burada yaşananlar “Artık devrim değil, tam bir savaşı andırıyor.

Humus’ta işadamları, mühendisler, esnaf, işini gücünü bırakıp “devrimci komitelere” katılıyor, gösterileri örgütlüyor. Komitedekiler Loizeau’ya, rejimin, kente gönderilen birliklerdeki askerlerin firar ederek Hür Suriye Ordusu’na katılmasından çok korktuğunu, bunu önlemek için “kontrol noktalarında her iki askerin başına dört Şabiha milisi konuşlandırdıklarını” aktarıyor.

‘Bacağım tekrar çıkar mı’

Görüntüleri çekebilmek için ordu ve Esad yanlısı Alevi Şabiha milisleriyle sürekli olarak ‘saklambaç’ oynadıklarını anlatan Loizeau, bir keresinde sadece 12 saat içinde üç farklı yerde gizlenmek durumunda kaldıklarını söyledi.

Çatışmaların en büyük mağduru ise çocuklar. Ödüllü gazetecinin gittiği bir evde Samara adındaki beş yaşındaki bir kız, dört buçuk yaşındaki bir arkadaşının gösteride yaralandıktan sonra bacağını kaybettiğini anlatarak şöyle diyor: “Bana devamlı bacağım tekrar çıkacak mı diye soruyor. Ama ben biliyorum ki tekrar çıkmayacak. Beşşar çocukları öldürüyor...

Bombardımanlardan en çok nasibini alan emekçi mahallesi, Bab Amro’daki mahalleliler de ölülerini gömemediklerini, zira mezarlıklarda üstlerine ateş açıldığını söyleyerek yaşadıklarını “Üç günde beş kişi, ekmek almaya giderken keskin nişancılar tarafından vurularak öldürüldü” diye anlatıyor.

HABERE YORUM KAT