Fransa’da neler oluyor?

23.07.2010 00:10

Merve Kavakçı

Fransa Parlamentosu burkayı yasakladı. Neredeyse oy birliğiyle alınan bu yeni kararla kamusal alanda yüzünü örten kadınlar cezai hükümle karşı karşıya kalacaklar.

Benzer bir uygulama çok değil daha yakın bir geçmişte İtalya’da da örneklendirilmişti. İtalya’nın çevre bölgelerinden sayılabilecek ufak bir yerleşim biriminde yüzü peçeli Müslüman bir kadın arabasındayken polis tarafından durdurulmuş, Cuma namazı sonrası camiden evine döndüğünü söyleyen kadına beş yüz avro ceza kesilmişti. Yine geçtiğimiz Mayıs ayında kuzey batı İtalya’da Novaro şehrinde de yüzü peçeli bir başka kadın postaneye yüzü kapalı girdiği için sorgulanmış, beş yüz avro ödemek durumunda kalmıştı. Novaro’da getirilen yasak Ocak ayı itibariyle bir kişinin kimlik tesbitinde bir gereklilik olarak görülmüştü. Muhacir karşıtlığı ile tanınan Northern League yani Kuzey Ligi tarafından yönetilen şehir bu yeni yasağı sadece kimlik tesbiti ile ilişkilendirmemiş, aynı zamanda İtalyan kadınların milli kimliklerine sahip çıkmaları olarak da görmüştü. Günün sonunda İtalya katoliklerden oluşan bir ülkeydi ve öyle de kalmalıydı. Nasıl ülkemizde “Türkiye Türklerindir” gibi çağa uygunluğu dahi tartışma konusu edilebilecek sloganları açıktan savunanlar hâlâ var, benzer tutumlar içerisinde olanlar İtalya gibi ülkelerde de var. Nitekim Novaro belediye başkanı, yasağı, kadınların kamusal alanda yüzlerini kapatmaktan men etmeye teşvik etmesi bağlamında önemsediğini bildirdi. Berlusconi hükümetinin ortağı da olan Kuzey Lig bu tutumuyla iç siyaseti de manipüle etme gayreti içinde hiç şüphesiz. Yani konu ne salt kimlik sorunu ne de Müslüman kadının Oryantalist öğretiler gölgesinde Müslüman erkek hegemonyasından “kurtarılma” operasyonu.

Bugün Fransa’daki durum da farklı değil. Hiç yoktan gündeme oturan peçe yasağının düşündürdükleri şunlar: Bir defa herkes şimdi bu yasak da neyin nesi demekten kendini alamadı. Evet Fransa laikliğin temellendiği kaynaktır ve din ve devlet işlerinin ayrımını Türkiye benzeri ama daha yumuşak bir modelle oluşturmuş, bizim ülkemize de ihraç etmiştir. Ama yine de demokrasinin yeşermesinde önemli rol oynayan Fransız ihtilalinin de merkezidir. Demokratik pencereden baktığınızda peçe yasağının hiçbir açıklaması olamayacağı ortadadır. İkinci kafa karıştıran soru bu yasağın zamanlamasıyla alakalıdır. Neden şimdi? Üçüncü soru ikinciyle cevaben bağlantılıdır da. Fransa’nın burka yani peçe diye bir sorunu mu vardır ki? Kaç kadın yüzünü kapatmaktadır ki bu ülkede böyle bir gündem ışık hızıyla oluşturulmuştur? Hemen cevaplayalım: Fransa’da peçe takan kadınların oranı Müslüman kadın oranının yüzde biri bile değildir, bin civarındadır. Öyleyse böyle bir gündemin ulusal çerçevede oluşturulması asırlardır süregelen ve Fransız şarkiyatçıların da başını çektiği Oryantalist kaygıların ötesinde başka bir şeylerle alakalıdır. O da bu yasağın çıkartılmasında önemli rol oynayan Cumhurbaşkanı Sarkozy’dir. Sarkozy’nin partisi son seçimlerin akabinde müthiş bir oy kaybıyla karşı karşıya kalmış, partinin silkelenip tekrar toparlanması için etrafında kenetlenilebilecek bazı kartların ortaya konması da kaçınılmaz olmuştur. Ulusalcı kimliği -ki bunun içinde hem din hem etnik hem de sosyal ve kültürel yapılanma vardır- devreye sokmak bu noktada önem arz etmiş, Sarkozy de bunu peçe yasağı üzerinden canlandırmayı, yürütmeyi başarmıştır. Şimdi bekleyelim görelim, Fransız senatosu konuyu nasıl değerlendirecek

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim